Futbola 16 yaşında başlayan, 20'sine geldiğinde ise İstanbul'un yolunu tutup Beşiktaş'ta Mustafa Denizli'nin elinden formayı kapan bir oyuncu var karşımızda; İsmail Köybaşı.
'10 numara' oynayarak futbola adım attı, ardından savunma gücünü keşfetti ve solbeke geçti. Nurullah Sağlam'ın desteğiyle bir anda geleceği şekillenen Köybaşı ile Beşiktaş'ı, başarısını ve futbol sevgisini konuştuk.

- Geçen yılı 2 kupayla kapatan Beşiktaş, sezon başında performansıyla beklentileri karşılayamadı. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Futbolda genelde yaşanan bir durum vardır. Şampiyonluğun ardından ertesi sezon, gevşeme değil de bir duraklama devri olabilir. Biz bunu yaşadık. Ancak bunların geçeceğini, iyi yolda olduğumuzu dile getiriyorduk. İnançlıydık, ibrenin bir gün bize döneceğini biliyorduk. Çalışmayı hiç bırakmadık. Bu yolda biz de varız' diye kendimize hedef koyduk. Aldığımız galibiyetlerle ve takım olmanın verdiği mutlulukla çok mesefa katettiğimize inanıyorum. Lig uzun bir maraton. Buraya kadar geldik, önemli olan devamını getirmek. Yapmamız gereken tek şey var: çalışmak, çalışmak, çalışmak.

- Beşiktaş'ın Avrupa defterini kapatması için neler düşünüyorsunuz?
Şampiyonlar Ligi'nde bizim açımızdan zor olanları yaptık. Bu tür turnuvalarda öncelikle içerideki maçları alıp, dışarıdaki maçlardan ne çıkarırsam kâr düşüncesiyle ilerlemek gerekiyor. Bunu biz dışarıda çok iyi yaptık. Ancak içeride yaşadığımız bazı talihsiz olaylardan, girdiğimiz pozisyonları değerlendirememekten şampiyonaya veda ettik. Beşiktaş'ı ve Türkiye'yi çok iyi temsil ettiğimize inanıyorum. Elenen biri olacaktı, bu sefer biz olduk. Şimdi önümüzde iki kupa var. Biri Ziraat Türkiye Kupası, diğeri de lig şampiyonluğu. Şu anda tek yapmamız gereken bunlara odaklanmak.

- Teknik direktör Mustafa Denizli'nin sizin üzerinizdeki etkisi nasıl?
Her zaman bana doğru yolda olduğumu söylüyor. Benim anlayışım şudur; oynarken de oynamıyorken de çalışmayı bırakmamak. Bu düşünceyi Mustafa hocada da görüyorum. Onun o duygusu, verdiği hırs bize çok iyi yansıyor. Bu da bizim başarımızı olumlu yönde etkiledi. Takımın yıldızı o. Kendisinin yüzündeki tebessüm her şeyin göstergesidir.

ŞAMPİYON RUHLU BİR EKİBİZ

- 'Takım olma' duygusu Beşiktaş'ta ne durumda?
Geldiğim ilk günden bu yana takım içindeki birlik ve beraberlik üst düzeyde. Alınan 2 kupa bunun en büyük göstergesi. İlk haftalardaki kötü sonuçlar bunu doğrulamadı. Ama ben üstüne basa basa 'Biz bir takımız' demiştim. Çünkü şampiyon ruhlu bir ekibiz. Bunlar yavaş yavaş ortaya çıktı ileride de çıkacak. Kimsenin şüphesi olmasın. Çok büyük ve geniş bir takımız. Yöneticisinden, futbolcusuna; teknik heyetinden malzemecisine kadar herkes takım olma yolunda gayretli. Futbol, sadece saha içinde kazanılmıyor. Komple bir takımız, bunları sahaya da yansıtmak bizlerin elinde.

İSTANBUL'DA HEP VİZYONDASINIZ

- Bir Anadolu ekibiyle Beşiktaş'ta oynamak arasında ne gibi farklar var?
Anadolu kulübünde her hafta maçlarınız televizyondan verilmiyor. Ama burada her hafta canlı yayın var. Hep vizyondasınız, bununla birlikte beklentiler çok fazla. Bunu karşılamak için daha fazla çalışmak zorundasınız. Şu anda yaptığımız maç sayısı, Anadolu kulüplerine oranla fazla. Bu çok önemli bir ayrıntı. Bu yolda ilerlerken Avrupa'da Türkiye'yi temsil ediyorsunuz. Anadolu kulüpleriyle burası çok farklı. Burada her zaman iyi olmalısınız ve istikrar önemli. Anadolu'da oynarken çekilen sıkıntıları burada yaşamıyorsunuz. Buraya gelince daha fazla çalışmanız gerektiğini öğreniyorsunuz.

HAKEMLERİ ELEŞTİRMEM

- Son haftalarda çok tartışılan hakem hataları futbolunuzu olumsuz etkiliyor mu?
Bu konuda tek örnek göstereceğim isim Mustafa Denizli'dir. Hakem hatası nedeniyle kaybettiğimiz bir maçtan sonra dahi; ben, onun bir kez konuştuğunu görmedim. Çünkü, biz sahaya çıktığımızda yapmamız gereken tek şey oynamaktır. Hiçbir zaman hakemleri eleştirmek futbolcular ve teknik adamlar açısından doğru olmaz. Ben hakemleri eleştirmem.

TARAFTAR TEPKİSİ NORMAL

- Beşiktaş taraftarının yönetime olan tepkisi size maçlarda nasıl yansıyor?
Biz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. G.Antep maçını örnek vereceğim; 110 kez ceza sahası içine girmişiz ama maç 0-0 bitti. Taraftar gol bekliyor ama girmeyince girmiyor. O anda da bazı şeyleri skora yansıtamadığınızda sıkıntılar doğabiliyor. Bu çok normal, bunlar olacak. Ama şunu biliyoruz ki onlar her zaman bizim arkamızda. Onlar Türkiye'nin en büyük taraftarı. Dünyada da sayılı taraftarlar arasında. Biraz hırslarına yenik düşüyorlar, bu da dışarıya kötü yansıyor olabilir. Her şey zamanla daha iyi olacak.

MERDİVENLERİ YAVAŞ ÇIKIYORUM

- Genç yaşta Beşiktaş'ta ilk 11'de şans buluyorsunuz. Geldiğiniz noktayı beğeniyor musunuz?
16 yaşımda futbola başladım. 1,5 yıl Gaziantepspor PAF takımında oynadım. Nurullah Sağlam sayesinde A takıma çıktım. Şu anda da Beşiktaş'tayım. Merdivenleri yavaş yavaş çıkmayı seven bir futbolcuyum. Burası benim için büyük bir gelişme. Bunu değerlendirmek benim elimde. Beklentiler oldukça daha fazla çalışmam lazım. Gerekli her şeyi yapıyorum, zararlı unsurlardan da kaçınıyorum.

KAYSERİSPOR İLE KALİTE ARTTI

- Ligin lideri Kayserispor'un başarısı sizin için sürpriz oldu mu?
Anadolu takımlarının zirveye oynaması, ligin güzelliğinin ve kalitesinin her geçen yıl arttığının göstergesi. Bu da Türkiye için çok önemli bir gelişme, çünkü daha önce böyle olmazdı. Ligimizin seviyesinin üst düzeyde olduğunu düşünüyorum. Başarı yolunda herkes mücadele edecek, çünkü bütün takımlar sahaya 11 kişi çıkıyor. Biz de büyük bir camia olarak bize yakışanı yapacağız.

DERS ALMALIYIZ

- Ulusal Takım'ın 2010 Dünya Kupası'na katılamaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Milli Takım'da çok kaliteli bir kadroya sahiptik. Ama olmadı. Gönül isterdi ki Dünya Kupası'na gidelim. Orada Türkiye'yi Avrupa Şampiyonası'ndan daha iyi bir şekilde temsil etmek istiyorduk. Her biten turnuva yeni bir şeylerin başlangıcıdır. Geride kalan turnuvadan ders almamız gerekiyor.

SOL KANATTA EKSİK VAR

-"Türkiye'de sol kanat oyuncusu yetişmiyor" eleştirileri sizce doğru mu?
Türkiye'de sol kanatta gözle görülen bir eksiklik var. Ben de bu mevkide oynuyorum. Bu bölgenin gerektirdiklerini yapmak zorundayım. Bunun için çalışmak gerekiyor. Bu açığı kapatmamız lazım. Çünkü önemli bir bölge. İnandıkça başaramayacak şey yoktur diye düşünüyorum.

HEDEF ŞAMPİYONLUK

- Beşiktaş, geçen sezon bıraktığı yerden kupalara devam edecek mi?
Her zamanki gibi en önemli hedefimiz şampiyonluk. Bu yolda elimizden gelen her şeyi bireysel ve takım olarak yapmaya hazırız. Önümüze çıkan engelleri birer birer aşacağımıza inanıyorum. İlerlemeyi hep maç maç değerlendiriyorum. Bu şekilde daha da başarılı olacağımıza inanıyorum.

Kaynak : Cumhuriyet / Cumhur Önder Arslan