Online Oyunlar Oyun İndir
Toplam 14 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 14 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: BeLLek Nedir? (GörüLmemiş En AyrıntıLı Bir ÇaLışma)

  1. #1
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart BeLLek Nedir? (GörüLmemiş En AyrıntıLı Bir ÇaLışma)



    Reklam Alanı
    GİRİŞ

    Bu günlerde bilgisayarınızda ne kadar bellek olduğu önemli değil, çünkü ne kadar bellek takarsanız takın asla yeterli olmuyor. Yakın geçmişte bir PC'nin 1 yada 2 MB (Megabyte)'dan fazla belleğe ihtiyaç duyacağı düşünülmüyordu. Günümüzde birçok sistem en az 128 MB belleğe ihtiyaç duyuyor. Ve grafik uygulamaları ve grafik programlarını kullanan sistemlerde en iyi performansı elde etmek için en az 512 MB kapasiteli bellek kullanılması gerekiyor.

    Geçmişten bugüne teknolojinin nasıl değiştiğini göstermesi açısından şu örnek oldukça ilginç: Bill Gates 1981 yılında bilgisayar belleği için "640K (1MB'nin neredeyse yarısı) kapasite, bilgisayar kullanıcıları için yeterli olacaktır." demiş.

    Bazıları için bellek denklemi çok basittir: ne kadar fazla o kadar iyi. Bu kılavuzumuzda tüm bellek sorularının yanıtlarını ve daha fazlasını bulacaksınız.

    BELLEĞİN BİLGİSAYARDAKİ ROLÜ

    Bilgisayar endüstrisinde "bellek" terimi RAM (Random Access Memory - Rasgele Erişimli Bellek) ifadesi yerine kullanılır. Bilgisayar RAM'i geçici uygulamaları ve çalışma sırasında kullanılması gereken geçici verileri depolamak için kullanır. Bu sayede işlemci - CPU, işlem yaparken ihtiyaç duyduğu bellek üzerindeki verilere bellek kolayca ulaşır.

    Bu duruma bir örnek olarak, işlemci - CPU bir uygulama yaparken - mesela kelime işlem (WORD) yada grafik (PHOTOSHOP) - bu uygulamalar sırasında yaptığı işlemleri en hızlı ve verimli şekilde yapabilmek için belleği kullanır. Basit olarak anlatmak gerekirse, uygulamaların bellek üzerinden çalışması; işlerinizi daha hızlı yapmanızı ve çeşitli işlemler için daha az beklemenizi sağlar.


    Uygulama süreci,sizin klavyeden bir komut girmenizle birlikte başlar. İşlemci - CPU komutu inceler ve ilgili sürücüye gerekli program yada komutu belleğe yüklemesi için talimat verir. Veri belleğe yüklendiğinde işlemci - CPU veriye sürücüde olan veriden daha hızlı bir şekilde ulaşır.

    Bu süreç sayesinde işlemcinin uygulamaları en hızlı şekilde yapabilmesi için uygulamalarda kullanacağı veri ve dosyaların konulacağı bir alan yaratılmış oluyor. Böylece; işlemcinin uygulamalar sırasında gereken verilen için her defasında sabit disk sürücülerinde bulunan dosyaları incelemesi gerekmiyor.

    BELLEK VE DEPOLAMA ARASINDAKİ FARK

    İnsanlar genellikle bellek - memory ve depolama - storage kavramlarını birbirine karıştırırlar. Bellek, bilgisayara takılmış olan RAM miktarını ve depolama ise bilgisayarın sabit diskinin kapasitesini anlatmak için kullanılır. Bu karışıklığı gidermek için şu benzetme kullanılabilir; Bilgisayarı içerisinde bir masa ve bir dosya dolabı bulunan bir ofis odası olarak düşünün.


    Masa ve dosya dolabı benzetmesini biraz daha düşünün. Size gereken dokümanlar için her defasında dosya dolabına gidip çekmeceler içinde dosya aradığınızı düşünün. Bunun sizi ne kadar yavaşlatacağını ve ne kadar sinirleneceğinizi düşünün. Masanızda yeterli alan varsa -benzetmemizde bu belleğin kapasitesidir - gerekli tüm dosyaları masanıza taşıyarak bir bakışta gerekli dosyaya ulaşabilirsiniz.

    Dosya dolabı bilgisayarın sabit diskidir, ofisinizde bulunan ve size gereken tüm dosyaları içerisinde saklarsınız. İşe geldiğinizde, üzerinde çalışacağınız dosyaları dolaptan çıkarıp masanı üzerine koyarsınız ve çalışmaya başlarsınız. Masa bilgisayarın belleğidir, dosyalarınızı masa üzerine taşıyarak ihtiyacınız olan dosyalara daha hızlı ulaşırsınız.

    Bellek ve depolama arasındaki bir diğer önemli farklılık: sabit diskinizdeki veriler bilgisayar kapatıldığında bir değişiklik olmadan depolanmaya devam eder. Ancak bellek üzerindeki veriler, bilgisayar kapatıldığında silinirler. Yine masa benzetmesine dönecek olursak mesai bittiğinde masanızda bulunan dosyalar çöpe atılır.

    BELLEK VE PERFORMANS

    Bilgisayara bellek eklendiğinde performansının arttığı bilinen bir gerçektir. Eğer bellek üzerinde işlemciye gereken verişlerin konulacağı yeterli alan yoksa, bilgisayar virtual memory - sanal bellek adı verilen bir yapı oluşturur. Bu da "swapping - takas" durumunun oluşmasına sebep olur ve sistem yavaşlar. Ortalama bir bilgisayarda, işlemcinin RAM' e ulaşması 200ns (nanosaniye), sabit disk üzerindeki verilere ulaşması ise 12,000,000ns sürer. Diğer bir deyişle normalde 3,5 dakika sürecek bir işlem 4,5 ayda biter.


    BİLGİSAYARA BELLEK EKLEMEK: HAYAT NE KADAR GÜZEL

    Daha önce bilgisayarınıza bellek eklediyseniz, performansın ne kadar arttığını fark etmişsinizdir. Bellek eklenmesiyle birlikte, uygulamalarınız daha hızlı açılmaya başlar , web sayfaları daha hızlı yüklenir ve aynı anda daha fazla programı çalıştırabilirisiniz. Kısacası bellek ekleyerek bilgisayarınızı daha eğlenceli hale getiririsiniz.

    SUNUCUYA BELLEK EKLEMEK : HAYAT DAHA DA GÜZEL

    Günümüzde, insanlar bilgisayarlarını kendi çalışma grupları ile birlikte kullanarak bir ağ - network üzerinden bilgi paylaşmak amacıyla kullanıyorlar. Bir ağa - network bağlı bilgisayarlar verilerin iletilmesini ve dağıtılmasını sağlayan bilgisayarlara server - sunucu adı verilir. Bu bilgisayarların performansları çok önemlidir çünkü tüm ağın performansını etkiler, eğer server - sunucu performansı yetersiz ise ağa - network bağlı tüm bilgisayarların performansı düşecektir. Bu yüzden kişisel bilgisayarda olduğu gibi yani bellek eklendiğinde, server - sunucunun ve dolayısıyla ağın - network performansı artar. Böylece ağa bağlı tüm bilgisayarlar daha verimli çalışır.

    Server - sunucu'ya bellek eklendiğinde oluşan performans artışını görmak için, Windows NT-tabanlı sunucularda yapılan bağımsız incelemeye bir göz atın:


    Uygulama sunucuları, kullanıcılara geniş uygulama olanakları sunmaktadır, kelime işlemci - CPU ve hesap tabloları gibi. Bellek 64 MB'den 256MB'ye çıkarıldığında, Windows NT Server'ın, saniyede işleyebileceği veri kapasitesi beş katına çıkmaktadır.


    Web sunucuları, kullanıcılardan gelen HTTP uygulamalarını gerçekleştirmek için kullanılırlar. Bellek kapasitesini iki katına çıkarmak yanıt süresini %50 azaltır.

    Kurum içi kullanılan sunucular, kurum için hayati öneme sahiptir, e-posta, mesajlar ve benzeri uygulamalar sunucular üzerinden yürütülür. Bu yüzden daha fazla bellek sunucu performansını arttırarak, kullanıcıların veritabanlarına daha hızlı erişmesini sağlar. Belleği iki katına çıkarmak performansta %248 ile %3000 arasında değişen artışlar gerçekleşmesini sağlıyor.


  2. Reklam Alanı
  3. #2
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    NE KADAR BELLEĞE İHTİYACINIZ VAR?

    Bilgisayarınızda yeterli bellek olmadığında neler olduğunu biliyorsunuzdur. Sabit diskin daha fazla çalıştığını duyarsınız, işlem yapılıyor sembolleri olan kum saati yada kol saati ekranda daha uzun kalmaya başlar. Bilgisayarınız daha yavaş çalışmaya başlar, bellek hataları daha sık ortaya çıkar ve bazen bir uygulamayı kapatmadan yada sona erdirmeden başka bir uygulama açamaz hala gelirsiniz.

    Belleğinizin yeterli olup olmadığını yada belleğinizden daha fazla yarar yararlanmak için ne yapmanız gerektiğine nasıl karar vereceksiniz? Ve eğer daha fazla belleğe ihtiyacınız varsa acaba ne kadar daha bellek eklemelisiniz? Şu bir gerçek ki bellek ihtiyacınız; sistem bileşenlerinize, yaptığınız işlemlere, kullandığınız programlara ve işletim sisteminize bağlıdır. Kişisel bir bilgisayar ile bir sunucunun kullanım alanları ve dolayısıyla bellek ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle bellek ihtiyaçlarını bu iki başlık altında açıklamayı uygun bulduk.

    Kişisel Bilgisayar İçin Bellek Gereksinimleri

    Masaüstü bilgisayar kullanıyorsanız, bellek ihtiyacınız kullandığınız işlerim sistemine ve uygulamalara bağlıdır. Günümüzde kelime işlem ve hesap tablosu oluşturma programlarını çalıştırmak için en az 32 MB belleğe ihtiyaç vardır. Ancak yazılım ve işletim sistemi geliştirticileri ürünlerinin özelliklerini sürekli olarak arttırmaktadır, bu da daha fazla bellek ihtiyacı anlamına gelmektedir. Günümüzde yazılım firmaları bellek kapasitesinin en az 128MB olması gerektiğini belirtmektedirler. Grafik sanatları, yayıncılık ve multimedya uygulamaları için kullanılan bilgisayarlar için tavsiye edilen bellek miktarı 256MB'dır. Ancak bu tür uygulamalarda en iyi performansı almak için en az 512MB bellek kullanılmaktadır.

    Aşağıdaki grafik masaüstü bilgisayarınız içim gerekli olan bellek miktarına karar vermenize yardım edecektir. Grafik işletim sistemine göre ve yapılan işleme göre ikiye ayrılmıştır. Önce kullandığınız işletim sistemini, ardından en sık kullandığınız uygulamaları seçiniz.

    MASAÜSTÜ BİLGİSAYARLAR İÇİN BELLEK GEREKSİNİMLERİ

    WINDOWS�® XP
    Windows XP yazılımları daha hızlı çalıştıracak biçimde geliştirilmiştir. Notebook ve laptop kullanımına uygun olarak tasarlanmıştır. Windows XP kullanıcıların, uygulamalardan daha yararlanmalarını sağlamaktadır. Windows XP geleceğe yönelik olarak tasarlanmıştır, günümüzdeki ve gelecekteki uygulamalarla en iyi şekilde çalışacaktır.

    Temel: 64MB - 128MB
    Optimal: 128MB - 512MB

    Yönetim ve Hizmet
    Düşük - Kelime işlem, e-posta, veri girişi 64MB - 96MB
    Orta
    - Faks/iletişim, veritabanı yönetimi, hesap tabloları, bir defada en fazla 2 uygulama açık durumda 64MB - 128MB
    Yoğun - Karmaşık dokümanlar, kayıt, iş grafikleri, sunum yazılımları,network bağlantısı. 96MB - 256MB

    Yönetici ve Analistler
    Düşük - Teklif, rapor, hesap tabloları, iş grafikleri, veritabanları, sunumlar, zaman çizelgeleri. 64MB - 96MB
    Orta - Karmaşık sunumlar, satış/Pazar analizleri, proje yönetimi, internet erişimi 96MB - 128MB
    Yoğun - İstatistiksel uygulamalar, büyük veritabanları, araştırma/teknik analizler, karmaşık sunumlar, video konferans. 128MB - 512MB

    Mühendis ve Tasarımcılar
    Düşük - Sayfa Düzeni, 2-4 renkli çizimler, basit imaj işleme, basit grafikler. 96MB - 128MB
    Orta - 2D CAD, render işlemi, multimedya sunumları, basit fotoğraf - işleme, Web sitesi çalışmaları 128MB - 512MB
    Yoğun - Animasyon, karmaşık fotoğraf işleme, gerçek zamanlı video kaydı, 3D CAD, katı modelleme, sınırlı veri analizi 256MB - 1GB

    WINDOWS® 2000 PROFESSIONAL
    Windows 2000 Professional yazılımları daha hızlı çalıştıracak biçimde geliştirilmiştir. Notebook ve laptop kullanımına uygun olarak tasarlanmıştır. Windows 2000 Professional kullanıcıların, uygulamalardan daha yararlanmalarını sağlamaktadır. Windows 2000 Professional geleceğe yönelik olarak tasarlanmıştır, günümüzdeki gelecekteki uygulamalarla en iyi şekilde çalışacaktır.

    Temel: 64MB - 128MB
    Optimal: 128MB - 512MB

    Yönetim ve Hizmet
    Düşük- Kelime işlem, e-posta, veri girişi 64MB - 96MB
    Orta - Faks/iletişim, veritabanı yönetimi, hesap tabloları, bir defada en fazla 2 uygulama açık durumda 64MB - 128MB
    Yoğun - Karmaşık dokümanlar, kayıt, iş grafikleri, sunum yazılımları,network bağlantısı. 96MB - 256MB

    Yönetici ve Analistler
    Düşük - Teklif, rapor, hesap tabloları, iş grafikleri, veritabanları, sunumlar, zaman çizelgeleri. 64MB - 96MB
    Orta - Karmaşık sunumlar, satış/Pazar analizleri, proje yönetimi, internet erişimi 96MB - 128MB
    Yoğun - İstatistiksel uygulamalar, büyük veritabanları, araştırma/teknik analizler, karmaşık sunumlar, video konferans. 128MB - 512MB

    Mühendis ve Tasarımcılar
    Düşük - Sayfa Düzeni, 2-4 renkli çizimler, basit imaj işleme, basit grafikler. 96MB - 128MB
    Orta - 2D CAD, render işlemi, multimedya sunumları, basit fotoğraf - işleme, Web sitesi çalışmaları 128MB - 512MB
    Yoğun - Animasyon, karmaşık fotoğraf işleme, gerçek zamanlı video kaydı, 3D CAD, katı modelleme, sınırlı veri analizi 256MB - 1GB

    WINDOWS 98
    Windows 98, temel uygulamalar için 16 - 32 MB kapasiteye ihtiyaç duyar. Testler 64MB ve daha üzeri bellek takıldığında performansta %45 - 65 artış olduğunu göstermektedir.

    Temel: 32MB - 64MB
    Optimal: 128MB - 256MB

    Öğrenciler
    Düşük - Kelime işlem, e-posta, veri girişi, düşük seviyede Internet kullanımı 32MB - 64MB
    Orta - Ev-ofis uygulamaları, oyunları, internet araştırmaları, imaj yükleme, hesap tabloları, sunumlar. 64MB - 128MB
    Yoğun - Video gibi multimedya uygulamaları, grafikler, müzik, ses tanıma, tasarım, karmaşık imajlar 128MB - 384MB

    Ev Kullanıcıları
    Düşük - Kelime işleme, temel finansal yönetim, e-posta ve düşük seviyede İnternet kullanımı 32MB - 48MB
    Orta - Ev-ofis uygulamaları, oyunları, İnternet araştırmaları, imaj yükleme, hesap tabloları, sunumlar 48MB - 64MB
    Yoğun - Video gibi multimedya uygulamaları, grafikler, müzik, ses tanıma, tasarım, karmaşık imajlar 64MB - 128MB

    LINUX
    Linux işletim sistemi giderek artan bir popülarite ile bir Microsoft Windows alternatifi haline gelmektedir. Çoklu görev - multitasking, sanal bellek - virtual memory, paylaşılabilir dosyalar - shared libraries, istem yükleme, bellek yönetimi, TCP/ IP network - ağ yönetimi ve Unix-tipi sistemler ile uyumlu birçok özelliğe sahiptir.

    Temel: 48MB - 112MB
    Optimal: 112MB - 512MB

    Yönetim ve Hizmet
    Düşük - Kelime işlem, e-posta, veri girişi. 48MB - 80MB
    Orta - Faks/iletişim, veritabanı yönetimi, hesap tabloları, bir defada en fazla 2 uygulama açık durumda. 48MB - 112MB
    Yoğun - Karmaşık dokümanlar, kayıt, iş grafikleri, sunum yazılımları,network bağlantısı. 80MB - 240MB

    Yönetici ve Analistler
    Düşük - Teklif, rapor, hesap tabloları, iş grafikleri, veritabanları, sunumlar, zaman çizelgeleri. 48MB - 80MB
    Orta - Karmaşık sunumlar, satış/Pazar analizleri, proje yönetimi, internet erişimi 80MB - 112MB
    Yoğun - İstatistiksel uygulamalar, büyük veritabanları, araştırma/teknik analizler, karmaşık sunumlar, video konferans. 112MB - 512MB

    Mühendis ve Tasarımcılar
    Düşük - Sayfa Düzeni, 2-4 renkli çizimler, basit imaj işleme, basit grafikler. 80MB - 112MB
    Orta - 2D CAD, render işlemi, multimedya sunumları, basit fotoğraf - işleme, Web sitesi çalışmaları. 112MB - 512MB
    Yoğun - Animasyon, karmaşık fotoğraf işleme, gerçek zamanlı video kaydı, 3D CAD, katı modelleme, sınırlı veri analizi. 240MB - 1GB

    MACINTOSH™ OS
    Macintosh işletim sistemi belleği diğer işietim sistemlerinden farklı olarak yönetir. System 9.0 kullanıcıları için ne az 48MB yeterlidir. PowerMac® ile birlikte İnternet uygulamaları yapmak istendiğinde 64 MB ile 128MB arasında bellek kapasitesi gerekmektedir.

    Temel: 48MB - 64MB
    Optimal: 128MB - 512MB

    Yönetim ve Hizmet
    Düşük - Kelime işlem, e-posta, veri girişi. 48MB - 64MB
    Orta - Faks/iletişim, veritabanı yönetimi, hesap tabloları, bir defada en fazla 2 uygulama açık durumda. 64MB - 96MB
    Yoğun - Karmaşık dokümanlar, kayıt, iş grafikleri, sunum yazılımları,network bağlantısı. 96MB - 128MB

    Yönetici ve Analistler
    Düşük - Teklif, rapor, hesap tabloları, iş grafikleri, veritabanları, sunumlar, zaman çizelgeleri. 64MB - 256MB
    Orta - Karmaşık sunumlar, satış/Pazar analizleri, proje yönetimi, internet erişimi 128MB - 1GB
    Yoğun - İstatistiksel uygulamalar, büyük veritabanları, araştırma/teknik analizler, karmaşık sunumlar, video konferans. 96MB - 128MB

    Mühendis ve Tasarımcılar
    Düşük - Sayfa Düzeni, 2-4 renkli çizimler, basit imaj işleme, basit grafikler. 128MB - 512MB
    Orta - 2D CAD, render işlemi, multimedya sunumları, basit fotoğraf - işleme, Web sitesi çalışmaları. 256MB - 1GB
    Yoğun - Animasyon, karmaşık fotoğraf işleme, gerçek zamanlı video kaydı, 3D CAD, katı modelleme, sınırlı veri analizi. 512MB - 2GB

    Önemli not: Bu grafikler sıradan masaüstü bilgisayar sistemleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Daha üst uygulamalar için kullanılan işistasyonu - workstation gibi sistemler 4GB kadar belleğe ihtiyaç duyabilirler. Ayrıca gelecekte yaşanacak teknolojik gelişmelere bağlı olarak bellek ihtiyaçları ve talepleri değişecektir. Zaman içerisinde yazılım firmaları ve işletim sistemi geliştiricileri ürünlerini daha yetenekli hale getireceklerdir. Bu yüzden daha yüksek kapasitede belleklere ihtiyaç duyulacaktır. Ayrıca Kanji gibi alfabe ve karakter setleri Roma tabanlı standart karakter setlerine göre daha yüksek bellek kapasitesi gerektirmektedir.

    SERVER - SUNUCU BİLGİSAYARLAR İÇİN BELLEK GEREKSİNİMLERİ

    Sunucu bilgisayarın daha fazla belleğe ihtiyaç duyduğu nasıl anlaşılabilir? Bunun için en iyi yöntem ağ -network kullanıcılarını izlemektir . Eğer ağ aracılığıyla yaptıkları e-posta, paylaşılan dosyalar, çıktı alma gibi işlemler daha yavaş gerçekleşmeye başladı ise kullanıcılar durumu mutlaka Ağ Yöneticisine - Network Administrator - bildireceklerdir. Aşağıda sunucu bilgisayarın yeterli belleğe sahip olup olmadığını anlamanız için ipuçları sunulmuştur:

    *Sunucunun disk aktivitelerini görüntüleyin. Eğer "swapping" işlemi gerçekleşiyorsa bunun sebebi bellek kapasitesinin yetersiz olmasıdır.

    *Bir çok sunucu bilgisayarda işlemci, bellek ve sabit disk kullanım oranlarını gösteren yardımcı programlar bulunur. Bu programlar aracılığıyla sunucuya yeni bir istem geldiğinde ani artışlar olup olmadığını kontrol ediniz.


    Sunucunun daha fazla belleğe ihtiyacı olduğu belirlendikten sonra, ne kadar bellek eklenmesi gerektiğine karar vermek için bir kaç faktör gözden geçirilmelidir:

    Server - Sunucu hangi işlevleri gerçekleştirmek için kullanılacak (uygulama, iletişim, uzaktan erişim, e-posta, Web, dosya paylaşımı, multimedya, çıktı, veritabanı)?

    Bazı sunucular, diğerleri bilgi alışverişi işlemlerini aralıklı olarak yaparken; bellek üzerinde fazla miktarda veri tutmak zorundadırlar. Örneğin tipik bir veritabanı sunucusu birçok veriyi işlemek için daha yüksek kapasitede belleğe ihtiyaç duyar, çünkü istenilen çok sayıdaki veriyi daima kullanıma hazır halde tutarak isteklere cevap verebilmesi için daha hızlı çalışması gerekmektedir. Diğer bir deyişle sıradan bir sunucu ile bir veritabanı sunucu karşılaştırıldığında, sıradan sunucunun daha düşük kapasitede belleğe ihtiyaç duyduğu görülecektir, çünkü asıl istenilen veriyi işlemez sadece karşı tarafa iletir.

    Server - Sunucu üzerinde hangi işletim sistemi kullanılacak?

    Her server - sunucu işletim sistemi belleği farklı biçimde kullanır. Örneğin, bir ağ işletim sistemi (network operating system (NOS)) olan Novell verileri , uygulama - yönelimli bir işletim sistemi olan Windows NT'den farklı biçimde işler. Sıradan Novell işlevleri olan dosya paylaşımı ve çıktı alma işlevlerine göre Windows NT'nin zengin arayüzü daha fazla bellek kapasitesi gerektirir.

    Server - Sunucu'ya bir defada kaç kullanıcı erişecek?

    Birçok sunucu bir defada belirli sayıda kullanıcın erişimini sağlamak üzere tasarlanmışlardır. Yapılan testlerde bunu sunucu üzerindeki belleğin kapasitesine bağlı olduğu belirlenmiştir. Zaman içerisinde kullanıcıların sayısı, sunucunun desteklediği en yüksek değeri aştığında sunucu sabit disk üzerindeki sanal belleği (virtual memory) kullanmaya başlar ve performans belirgin biçimde düşer. Geçmişte Windows NT üzerinde yapılan araştırmalar, bellek eklendiğinde sunucunun aynı performansı sürdürerek mevcut kullanıcı sayısının birkaç katı işlemi destekleyecek hale geldiğini göstermektedir.

    Server - Sunucu'ya ne çeşit ve kaç adet işlemci takılı durumda?

    Bellek ve işlemci sunucunun performansını farklı biçimde etkilerler, ancak birarada çalışırlar. Yeni bellek eklemek; işlemcinin bir defada daha fazla veri işlemesini sağlar. işlemci eklemek ise sistem de daha fazla ve hızlı veri işlenmesini sağlar. Dolayısıyla sunucuya işlemci eklendiğinde bellek de eklenirse, işlemcinin tam kapasite ile çalışmasını sağlanmış olur.

    Server - Sunucu'nun yanıt süresi ne kadar önemli?

    Bazı sunucularda, örneğin Web yada e-ticaret sunucularında yanıt süresi müşteriyi ve elbette geliri doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, bazı IT Yöneticileri kullanım sırasında oluşacak olası takılmaları önlemek için sunucularına yüksek kapasiteli bellek takmaktadırlar. Çünkü sunucu konfigürasyonları çok fazla değişken içermektedir. Bellek dışında da birçok faktör sunucu performansını etkileyecektir.

    Aşağıdaki tablolar iki farklı sunucu bellek arttırım senaryosunu göstermektedir.

    SERVER - SUNUCU BELLEK GEREKSİNİMLERİ

    WINDOWS 2000 SERVER
    Tüm iş uygulamalarının en iyi şekilde çalıştırılması için tasarlanmıştır. Windows 2000 Server, büyümekte olan kuruluşlara, kolay yönetilebilir, güvenilir ve İ�nternet uyumlu çözümler sunmaktadır. En iyi performans ve Windows 2000 Server'ın tüm özelliklerinden yararlanmak için bellek eklenmesi gerekebilir. Windows 2000 Server İ�nternet uyumludur ve şimdi ve gelecekte hazırlanacak uygulamalar ile uyumlu olarak çalışmak üzere hazırlanmıştır.

    Temel: 128MB
    Optimal: 256MB - 1GB

    Uygulama Server'ı
    Çok geniş bir kullanıcı grubu tarafından bir yada daha uygulama gerçekleştirilir 256MB - 4GB
    Dizin Server'ı
    Network kaynaklarının merkezi yönetim işlemleri 128MB - 1GB
    Yazıcı Server'ı
    Uygun yazıcıların çıktı alma işlemlerini yönetimi 128MB - 512MB
    İletişim Server'ı
    PBX, Voicemail, Email, ve VPN gibi iltişim işlemlerini yönetimi 512MB - 2GB
    Web Server'ı
    Internet ve intranet çözümleri 512MB - 2GB
    Veritabanı Server'ı
    Çeşitli büyüklüklerde karmaşık veritabanı yönetimi 256MB - 4GB

    LINUX
    Linux , geleneksel UNIX sunuculara alternatif olarak geliştirilmiş uygun maliyetli bir sistemdir. Dağtıtım türüne ( RedHat, Slackware,SuSE) bağlı olarak Linux sunucu platformu özellikleri çok sayıda program, uygulama ve servisi destekleyebilmektedir.

    Temel: 64MB - 128MB
    Optimal: 256MB - 1GB

    Uygulama Server'ı
    Çok geniş bir kullanıcı grubu tarafından bir yada daha uygulama gerçekleştirilir 64MB - 4GB
    Dizin Server'ı
    Network kaynaklarının merkezi yönetim işlemleri 128MB - 1GB
    Yazıcı Server'ı
    Uyumlu yazıcıların çıktı alma işlemlerini yönetimi 128MB - 512MB
    İletişim Server'ı
    PBX, Voicemail, Email, ve VPN gibi iltişim işlemlerini yönetimi 512MB - 2GB
    Web Server'ı
    Internet ve intranet çözümleri 512MB - 2GB
    Veritabanı Server'ı
    Çeşitli büyüklüklerde karmaşık veritabanı yönetimi 256MB - 4GB

    __________________
    Mesaj M4K1F tarafından (22-10-2008 Saat 18:53 ) değiştirilmiştir.

  4. #3
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    BELLEĞE DETAYLI BİR BAKIŞ

    Bellekler çeşitli boy ve şekillerde karşımıza çıkmaktadırlar. Genel olarak bellek, üzerinde küçük siyah dikdörtgen biçimli parçalar bulunan, düz yeşil bir plakadır. Elbette bellek sadece bunlardan ibaret değildir. Aşağıdaki resim, tipik bir bellek modülünü göstermektedir. Resimde belleğin en önemli birkaç özelliği de gösterilmektedir.

    BELLEK NEYE BENZER

    168-pin SDRAM DIMM bellek modülüne yakın bir bakış.


    PCB (PRINTED CIRCUIT BOARD - DEVRE PLAKASI)

    Üzerine bellek yongalarının yerleştirildiği yeşil tabaka, aslında çok sayıda katmandan oluşur. Her katman üzerinde devre ve lehimler bulunmaktadır, bu sayede veri hareketi sağlanır. Genel olarak yüksek kaliteli bellek modülleri çok sayıda katmandan oluşan PCB'leri kullanırlar. PCB'de çok sayıda katman olması lehimler arasında daha fazla alan olmasını sağlar. Lehimler arasında daha fazla boşluk olması ses ve gürültü olmasını önler. Bu da bellek modülünü daha güvenilir ve sağlam hale getirir.

    DRAM (DYNAMIC RANDOM ACCESS MEMORY - DİNAMİK RASGELE ERİŞİMLİ BELLEK)


    DRAM, RAM 'in en fazla kullanılan biçimidir. "Dinamik" olarak adlandırılır çünkü, veriyi yalnızca kısa bir süre için saklar ve veri periyodik olarak yenilenmektedir. Bellek yongaları üzerinde devreleri korumak için çoğunlukla siyah yada krom renkli bir tabaka bulunur. Aşağıda bahsedilen "Yonga Paketlemesi" başlıklı kısımda, yongaların paketlenme biçimlerinden bahsedilmektedir.

    TEMAS AYAKLARI

    Temas ayakları yada diğer adıyla "konnektör"; bellek anakart üzerinde bulunan yuvaya yerleştirildiğinde, verilerin anakart ile bellek arasında akışını sağlayan yapıdır. Bazı bellek modüllerinde konnektörlerde kalay, bazı bellek modüllerinde altın kullanılır.

    DAHİLİ LEHİM TABAKASI

    PCB'yi katmanlarına ayırıp mercek yardımıyla yakından bakıldığında, üzerinde lehim ile işlenmiş karmaşık yollara benzeyen yapılar görülür. Lehimler, verilerin üzerinde dolaştığı yollara benzerler. Lehimlerin genişliği, kavis ve eğimleri verinin aktarımını ve tüm modülün hızını ve sağlamlığını etkiler. Deneyimli tasarımcılar lehimleri, en yüksek hızı ve sağlamlığı, en düşük girişiklemeyi elde edecek biçimde düzenler ve yerleştirirler.

    YONGA PAKETLEME

    "Yonga Paketleme" terimi, yonga silikonunun etrafının koruyucu bir tabaka ile kaplanmasını ifade etmek için kullanılır. Günümüzde en çok kullanılan paketleme yöntemi TSOP (Thin Small Outline Package) yöntemidir. Daha eski yonga tasarımlarında DIP (Dual In-line Package) ve SOJ (Small Outline J-lead) yöntemleri kullanılıyordu. Günümümze kullanılan bir diğer paketleme yöntemi özellikle RDRAM'lerde kullanılan CSP (Chip Scale Package) yöntemidir. Şimdi bu paketleme yöntemlerine kısaca bir göz atalım ve aralarındaki farkları inceleyelim.

    DIP (DUAL IN-LINE PACKAGE)

    Bu yöntemin en çok kullanıldığı dönem belleklerin anakart üzerinde yerleşik olarak üretildiği yıllardı. O dönemde DIP-tipi DRAM paketleme oldukça popülerdi. DIP'ler "delik-montajlı" bileşenlerdir, bu şekilde nitelenmesinin sebebi, bu yongaların PCB üzerinde açılan deliklere yerleştiriliyor olmasıdır.


    SOJ (SMALL OUTLINE J-LEAD)

    Bu yönteme bu adın verilmesinin sebebi temas bacaklarının - pin "J" şeklinde olmasıdır. SOJ'lar "yüzey - montajlı"" bileşenlerdir. Yani doğrıdan PCB üzerine yerleştirilirler.


    TSOP (THIN SMALL OUTLINE PACKAGE)

    TSOP paketlemede diğer bir "yüzey - montajlı" tasarımdır. Paket yapısı SOJ'dan daha ince olduğu için bu şekilde adlandırılır. TSOP'lar ilk kez, notebooklarda kullanılan "kredi kartı" bellek modülleri üretiminde kullanılmıştır.


    CSP (CHIP SCALE PACKAGE)

    DIP, SOJ ve TSOP yöntemlerinden farklı olarak CSP yöntemi yongaların PCB ile temas etmesi için bacak - pin kullanmaz. Bunun yerine PCB ile temas için paketin alt kısmında bulunan ve BGA (Ball Grid Array) adı verilen yapıyı kullanır. RDRAM (Rambus DRAM) yongalarının paketlenmesinde bu yöntem kullanılmaktadır.


    CHIP STACKING

    Bazı yüksek kapasiteli bellek modüllerinde yongaların PCB üzerine doğru biçimde yerleştirilebilmesi için yongalar ikişerli olarak üst üste yerleştirilir. Yongalar içten yada dıştan üst üste yerleştirilebilir. "Dıştan" yerleştirilmiş yongalar görülebilir, ama "içten" yerleştirilmiş yongalar görülemez.


    BELLEK NASIL ÜRETİLİR

    YONGANIN ÜRETİLMESİ

    İnanılmaz ama gerçek, bellek üretimi sahil kumu ile başlar. Kumun yapısında bulunan silikon, yarıiletken ve yonga üretiminin temel maddesidir. Kum eritilerek silikon ayrıştırılır; daha sonra, silikon düzgün bir yüzeye yayılarak tabakalar oluşturulur, bu tabakalar kesilerek istenilen ölçüde yonga plakaları elde edilir. Yonga üretimi sürecinde karmaşık devre desenleri, farklı yöntemler kullanılarak silikon üzerine basılır. Bu işlemin ardından yongalar test edilirler ve istenilen kalıba göre kesilirler. Hatasız yongalar seçilerek "bağlama - bonding" aşaması için hazırlanırlar. Bu aşamada, yongalar ve altın yada kalay temas bacakları - pin arasındaki bağlantılar oluşturulur. Yongaların bağlanma işlemi bittikten sonra, yüzeyleri hava geçirmeyecek biçimde kaplanır. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra yongalar kulanıma hazır hele gelmiş olur.

    BELLEK MODÜLÜNÜN ÜRETİLMESİ

    Bu aşamada modül üreticileri sahneye çıkar. Bellek modülünü oluşturan üç ana bileşen vardır: bellek yongaları, PCB ve devre plakası üzerine yerleştirilen direnç ve kapasitör gibi diğer bileşenler. Tasarım mühendisleri, PCB'yi tasarlamak için CAD (computer aided design - bilgisayar destekli tasarım) programları kullanırlar. Kaliteli plaka üretimi için her bir sinyalin doğru biçimde gitmesinde bu devre desenlerinin boyutları ve desenleri büyük önem taşır. PCB üretiminin temel süreci, bellek yongalarının üretim sürecine çok benzer. Yüzeyin kaplanması, tabaka oluşturma ve plaka üzerine veri yollarının basılması aşamaları arasında benzerlik vardır. PCB üretildikten sonra, modül montaj için hazır hale gelir. Otomatik sistemler kullanılarak "yüzey - montajlı" yada "delik -montajlı" bileşenler PCB üzerine yerleştirilir. Bileşenlerin PCB üzerine sabitlemek için lehim kullanılır, lehim önce ısıtılır ve bileşen yerleştirildikten sonra soğutularak bileşen sabitlenmiş olur. Gerekli kalite kontrolleri yapılan bellek modülleri ambalajlanır ve kullanıma hazır hale gelir.

    BELLEK BİLGİSAYARDA NEREYE TAKILIR

    Başlangıçta bellek modülleri doğrudan anakart üzerine yerleştirilirdi. Fakat sonraları yongaların anakart üzerinde kapladığı alan sorun olmaya başladı. Bunun üzerine üreticiler bellek yongalarını çıkarılabilir devre plakaları üzerine yerleştirmeye karar verdiler. Bu yeni modül tasarımına SIMM (single in-line memory module) adı verildi. Bu tasarımla belleğin anakart üzerinde kapladığı alan en aza indirildi. Örneğin 80 bellek yongası içeren bir SIMM 23 cm2 alan kaplarken, anakart üzerine doğrudan yerleştirilen 80 adet bellek yongası 54 cm2 alan kaplamaktadır.

    Günümüzde bellekler anakart üzerinde bulunan yuvalara takılmak üzere hazırlanmış olarak satılmaktadır. Bellek yuvaları anakart üzerinde rahatlıkla görülebilen yapılardır ve bu yuvalara sadece bellek modülleri takılabilir. İşlemci ile veri alışverişinin en hızlı biçimde gerçekleşmesi için bellek yuvaları işlemcinin hemen yanında bulunur.


    BELLEK BANKLARI VE BANK ŞEMALARI

    Bellek, bilgisayar üzerinde genellikle "bellek bankları" biçiminde tasarlanır ve düzenlenir. Bir bellek bankı, bir lojik - mantıksal birim oluşturan, soket yada modül grubuna verilen addır. Bu nedenle fiziksel olarak bellek sıraları üzerine yerleştirlmiş olan bellek soketleri bir bankın parçası olabileceği gibi farklı banklarada bölünmüş olabilir. Bir çok bilgisayar sistemi iki yada daha fazla banka bölünmüş durumdadır. Bu banklar bank A, bank B vb... biçimde adlandırılır. Ve her sistemin kendine göre belirlenmiş bank şeması yerleşim biçimleri vardır. Örneğin bazı sistemlerde bir bank üzerindeki tüm soketlere aynı kapasitedeki modüllerin takılması gerekir. Bazı bilgisayarlarda birinci bank'a en yüksek kapasitedeki modülün takılması gerekir. Eğer bu tür kurallara uyulmadan bellek yerleşimi yapılırsa bilgisayar açılmaz yada sistem takılan modülleri doğru olarak tanımaz.

    Sisteminiz için en uygun bellek konfigürasyonunu anakartınızın kullanım kılavuzunda bulabilirsiniz. Yada bellek konfigüratörü adı verilen, birçok bellek üreticisinin yazılı olarak yada internet aracılığıyla ulaşabileceğiniz dokümanları kullanarak bellek modüllerinizi en doğru biçimde bilgisayarınıza takabilirsiniz. Bellek konfigüratörleri yadımıyla bilgisayarınız takabileceğiniz bellek modüllerinin tüm özelliklerini öğrenebilir ve size en uygun bellek konfigürasyonunu seçebilirsiniz.


  5. #4
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    BELLEK NASIL ÇALIŞIR

    Daha önce, belleğin veriyi nasıl taşıdığından ve işlemci ile birlikte nasıl çalıştığından bahsetmiştik. Şimdi bu süreci biraz daha detaylı olarak inceleyeceğiz.

    BELLEK İŞLEMCİ ile BİRLİKTE NASIL ÇALIŞIR?


    İşlemci - CPU bilgisayarın beyni olarak kabul edilen kısmıdır. Tüm veri işleme işlemleri burada yapılır.

    Yongaseti - Chipset işlemciyi destekler. İçerdiği çeşitli kontrolörler ile işlemci ve sistemdeki diğer bileşenler arasındaki veri alışverişinin nasıl yapılacağını belirler. Bazı sistemlerde birden fazla yonga seti bulunur.

    Bellek kontrolörü - yonga setinin bir parçasıdır ve bu kontrolör bellek ile işlemci arasında bilgi akışını düzenler.

    Veriyolu - Bus, bilgisayar içerisinde bulunan ve işlemci - CPU, bellek ve tüm input/output cihazların bağlı olduğu birbirine paralel çeşitli kablolardan oluşan yapıya verilen addır. Veriyolunun tasarımı yada veriyolu mimarisi - bus architecture, verinin anakart boyunca hangi hız da ve hangi miktarda veri akabileceğini belirtir. Sistem üzerinde çeşitli veriyolu tipleri bir arada bulunur bunun sebebi farklı bileşenler için farklı hızda veriyolu olmasının gerekmesidir. Bellek veriyolu - memory bus, bellek kontrolörü ile bilgisayarın bellek soketleri arasında çalışır. Yeni sistemlerde iki ayrı kısımdan oluşan bir bellek mimarisi kullanılır. Frontside bus (FSB) adı verilen kısım işlemci CPU ile ana bellek arasında ve backside bus (BSB) adı verilen kısım bellek kontrolörü ile L2 cache arasında çalışır.

    BELLEK HIZI

    İşlemci, bellek üzerindeki bir bilgiye ihtiyaç duyduğunda; bellek kontrolörü tarafından düzenlenen bir komut oluşturur. Bellek kontrolörü komutu belleğe gönderir ve işlemciye bilgininin ne zaman iletileceğini bildiren bir veri gönderir. İşlemci, bellek ve bellek kontrolörü arasında sürekli devem eden bu döngü, veriyolu hızı ve diğer faktörlerin yanısıra bellek hızına da bağlıdır.

    Bellek hızı bazen Megahertz (MHz) olarak, bazen de nanosaniye(ns) ile ifade edilen erişim zamanı - access time ( verinin iletilmesi için gereken zaman) birimleriyle ölçülür. Ne şekilde ifade ediliyor olursa olsun, Megahertz yada nanosaniye, bellek hızı, belleğin kendisine iletilen komuta ne kadar hızlı yanıt verebildiğini gösterir.

    ACCESS TIME - ERİŞİM ZAMANI (NANOSANİYE)

    Erişim zamanı belleğin kendisinden istenen veri için gelen komuta yanıt verme süresidir. Bellek yongaları ve modüllerin erişim zamanları 50ns ile 80ns arasında değişmektedir. Erişim zamanı değerlerinde (bu değerler nanosaniye cinsindendir), düşük değerler yüksek hızları göstermektedir.

    Aşağıdaki örnekte, bellek kontrolörünün bellekten veri istemesi ve belleğin bu isteğe yanı vermesi 70ns sürmekte. İşlemci veriyi ortalama olarak 125ns'de almakta. Sonuç olarak işlemcinin bir veri için istem yapması ile bu verinin işlemciye iletilmesi arasında geçen toplam süre - 70ns'lik bir bellek kullanıldığında - 195ns'dir. Bu süre içerisinde bellek kontrolörü bilgi akışını düzenlemekte ve gerekli veri işlemci ile bellek arasında veriyolu üzerinde iletilmektedir.


    MEGAHERTZ (MHZ)

    Synchronous DRAM teknolojisinin ilk kullanıldığı dönemlerde, bellek yongalarında kendilerini bilgisayarın sistem saati - system clock ile senkronize biçimde çalıştırma yetenekleri vardı. Bu da hızın, megahertz yada saniyedeki milyon devir cinsinden ölçülmesini kolaylaştırıyordu. Çünkü bu hız sistemin herhangi bir işlem yapmadığı durumlardaki hız ile aynıydı. Böylece farklı bileşenlerin hızlarını karşılaştırmak ve işlemlerini senkronize hale getirmek de oldukça kolay hale geliyordu. Hız konusunu daha iyi anlayabilmek için sistem saati - system clock kavramının anlaşılması gerekmektedir.

    SYSTEM CLOCK - SİSTEM SAATİ

    Bilgisayarın sistem saati anakart üzerinde bulunur. Bilgisayarın tüm bileşenlerine aynı ritimde sinyaller gönderir, tıpkı bir metronom gibi. Bu ritim aşağıda çizildiği gibi karesel olarak ifade edilebilecek dalgalar biçimindedir:


    Gerçekte ise bu sinyaller osiloskop ile gözlendiğinde aşağıda çizildiği gibi görünmektedir:


    Resimdeki her dalga bir saat devrini - clock cycle göstermektedir. Eğer bir sistem 100Mhz'de çalışıyorsa bunu anlamı saniyede 100 milyon saat devri yapıldığıdır. Bilgisayarda yapılan tüm işlemler saat devri ile ölçülür ve her işlemin belirli saat devirleri sürelerinde yapılmaktadır. Örneğin bir bellek istemi işlenirken; bellek kontrolörü işlemciye istenilen verinin altı saat devri içerisinde iletileceğini bildirir.

    İşlemci yada diğer cihazlar; sistem saatinden daha hızlı yada daha yavaş çalışıyor olabilirler. Farklı hızlardaki bileşenlerin bir arada senkronize biçimde çalışması için bir çarpan yada bölen faktörü kullanılır. Örneğin 100MHz'lik sistem saati 400MHz'lik işlemci ile çalışıyorsa, her cihaz; bir saat devrinin işlemcide gerçekleşen dört saat devrine göre gerçekleştiğini kabul eder. Ve işlemlerini senkronize etmek için dört çarpan faktörünü kullanırlar.

    Bir çok kişi işlemcinin hızının bilgisayarın hızı olduğunu kabul eder. Ama çoğu kez sistem veriyolu ve diğer bileşenler farklı hızlarda çalışır.

    EN YÜKSEK PERFORMANSI ELDE ETMEK

    Bilgisayar işlemcilerinin hızları son yıllarda büyük bir hızla artmıştır. İşlemci hızının artması elbette bilgisayarın performansı arttırmaktadır. Ancak işlemci bilgisayarın parçalarından yalnızca biridir ve çalışabilmek için diğer bileşenlere ihtiyaç duymaktadır. Çünkü işlemci tarafından işlenecek veri mutlaka bellek tarafında yazılmalı yada okunmalıdır. Sistem performansı; bilgilerin işlemci ve bellek arasındaki iletim hızına bağlıdır.

    Bu yüzden hızlı bellek teknolojileri tüm sistem performansı etkilemektedir. Ancak artan bellek hızları çözümün sadece bir parçasıdır. İşlemci ile bellek arasındaki bilginin alışverişi sırasında geçen süre genellikle işlemcinin bu işlemi yapma süresinden daha uzundur. Bu bölümde anlattığımız teknoloji ve yöntemler bellek ile işlemci arasındaki bilgi alışverişini daha hızlı hale getirmek için tasarlanmışlardır.

    ÖN BELLEK - CACHE MEMORY

    Ön bellek - Cache memory, işlemcinin hemen yanında bulunan ve ana belleğe oranla çok düşük kapasiteye (genellikle 1MB'dan az) sahip olan bir yapıdır. Cache bellek işlemcinin sık kullandığı veri ve uygulamalara en hızlı biçimde ulaşmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır. İ�şlemcinin ön belleğe erişmesi, ana belleğe erişmesine oranla çok kısa bir süredir. Eğer aranan bilgi ön bellekte yoksa işlemci ana belleğe başvurur. Yani önce ön belleğe bakmak çok kısa bir zaman alır. Bunu şöyle açıklayabiliriz, yiyecek bir şeyler almak için markete gitmeden önce buzdolabını kontrol edersiniz, eğer istediğiniz yiyecek dolapta varsa markete gitmezsiniz, yoksa bile olup olmadığını anlamak sizin bir anınızı alır.

    Önbellek kullanımında tüm programlar,bilgiler ve veriler için geçerli olan temel prensip "80/20" kuralıdır. %20 oranındaki hemen kullanılan veri ve işlem zamanının %80'ini kullanır. (Bu %20'lik veri e-posta silmek yada göndermek için şifre girme, sabit diske dosya kaydetme yada klavyede hangi tuşları kullanmakta olduğunuz gibi bilgileri içermektedir. Bunun tersi olarak geri kalan %80'lik veri de işlem zamanının %20'sini kullanır. Ön bellek sayesinde, işlemci tekrar tekrar yaptığı işlemler için zaman kaybetmez.

    ÖN BELLEK - CACHE MEMORY NASIL ÇALIŞIR

    Ön bellek adeta işlemcinin "top 10" listesi gibi çalışır. Bellek kontrolörü işlemciden gelen istemleri önbelleğe kaydeder, işlemci her istemde bulunduğunda ön belleğe kaydedilir ve en fazla yapılan istem listenin en üstüne yerleşir buna "cache hit" adı verilir. Önbellek dolduğunda ve işlemciden yeni istem geldiğinde; sistem, uzun süredir kullanılmayan (listenin en altındaki) kaydı siler ve yeni istemi kaydeder. Böylece sürekli kullanılan işlemler daima önbellekte tutulur ve az kullanılan işlemler önbellekten silinir.

    ÖN BELLEK SEVİYELERİ

    Günümüzde birçok önbellek işlemci yongası üzerine yerleştirilmiş olarak satılmaktadır. Bunun yanı sıra önbellek, işlemci üzerinde, anakart üzerinde ve/veya anakart üzerinde işlemci yakınında bulunan, ön bellek modülünü barındıran ön bellek soketi halinde de bulunabilir. Ne şekilde yerleştirilmiş olursa olsun, ön bellek işlemciye yakınlığına göre farklı seviyeler ile adlandırılır. Örneğin, işlemciye en yakın ön bellek Level 1 (L1) Cache bir sonraki L2, sonraki L3 biçiminde adlandırılır. Bilgisayarlarda önbellekler dışında da, önbelleğe alma işlemi yapılır. Örneğin; sistem bazen, belleği sabit disk sürücüsü için bir ön bellek gibi kullanabilir. Ancak elbette bizim şu anda anlattığımız bu tür bir uygulama değil. Anlatmaya çalıştığımız "cache" teriminin bellek ve diğer depolama teknolojileri için de kullanılan bir terim olduğudur.

    Şimdi şunu merak ediyor olabilirsiniz, önbellek madem bu kadar yararlı bir yapı neden bütün belleklerde kullanılmıyor. Bunun bir tek sebebi var, ön belleklerde SRAM bellek yongaları kullanılır, bu yongalar hem çok pahalıdırlar hem de belleklerde şu anda kullanılan DRAM'e kıyaslandığında aynı hacimde daha az veri depolayabilmektedir. Önbellek istemin performansını artırır ancak bu işlevi belli bir noktaya kadar sürdürebilir. Önbelleğin sisteme asıl faydası, sık yapılan işlemleri kaydetmektir. Daha yüksek kapasiteli önbellek, daha fazla veri depolayabilecektir; ancak sık kullanılan işlemlerin sayısı sınırlıdır. Yani belli bir seviyeden sonra önbelleğin geri kalan kapasitesi arada sırada kullanılan işlemleri depolamak için kullanılır. Bunun da sisteme ve kullanıcıya hiçbir faydası olmaz.

    İşlemcinin ana bellekten istediği veriyi alması 195ns kadar bit süre alır. aynı veriyi önbellekten alması ise 45ns sürer.


    ANAKART YERLEŞİMİ

    Sizin de anladığınız gibi bellek modüllerinin anakart üzerinde bulundukları yer ve yerleşimleri sistem performansını doğrudan etkilemektedir. Çünkü bellek, işlemcinin çalışması sırasında gerekli verileri iletir bu verilerin iletim hızı da tüm sistem performansını etkilemektedir. Ve işlemci ile bellek arasındaki veri alışverişi oldukça karmaşık bir yapıda gerçekleşir, işlemci ile bellek arasındaki mesafe bu karmaşık sürecin zamanını doğrudan etkiler. Bu nedenle işlemci ile bellek arasındaki mesafe sistem performansını etkileyen önemli bir faktördür.

    GİRİŞİKLEME - INTERLEAVING

    Girişikleme - interleaving terimi işlemcinin iki yada daha fazla bellek bankı ile iletişime geçtiği süreci ifade etmek için kullanılır. Interleaving teknolojisi genellikle sunucu ve işistasyonları gibi büyük sistemlerde kullanılır. Bu teknoloji şu şekilde çalışır: işlemci bir bellek bankını her defasında adreslediğin de bellek bankının kendini "sıfırlaması - reset" için bir saat devrine ihtiyacı vardır. İşlemci ilk bellek bankı kendini sıfırlarken ikinci bellek bankını adresleyerek işlem süresini kısaltır. Interleaving işlemi, performansı arttırmak için bellek yongaları içerisinde de gerçekleşebilir. Örneğin SDRAM yongaları içindeki bellek hücrelerinin eşzamanlı olarak çalışan iki ayrı "hücre bankı - cell bank" oluğunu kabul edelim. İki hücre bankı arasında gerçekleşen interleaving işlemi kesintisiz bir veri akışı sağlar. Bu da bellek devrinin süresini kısaltarak veri iletim hızını arttırır.

    BURSTING

    Bursting, zaman kısaltma amaçlı bir diğer teknolojidir. Bursting'in amacı işlemciye istediği verinin yanı sıra isteyebileceği verileri de sunmaktır. Böylece işlemci belleğe bir kez eriştiğin de ihtiyacı olan bilgiler dışında bu verinin ardından ihtiyaç duyacağı bir grup veri de ardışık olarak işlemciye verilir. Bu sayede zamandan tasarruf edilmiş olur, çünkü işlemcinin istediği veririn hemen ardından hangi veriyi isteyebileceği istatistiksel olarak bellidir. Böylece işlemci ardışık veriler için her defasında belleğe başvurmak zorunda kalmaz. Bursting, farklı bellek tiplerinde veri okuma ve yazma sırasında kullanılabilir.

    PIPELINING

    Pipelining, bir görevin farklı aşamalara bölünerek her aşamada bir kısmının tamamlandığı bir bilgisayar işlemi sürecidir. Karmaşık bir görevin küçük görevlere bölünerek yapılması olarak da açıklanabilecek pipelining, bu işlemin yapılmadığı süreçlere göre daha yüksek bir performans artışı sağlamaktadır. Ardışık düzenleme de diyebileceğimiz pipeline işlemi başladığında, aşama sayısı ne kadar fazla olursa olsun bu işlemin yapılmadığı uygulamalara göre daha hızlı bir süreçtir.

    Bursting ve pipelining yöntemleri , EDO teknolojisinin gelişmesi ile popüler hale geldiler. Bu yöntemleri kullanan EDO yongalarına "Burst EDO" yada "Pipeline Burst EDO" yongaları adı verilir.

  6. #5
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    BİR MODÜLÜN KAPASİTESİ NASIL BELİRLENİR ?

    Şimdiye kadar, belleğin teknik özelliklerinden ve belleğin sistemdeki işlemlerinden bahsettik. Bu konuları daha iyi anlayabilmeniz için “bit ve byte” konuları da öğrenmeniz gerekiyor diye düşünüyoruz. Bu bölümde binary numbering system - ikili sayı sistemi’nden bahsedeceğiz.

    BIT ve BYTE’LAR

    Bilgisayarlar makine dili adı verilen kod ile konuşurlar, makine dili alfabesinde sadece iki harf vardır 0 ve 1. 0 ve 1’in farklı kombinasyonları ikili sayı olarak adlandırılır. İkili sayılar; bilgisayarlar, yazıcılar, sabit dsikler, ve diğer sistem elemanlarının çalışması için gerekli verileri oluşturan yongalar ve mikroişlemcilerin verdikleri komutlarda bulunurlar. "Bit" ve "Byte” terimlerini duymuşsunuzdur. Her iki terim de bilgisayar için gerekli olan bilgi birimleridir. Bit, "binary digit – İkili Sayı" kelimelerinin kısaltmasıdır. Bit ikili sayı içerisindeki tek bir rakamı ifade etmektedir ve sadece 0 yada 1 değerlerinden birisini ifade eder. Byte 8 bit’ten oluşur. Bilgisayarınızın tüm özellikleri ve kapasitesi byte olarak ifade edilir. Örnerğin bellek kapasitesi, veri aktarım hızları ve veri depolama kapasiteleri byte yada byte’ın katları ile ölçülür (kilobyte, megabyte, yada gigabyte gibi).

    Bit ve byte,veri işleme cihazlarının ve diğer bileşenlerinim bir arada kullanılması sırasında daha da önem kazanmaktadır. Şimdi de neden bit ve byte’ın bilgisayar bileşenlerinin CPU gibi performansının ve etkileşiminin temeli olduğunu anlatacağız.

    İŞLEMCİ VE BELLLEK GEREKSİNİMLERİ

    İşlemci verileri 8-bit’lik paketler halinde işler. Bu paketler daha öncede bahsettiğimiz gibi byte olarak adlandırılır. Byte veri işleme sürecinin temel birimi olduğu için işlemcinin veri işleme kapasitesi byte olarak ifade edilir. Örneğin; Pentium ve PowerPC mikroişlemcileri 64-bit veri işleyen CPU’lardır., bunun anlamı, belirli süre içersinde eşzamanlı olarak 64 bit yada 8 byte veri işlemektedirler.

    İşlemci ile bellek arasındaki her hareket bus cycle olarak adlandırılır. Bir bus cycle anında işlemcinin aktarabileceği veri sayısı bilgisayarın performansını etkiler ve ne tip bellek kullanılması gerektiğini gösterir. Birçok masaüstü bilgisayar sistemi, 64-bit veri yolunu destekleyen 168-pin DIMM’leri kullanır. Geçmişte 32-bit veriyolunu destekleyen 72-pin SIMM’ler kullanılmaktaydı. 32-bit SIMM’ler 64-bit işlemciler ile kullanılacakları zaman her bir çift bir memory bank oluşturacak şekilde çiftler halinde takılmalıdırlar. İşlemci bellek bankı ile tek bir lojik birim gibi iletişim kuracaktır.

    DIMM’lerden daha yeni olan RIMM modüllerinin 16-bit veriyolu kullanması ilginçtir. Ancak veriyolu dar olmasına rağmen veriler hızlı ve bir anda birden fazla veri paketi halinde aktarılmaktadır. RIMM modülleri 16-bit’lik paketleri 64-bit’lik işlemciye “pipelining” teknolojisini kullanarak göndermektedirler, böylece veriler yine 64-bit’lik paketler halinde işlenmektedir.

    BİR MODÜLÜN KAPASİTESİNİN HESAPLANMASI

    Bellek işlemcinin çalışabilmek için gerek duyduğu verileri barındırır. Bellek yongalarının ve modüllerinin kapasiteleri megabit (bir milyon bit) ve megabyte (bir milyon byte) olarak ifade edilir. Bellek modülünüzün kapasitesinin ne kadar olduğunu merak ediyorsanız, bilmeniz gereken iki şey vardır;

    Bir modül bir grup yongadan oluşur. Modül üzerindeki yongaların kapasitelerini toplarsanız, modül kapasitesini elde edersiniz. Bu kuralın istisnaları aşağıdaki gibidir:

    *Eğer kapasitenin bir kısmı bir fonksiyon için kullanılıyorsa; örneğin hata kontrolü gibi.
    *Kapasitenin bir kısmı kullanım dışı ise, mesela bazı yongalarda yedekleme – back-up için ekstra satırlar bulunur. (genel bir durum değildir)

    Yonga kapasitesi megabit olarak ifade edilirken modül kapasitesi megabyte olarak ifade edilir. Bu biraz karışık bir durum aslında, çünkü çoğu kişi “bit”’i “byte” yerine yada “byte”’i “bit” yerine kullanmaktadır. Bu durumu açıklaığa kavuşturmak için biz aşağıdaki standartları kabul ettik:

    Bir modülün bellek miktarından bahsederken “modül kapasitesi” terimini kullanırız, yonga kapasitesinden bahsederken ise “yonga yoğunluğu” terimini kullanırız. Modül kapasitesi megabyte olarak ölçülür ve her ikisi de büyük olan “m” ve “b” harfleri (MB) ile gösterilir. Yonga yoğunluğu ise megabit olarak ölçülür ve “Mbit” biçiminde gösterilir, “bit” yazıldığı gibi okunur.


    BİLEŞEN ............ KAPASİTE İFADESİ ........... KAPASİTE BİRİMİ ........... ÖRNEK


    Yonga .............. Yonga Yoğunluğu ............ ..Mbit (megabit) ............ 64Mbit
    Bellek Modülü ..... Modül Kapasitesi ............... MB (megabyte) ........... 64MB

    YONGA YOĞUNLUĞU

    Her bellek yongası birçok küçük hücrenin bir araya gelmesi ile oluşur. Her hücre bilginin bir bitlik kısmını taşır. Bellek yongaları, taşıyabilecekleri bilgi miktarı ile tanımlanırlar. Buna yonga yoğunluğu adı verilir. "64Mbit SDRAM" yada "8M x8" gibi bazı tanımlar duymuş olabilirsiniz. 64Mbit yongada 64 milyon hücre bulunur ve 64 milyon bit data kapasitesi vardır. "8M x8" gösterimi de 64Mbit yonganın detaylı olarak ifade edilmiş halidir.

    Bellek endüstrisinde DRAM yonga yoğunlukları, hücre yerleşimleri ile tanımlanır. İfadedeki ilk rakam yonganın yüksekliğini/derinliğini belirtir ve ikinci rakam yonganın genişliğini (bit olarak) belirtir. Yüksekliği genişlikle çarptığınızda yonganın yoğunluğunu elde edersiniz. Aşağıda çeşitli örnekler verilmiştir:

    MEVCUT YONGA TEKNOLOJİLERİ


    MODÜL KAPASİTESİ

    Eğer yonga kapasitelerini biliyorsanız bellek kapasitesini hesaplamanız çok kolaydır. Eğer sekiz adet 64Mbit yonga varsa bunun anlamı 512Mbit modül olduğudur. Ancak modül kapasitesi megabit değil de megabyte olarak ifade edildiği için bit’i byte’a çevirmeniz gerekmektedir. Bunu yapmak için elde ettiğiniz sayıyı 8(1byte=8 bit)’e bölmeniz gerekmektedir Bu durumda 512Mbir modülün kapasitesi:


    Standart bellek modüllerinin "4Mx32" ("4 Meg’in 32 katı") yada "16Mx64" ("16 Meg’in 64katı") olarak ifade edildiğini duymuş olabilirsiniz. Bu drumda modül kapasitesini aşağıdaki şeklde hesaplayabilirsiniz:



    Ek olarak bazı örnekler:

    STANDARD MODÜL TİPLERİ


    Daha öncede anlattığımız gibi PCB üzerine yerleştirilen yonga sayısı sınırlıdır. 168-pin DIMM standardını örnek verecek olursak, üreticilerin 64Mbit’lik yongalar kullanılarak üretebildikleri en yüksek kapasiteli modül 128MB, 128Mbit’lik yongalar kullanılarak üretebildikleri en yüksek kapasiteli modül 256MB ve 256Mbit’lik yongalar kullanılarak üretebildikleri en yüksek kapasiteli modül 512MB’dir.

    STACKING – BİRLEŞTİRME


    Birçok büyük server ve workstation birkaç gigabyte büyüklüğünde kapasiteye sahip güçlü bellek modüllerine ihtiyaç duymaktadır. Modül kapasitesini arttırmanın iki yolu vardır. Üreticler birinci yöntemde yongaları birleştirirler, ikinci yöntemde ise PCB’leri birleştirirler. CHIP STACKING – YONGA BİRLEŞTİRME Yongaları birleştirme yöntemi ile, iki yonga birbirine yapıştırılarak bir yonganın kapladığı alanda iki katı kapasitede bir yonga yerleştirilmiş olur. Bazı durumlarda yongalar “içten” birleştirilir bu durumda tek bir yonga gibi görünürler. Diğer durumlarda yongalar “dıştan “ birleştirilirler. Aşağıdaki resimde dıştan birleştirilmiş yongalar görülmektedir.

    Dıştan birleştirilmiş yongalar.


    BOARD STACKING – PLAKA BİRLEŞTİRME

    Sizinde tahmin edeceğiniz gibi plaka birleştirme yönteminde iki bellek modülü devre plakası (PCB) birleştirilir. Plaka birleştirme yönteminde “ikinci plaka” adı verilen plaka, “birinci plaka” adı verilen ve anakart üzerindeki bellek yuvasına takılacak olan plaka üzerine monte edilir.

    Birleştirilmiş plakalar.


  7. #6
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    FARKLI BELLEK TÜRLERİ

    Bazı kullanıcılar sahip oldukları yada almayı düşündükleri bilgisayarlar hakkında çok az bilgi sahibidirler. Ve bundan memnundurlar. Bazı kullanıcılar ise bilgisayarlar hakkında hiçbir şey bilmemektedirler ve onlarda bu durumdan memnundur. Bir diğer grup kullanıcılar ise – ülkemizde bu grup azınlıktadır – bilgisayarlar hakkında yeterli bilgiye sahiptirler ve sistemlerinde bir sorun çıktığında yada sistemlerini yenilemek istediklerinde ne yapmaları gerektiğini bilirler. Bilgisayar sistemi yada bellek özellikleri hakkında uygun seçimi ve doğru işlemleri yapabilmek çok önemlidir. Çünkü bu tüm sisteminizi ve sisteminizden alacağınız verimi ve sizin memnuniyetinizi etkileyecektir. Bu bölümde sizi bellek hakkında daha fazla bilgilendirerek sahip olduğunuz yada almayı düşündüğünüz sistem hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanızı sağlayacağız.

    MODÜL FORM FAKTÖRLERİ

    Belleği sınıflandırmanın en kolay yolu “form faktörü” ne göre sınıflandırmaktır. Bir belleğin form faktörü, belleğin boyunu ve pin konfigürasyonunu gösteren özelliklerdir. Birçok bilgisayar sadece tek bir bellek form faktörüne uygun belle yuvaları bulunur. Bazı bilgisayarlar ise birden fazla bellek form faktörü takılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Böylece kullanıcı iki yada daha fazla form faktörü arasında seçim yapabilmektedir. Bu tür tasarımlar genellikle endüstrini geçiş dönemlerinde yapılmaktadır. Çünkü hangi bellek teknolojisinin daha baskın olarak kullanılacağı yada hangisinin daha fazla talep edileceği bilinmemektedir.

    SIMM’ler

    Daha önce anlattığımız gibi [I]SIMM, Single In-Line Memory Module [/i]tanımının kısaltmasıdır. SIMM’ler ile bellek yongaları modüler devre plakaları üzerine yerleştirilerek anakart üzerindeki bellek yuvalarına takılıp çıkartılabiliyordu.

    İlk SIMM’ler bir defada 8bit veri aktara biliyordu. Daha sonraları işlemciler verileri 32 bit’lik veriler halinde okumaya başlayınca bir kerede 32birt veri sağlayabilen daha geniş SIMM’ler geliştirildi. Bu iki farklı SIMM türünü birbirinden ayırabilmenin en kolay yolu pin yada konnektörlerin sayısına bakmaktır. İlk SIMM’ler de 30 pin vardır, daha sonra üretilen SIMM’ler de ise 72 pin bulunmaktadır. Bu yüzden 30-pin SIMM ve 72-pin SIMM şeklinde de adlandırılırlar.

    30-pin SIMM ve 72-pin SIMM arasındaki bir diğer önemli farkta; 72-pin SIMM’in 30-pin SIMM’den 1,9cm kadar uzundur ve pin’lerin olduğu kısımda plakanın ortasında bir çentik vardır. Aşağıdaki resimde iki farklı SIMM tipi görülmektedir.

    30-pin ve 72-pin SIMM karşılaştırması.


    DIMM’ler

    Dual In-line Memory Module yada kısaca DIMM, SIMM’e oldukça benzemektedir. Tıpkı SIMM’ler gibi birçok DIMM bellek yuvalarına dikey olarak yerleştirilir. İki bellek türü arasındaki temel fark SIMM’de PCB’nin iki yüzündeki pinlerin elektrik temasının birlikte alması ve DIMM’de PCB’nin iki yüzündeki pinlerin elektrik temasını ayrı ayrı almasıdır.

    168-pin DIMM’ler, bir defada 64 bit veri aktarımı yaparlar ve genellikle 64-bit yada geniş veriyolunu destekleyen sitemlerde kullanılırlar. 168-pin DIMM’ler ile 72-pin SIMM’ler arasında bazı fizksel farklar şöyle sıralanabilir: modül uzunluğu, modül üzerindeki çentik sayısı, modülün yuvaya takılma biçimi. Bir diğer önemli fark olarak da 72-pin SIMM’lerin yuvaya hafif bir açı ile yerleştirilmesi buna karşın 168-pin DIMM’lerin bellek yuvasına tam olarak oturması ve anakart yüzeyine göre tam dik konumda olmasıdır. Aşağıdaki resimde 168-pin DIMM ve 72-pin SIMM arasındaki fark gösterilmektedir.

    72-pin SIMM ve 168-pin DIMM karşılaştırması.


    SO DIMM’ler

    Genellikle notebook bilgisayarlarda kullanılan bellek tipine Small Outline DIMM yada kısaca SO DIMM adı verilir. DIMM ile SO DIMM arasındaki fark adından da anlaşılacağı gibi SO DIMM’in notebook bilgisayarlarda kullanılacağı için standart DIMM’den daha küçük olmasıdır. 72-pin SO DIMM 32 bit’i ve 144-pin SO DIMM 64 bit’i destekler.

    72-pin SO DIMM ve 144-pin SO DIMM karşılaştırması.


    RIMM’ler ve SO-RIMM’ler

    RIMM, Direct Rambus bellek modülünün ticari markasıdır. RIMM’ler DIMM’lerwe benzerler ancak pin sayıları ve çentik yapıları farklıdır. RIMM’ler verileri 16-bitlik paketler halinde aktarırlar. Hızlı erişim be aktarım hızı nedeniyle modüller daha fazla ısınır. Modülün ve yongaların aşırı ısınmasını önlemek için RIMM modüllerinde modülün her iki yüzünü kaplayan “ısı dağıtıcısı” adı verilen alüminyum kılıf kullanılır.

    Isı dağıtıcıları çıkartılmış olan 184-pin Direct Rambus RIMM.


    SO-RIMM, SO DIMM’e benzer fakat Rambus teknolojisi kullanılarak üretilmiştir.


    160-pin SO-RIMM modül.

    FLASH BELLEK

    Flash bellek, güç kesildiğinde silinmeme, yeniden yazılabilme ve kararlı bir yapıya sahip olması ile bellek ve sabit disk özelliklerinin bir araya geldiği bir üründür. Flash bellek, elektronik verileri tıpkı DRAM gibi bellek hücrelerinde saklar, ancak bir sabit disk gibi çalışarak güç kesildiğinde içerisinde ki verilerin silinmemesini sağlar. Yüksek hızı, dayanıklılığı ve düşük güç gereksinimi ile flash bellek pekçok alanda kullanılmak için idealdir. Örneğin; Dijital fotoğraf makineleri, cep telefonları, yazıcılar, avuçiçi bilgisayarlar, çağrı cihazları ve ses kaydedici cihazlar....


    PC CARD ve KREDİ KARTI BELLEK

    SO DIMM’ler popüler olmadan önce birçok notebook belleği özel bir tasarıma sahip olarak üretiliyordu. Sizde bilirsiniz ki üreticiler için standart bileşenler kullanılarak üretim yapılması maliyeti düşürür. Bu yüzden bir süre sonra tüm üreticiler PC Card’larda “credit card” ambalajlama biçimini kullanmaya başladılar. Bu modüllere PC Card denmesinin sebebi PC Card’ları ile aynı görünüme sahip olmalarıydı, birçok kullanıcı bu bellek kartlarının PC Card’lar ile aynı olduğunu ve PC Card yuvalarına uyacaklarını düşündüler. Bu bellek türü “Kredi Kartı Bellek” olarak da adlandırıldı çünkü boyutları kredi kartı ile aynıydı. Küçük boyutu sayesinde kredi kartı bellek, yerin sınırlı olduğu notebook gibi uygulamalar için ideal bir üründü.

    PC Card’lar PCMCIA (Personal Computer Memory Card International Association) standartların uygun olan input/output – girdi/çıktı protokolünü kullanırlar. Bu standart, network adaptörleri, fax/modem yada sabit disk gibi input/output cihazlarının notebook bilgisayarlara kolayca bağlanabilmesi için geliştirilmiştir. PC Card bellek notebook bilgisayarların PC Card yuvasına uygun olarak üretilen kart tiplerine benzediği için bir çok kullanıcı bu bellek modüllerinin PC Card yuvalarında da kullanılabileceğini düşünmüşlerdir. Ancak RAM’ler PCMCIA kart olarak üretilmezler çünkü bu teıknoloji işlemcinin belleğe yeterindece hızlı erişimini sağlamaz. Halen kullanılan PC Card bellekler, Flash bellektirler.


    Dışardan bakıldığında kredi kartı bellek tipik bellek modülü özelliklerine sahip değilmiş gibi görünür ancak iç kısmına bakıldığında standart TSOP bellek yongalarının bulunduğu görülür.

    Bu bölümde en çok kullanılan bellek teknolojilerinden bahsedeceğiz. Aşağıdaki tablo belleğin gelişimini ana hatları ile göstermektedir.

    TEMEL YONGA TEKNOLOJİLERİ

    Genel olarak bellek modüllerini boyutlarından dolayı fiziksel olarak ayırmak kolaydır. Ancak bazı durumlarda aynı görünüşe sahip modüller farklı teknolojilere ait olabilir, bu nedenle görünüşü aynı olan modüller farklı türde olabilirler. Örneğin 168-pin DIMM, EDO, SDRAM yada diğer bir bellek tipine ait olabilir. Belleğin türünü kesin olarak söylemenin tek yolu vardır: Üzerindeki yongaların işaretleri kontrol edildiğinde belleğin türü kesin olarak belirlenir, çünkü her DRAM üreticisi yonga teknolojisini belirtmek için farklı işaretler ve parça kodları kullanır.

    FAST PAGE MODE (FPM)

    Geçmişte DRAM’in bilgisayarlarda en çok kullanılan türü. O kadar çok kullanılıyordu ki insanlar bu bellekleri “FPM” değil “DRAM” olarak isimlendiriyorlardı. FPM daha eski teknolojilerden farklı olarak, aynı satır üzerindeki verilere daha hızlı biçimde erişmektedir.

    EXTENDED DATA OUT (EDO)

    1995 yılında yeni bir bellek türü geliştirildi. FPM’ye benzemesine rağmen verilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan ardışık bellek erişimi yöntemine sahipti. Bunun anlamı bellek kontrolörünün adresleme sürecinde bazı adımları atlayarak zaman kazanmasıydı. EDO’da, işlemcinin belleğe erişim süresi FPM’den %10-15 daha hızlıdır.

    SYNCHRONOUS DRAM (SDRAM)

    SDRAM 1996 yılının sonlarına doğru sistemlerde görülmeye başlandı. Daha önceki teknolojilerden farklı olarak, kendisini işlemcinin zamanı ile senkronize edecek şekilde tasarlanmıştı. Bu da bellek kontrolörünün istenilen verinin ne zaman hazır olacağını kesin olarak bilmesini sağlıyordu. Böylece işlemcinin bellek erişimleri sırasında daha az beklemesi sağlandı. SDRAM yongaları ayrıca interleaving ve burst modu gibi avantajlara da sahiptiler. Buda bellek erişiminin daha hızlı olmasını sağlıyordu. SDRAM modülleri kullanılacakları sisteme göre farklı hızlarda üretilmektedirler. Böylece sistemin saat hızı ile en iyi biçimde senkronize olmaktadırlar. Örnek olarak PC66 SDRAM 66MHz'de çalışır, PC100 SDRAM 100MHz'de çalışır, PC133 SDRAM 133MHz'de çalışır. Daha hızlı SDRAM modüller geliştirmek için çalışmalar yapılmaktadır.

    DOUBLE DATA RATE SYNCHRONOUS DRAM (DDR SDRAM)

    DDR SDRAM; SDRAM teknolojisinin geliştirilmiş biçimidir. Bu teknoloji;bellek yongasına saat devrinin düşme ve yükselme anlarında çalışma imkanı vermektedir. Örnek olarak, 100 ve 133MHz saat devri hızı olan DDR SDRAM modüller; verileri 200MHz yada 266MHz hızında işlemektedir. DDR SDRAM kullanan sistemler 2000 yılı sonunda kullanılmaya başlanmıştır.

    DIRECT RAMBUS

    Direct Rambus, geleneksel bellek tasarım biçimlerine meydan okuyan yeni bir DRAM mimarisi ve arayüzüne sahip bir teknolojidir. Direct Rambus daha önceki bellek teknolojilewri ile karşılaştırıldığında çok yüksek hıza sahip bir teknolojidir. Verileri dar denilebilecek 16-bit’lik Direct Rambus Channel adı verilen veri yolundan 800MHz hız ile aktarmaktadır. Bu yüksek hızlı saat durumu "double clocked" olarak adlandırılır. Çünkü bu işlem devrinin düşme ve yükselme anlarında işlem yapılmasına imkan tanır. Ayrıca RDRAM modülü saniyede 1.6 gigabyte veri aktarabilme gücüne sahiptir. Bu miktar 100Mhz SDRAM’in bant genişliğinin iki katıdır.

    Ana bellekte kullanılma üzere tasarlana yonga teknolojilerinden ayrı olarak, video ve grafik uygulamalarında kullanılmak üzere özel olarak geliştirilmiş bellek teknolojileri de vardır. Şimdi bu teknolojilere bir göz atalım.

    VİDEO VE GRAFİK UYGULAMALARI İÇİN GELİŞTİRİLMİŞ BELLEK TEKNOLOJİLERİ

    VIDEO RAM (VRAM)
    VRAM, FPM teknolojisinin video versiyonudur denilebilir. VRAM tipik olarak bir yerine iki girişe sahiptir, birinci giriş görüntülerin yenilenme işlemleri için, görüntü verilerinin değişimi içindir. Böylece standart DRAM’in video uygulamalarında gösterdiği performanstan daha yüksek bir performans elde edilir. Ancak VRAM, standart DRAM’e göre daha pahalıdır. Bu nedenle sistem üreticileri video uygulamaları için standart DRAM kullanabilirler, ancak bu elbette tüketicinin performans ve kullanım alanı talebine bağlıdır.

    WINDOW RAM (WRAM)

    WRAM’de grafik ağırlıklı uygulamalar için geliştirilmiş çift girişe sahip bellek türlerindendir. WRAM, EDO özelliklerini desteklemesiyle ve görüntü girişinin daha küçük olması özellikleriyle VRAM’den farklıdır. Ayrıca VRAM’den %25 daha geniş bant genişliğine sahiptir ve daha ucuzdur.

    SYNCHRONOUS GRAPHICS RAM (SGRAM)

    SGRAM, özel grafik işlemleri için okuma/yazma özelliklerine sahip video belleğidir. SGRAM verilere tek tek değil bloklar halinde erişilmesine ve üzerlerinde değişiklik yapılmasına imkan verir. Bloklar halinde işlem yapma; okuma-yazma sayılarını düşürür, bellek ve grafik kontrolörünün performansını arttırır.böylece süreç daha verimli hale gelir.

    BASE RAMBUS ve CONCURRENT RAMBUS

    Ana bellek alanında çalışmalara başlanmadan önce Rambus teknolojisi video bellekleri alanında kullanıldı. Ana belleklerde şu anda kullanılmakta olan teknolojiye Direct Rambus olarak adlandırılmaktadır. Rambus ‘ın daha önceki iki tipi Base Rambus ve Concurrent Rambus olarak adlandırılırlar. Her iki tür de grafik tabanlı bilgisayarlarda ve iş istasyonlarında, dijital televizyonlarda ve video oyunu uygulamalarında kullanılır. (Örneğin 1994 yılında Nintendo 64’te kullanıldı.


  8. #7
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ DİĞER BELLEK TEKNOLOJİLERİ

    ENHANCED SDRAM (ESDRAM)

    Standart belleğin özelliklerini arttırmak ,için bazı üreticiler yonganın içerisinde SRAM kullandılar, böylece yonga cache’ini arttırmış oldular. ESDRAM, aslında içerisinde SRAM bulunan ve bu sayede 200Mhz’ye kadar “burst” işlemlerine imkan sağlayan SDRAM’dir. Harici cache bellekte olduğu gibi cache DRAM’in de amacı en sık kullanılan verilerin depolanması ve SRAM cache içinde saklanan verilere DRAM’e oranla daha hızlı erişimi sağlanmasıdır. SRAM’in bir diğer avantajı da SRAM ve DRAM arasında daha geniş bir veri yolu yaratması ve DRAM hız ve bant genişliğini arttırmasıdır.

    FAST CYCLE RAM (FCRAM)

    FCRAM, Toshiba ve Fujitsu tarafından geliştirilen bir bellek teknolojisidir. PC’lerde ana bellek olarak değil, server’lar, yazıcılar, haberleşme sistemleri anahtarlama gibi daha özel uygulamalarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Güç harcamasını düşüren ve rasgele erişim hızını arttıran, “dahili pipelining” ve “bellek dizi segmentasyonu” özelliklerine sahiptir.

    SYNCLINK DRAM (SLDRAM)

    Artık eskimiş bir teknoloji. SLDRAM; bir grup DRAM üreticisinin 1990’ların sonlarında Direct Rambus teknolojisine alternatif olarak geliştirdiği bir teknolojiydi.

    VIRTUAL CHANNEL MEMORY (VCM)

    NEC tarafından geliştirilen bellek mimarisi. VCM, farklı bellek bloklarının; bellek kontrolöründen ayrı olarak kendi buffer yongası ile kontrol edilmesini sağlar. Bu yöntemle sistemden gelen görevler/komutlar kendi sanal kanallarına yönlendirilir. Tek bir işleme yönelik aynı anda çalışan cihazlardan gelen komutlar ortak bir buffer değil kendi kanallarını kullanırlar. Böylece tüm işlemler daha etkin bir biçimde yerine getirilir.

    ERROR CHECKING

    Bellek içerisindeki verilerin güvenli ve bir bütün halinde saklanması, belleğin dış görünümünden daha önemlidir. Bu işlemin yapılmasını sağlayan iki süreç vardır; parity – parite ve error correction code (ECC) – hata düzeltim kodu.

    Geçmişte, veri bütünlüğünü sağlamak için en çok kullanılan yöntem parite idi. Parite tekil-bit hatalarını belirler ancak düzeltemezdi. Error Correction Code (ECC) ise, hataları belirlemesi ve tekil-bit hatalarını düzeltebilme yeteneği ile veri bütünlüğü kontrolünde daha etkili bir yöntemdir.

    Zaman içerisinde daha az PC üreticisi tasarımlarında veri bütünlüğü kontrolünü desteklemektedir. Bunun çeşitli sebepleri vardır. En önemlisi, bellek paritesini desteğini kaldırmak sistem fiyatlarını düşürmektedir çünkü parite kontrollü bellek, standart bellekten daha pahalıdır. Ancak bu eğilime karşın gelişen diğer bir etken ise, üreticilerden gelen bellek bileşenlerinin kalitesinin giderek artması ve bellek hatalarının giderek azalmasıdır.

    Veri bütünlüğü kontrolü tipi, sistemin kullanım amacına bağlıdır. Eğer bilgisayar çok kriitik bir iş için –örneğin server – kullanılıyorsa, bilgisayarın veri bütünlüğü kontrolüne sahip olması gereklidir. Genel olarak:

    *Üst düzey server’lar gibi bilgisayarlar ECC belleği destekleyecek şekilde tasarlanmışlardır.
    *Düşük fiyatlı bir çok ev yada küçük iş bilgisayarları non-parity/paritesiz belleği destekleyecek şekilde tasarlanmışlardır.

    PARITY - PARİTE

    Bilgisayar sistemlerinde parite kulanıldığında; 8 bitlik (1 byte) veri içerisine bir parite “bit” i yerleştirilir. Her iki parite kontrol tipi de (odd parity – tek parite ve even parity – çift parite) aynı biçimde çalışırlar.

    Normal parite ile DRAM’e 8 bit veri yazıldığında, bir adet parite biti de veriye eklenir. Parite değeri (1 yada 0), byte DRAM’e yazılırken tanımlanır ve 1değerlerinin tek yada çif olmasına bağlı olarak tek yada çift olur. Bazı üreticiler daha ucuz olan “fake parity – sahte parite” yongası kullanırlar. Bu yonga, bellek kontrolörünün alıp işlemciye göndereceği verilerin içerisine 10yada 0 değerli veriler yerleştirir. (Örneğin,eğer bilgisayar tek parite kullanıyorsa, sahte parite yongası; işlemciye giden byte içinde çift sayıda 1 değeri varsa tek bir 1 değeri oluşturur. Eğer byte içinde tek sayıda 1 değeri varsa sahte parite yongası bu kez bir 0 değeri, oluşturur.). buradaki sorun şudur, sahte parite yongası daima “OK “ sinyali gönderir. Bu yolla doğru parite bitini bekleyen bilgisayar “kandırılmış” olur. Son olarak, sahte parite yongası geçersiz veri bitlerini belirleyemez.

    Aşağıdaki tabloda tek ve çift paritenin nasıl çalıştığı gösterilmektedir. Süreçler özdeştir ancak yapıları farklıdır.


    Parite sınırlı bir kontrole sahiptir. Örneğin parite hataları belirler ancak, düzeltme yapamaz. Bu nedenle parite teknolojisi hangi 8 bitlik verinin geçersiz olduğunu belirleyemez.

    Ayrıca eğer birden fazla geçersiz bit olduğunda, eğer parite tipine göre tek yada çift sayıda veri doğru veri olduğunda parite devresi hata algılayamaz. Örneğin, eğer geçerli 0 değeri geçersiz 1değeri haline yada geçerli 1 değeri geçersiz 0 değeri haline gelmiş ise iki arızalı bit, 1 değerleri sayısını değiştirmez bu nedenle parite devresi hatayı algılayamaz. Neyse ki bu tür bir oluşumun olması çok uzak bir olasılıktır.

    ECC

    Error Correction Code, öncelikle üst düzey kullanıma sahip bilgisayarlar ve sunucularda kullanılan bir veri bütünlüğü kontrol yöntemidir. ECC ile parite arasındaki en belirgin fark, ECC’nin 1 bit-lik hataları belirleyip düzeltebilmesidir. ECC ile 1 bit-lik hatalar, kullanıcı hata olduğunun farkına varmadan düzeltilmektedir. Bilgisayarda kullanılan bellek kontrolörünün türüne bağlı olarak, ECC bazen 2-, 3 yada 4-bit-lik hataları da belirleyebilmektedir. Çoklu hataları belirleyebilmesine rağmen, ECC bu hataları düzeltememektedir. Ancak bazı karmaşık ECC türleri çoklu hataları da düzeltebilmektedir.

    Özel matematiksel diziler ve algoritma kullanıp, bellek kontrolörü ile birlikte çalışarak ECC devresi , ECC bit-lerini veri bitlerine ekler ve bu yapı bellekte depolanır. İ�şlemci bellekten veri istediğinde, bellek kontrolörü ECC kodlarını yeniden çözümler ve bir yada daha fazla hatalı bit olup olmadığını denetler. Eğer tekil bit hatası varsa , ECC devresi bit-i düzeltir. Nadiren karşılaşılan çoklu- bit hatası durumunda ECC devresi parite hatası verir.

    DİĞER BELLEK ÖZELLİKLERİ

    Form faktörü, bellek teknolojisi ve hata kontrol yöntemleri dışında, belleği anlamak ve doğru belleği seçebilmek için bilinmesi gereken başka özellikler de vardır.

    HIZ

    Bellek hızı, en iyi bellek konfigürasyonunu yapabilmek için gerekli en önemli etkenlerdendir. Aslında tüm bilgisayar sistemleri belşi bir bellek bileşeni hızı belirlerler. Bellek uyumluluğunu en iyi şekilde sağlayabilmek için bu özelliğin bilinmesi gerekmektedir. Bu bölümde anlatacağımız bellek bileşenleri ve modül hızı üç farklı değer ile ölçülür.: erişim zamanı, megahertz ve saniyedeki byte sayısı.

    ERİŞİM ZAMANI

    SDRAM’den önce bellek hızı nanosaniye ile ölçülen erişim zamanı ile belirlenirdi. Bir bellek modülünün erişim zamanı kendisinden istenen veriyi hazırlama süresidir. Bu nedenle küçük sayılı erişim zamanları hızlı erişim zamanlarını ifade etmekteydi . Tipik hızlar 80ns, 70ns ve 60ns’dir. Genellikle bellek modülü hızları parça kodu içerisinde belirtilmiş durumdadır; örneğin sonu”-6” ile biten ürünün hızı 60ns ve sonu ”-7” ile biten ürünün hızı 70ns’dir.

    Birçok durumda bilgisayar sistemleri bellek özelliklerine uyan daha, hızlı yada daha yavaş modüller ile çalışır. Örneğin eğer sisteminiz 70ns belleği destekliyorsa 60 ve70 ns hızda bellekleri kullanabilirsiniz. Ancak bazı eski sistemlerde bilgisayar açılırken bellek modülünün ID’si kontrol edilir ve sadece sistemin desteklediği hızdaki modüllerin çalışmasına izin verilir. Eğer sistem 80ns hızı destekliyorsa, sadece bu hızdaki modüller bu sistemde çalışır, daha hızlı yada daha yavaş modüler bu sitemde kullanılamaz. Bu sorunu gidermek için yüksek hızlı bellekı modüllerinin ID’lerin de düşük hızlı modüllerin ID’leri kullanılır. Bu yüzden bazen modüllerin üzerinde yazılı hızda çalışmadıklarını görürsünüz.

    MEGAHERTZ

    SDRAM teknolojisi geliştirildiğinde başlangıçta hız megahertz (MHz) ile ölçülmekteydi. Bellek yongaları üzerindeki hız bilgileri ise hala nanosaniye idi. Bu biraz kafa karıştırıyordu çünkü bu nanosaniye bilgileri erişim zamanı değerleri değildi, saat devirleri arasında geçen nanosaniye değerleriydi. 66MHz, 100MHz ve 133MHz hıza sahip SDRAM yongaları üzerinde 15, 10 ve 8 değerleri bulunmaktaydı.

    Aşağıdaki tabloda Mhz ve ns değerleri arasındaki hız denkliği açıklanmaktadır.


    Daha önceki bölümlerde anlattığımız gibi, işlemci hızı ve bellek veriyolu hızları normalde aynı hızlarda değildirler. Bellek hızı, sürecin en yavaş bağlantısı olan bellek veriyolu hızı ile sınırlıdır.

    BYTES PER SECOND

    Mhz’yi saniyedeki byte sayısı değerine çevirmek başlangıçta karmaşık gelmiş olabilir. Bu çevirme işlemini daha iyi anlayabilmeniz için gereken veri yolunun hızı ve genişliğinin ne olduğunu öğrenmeniz gereklidir.

    Veriyolu Genişliği: Eğer 8 bit genişliğinde veriyoluna sahipseniz, bir defada 8 bit yada 1 byte veri geçişi yapılabilir. Eğer 64 bit genişliğinde veriyoluna sahipseniz, bir defada 64 bit yada 8 byte veri geçişi yapılabilir.

    Veriyolu Hızı: Eğer bellek veriyolu hızı 100Mhz ise bu durumda saniyede 100 milyon saat devri ölçüm yapılmaktadır. Tipik olarak, bir bilgi paketi her saat devrinde ilerler. Eğer 100Mhz veriyolu 1 byete genişlikte ise, veri saniyede 100 megabyte ilerler. Veri 100Mhz hızda, 64 bit veriyolunda saniyede 800 megabyte hızda ilerler.

    Rambus bellek modülü hızları bazen Mhz ile bazen saniyede iletilen megabyte miktarı ile ifade edilir. Bir Rambus modülü 400Mhz veriyolu ile çalışıyor olsun, Rambus modülleri her saat devrinde bir değil iki bilgi paketi aktardıkları için bu modülün hızı 800Mhz’dir. Bu nedenle PC-800 olarak da adlandırılır. Rambus veriyolu genişliği 16-bit yada 2 byte olduğu için veriler saniyede 1600MB yada 1,6Gb hızla aktarılır. Aynı mantıkla, PC600 Rambus’un da saniyede 1,2 gigabyte veri aktardığı söylenebilir.

    REGISTER – KAYDEDİCİ ve BUFFER - ARABELLEK

    Kaydediciler ve arabellekler bellek yongaları içindeki kontrol sinyallerini yeniden göndererek, bellek operasyonlarının düzgün biçimde çalışmasını sağlamaktadırlar. Bellek modülü üzerine yerleştirilmiş olacakları gibi bellek modülüne harici olarak da bağlanabilmektedirler. Bellek üzerinde kaydedici ve arabelleklerin bulunması, sistemin daha yüksek kapasiteli bellek desteğine sahip olmasını sağlar. Bu nedenler sunucu ve üst düzey işistasyonlarında bu tür bellekler kullanılması tavsiye edilir. Bellekler yenilenirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta unbuffered ve buffered (yada registered) modülleri bir arada kullanılmamasıdır.

    EDO ve FPM (fast page module) modüllerde sinyallerin yeniden gönderilmesi işlemine “buffering” adı verilir. Buffering işleminde performans kaybı olmaz.

    Registering (SDRAM): SDRAM modüllerde sinyallerin yeniden gönderilmesi işlemi “registering” olarak adlandırılır. Registering, buffering’e benzer ancak registering işleminde; veri sistem saati tarafından bir devir incelenir. Registered modüller, non-registered modüllere oranla daha yavaştırla, çünkü registering – kaydetme süreci bir saat devri sürmektedir.

    Buffered ve non-buffered modül örnekleri. Yanlışlıkla biri diğerinin yerine kullanılmaması için çentikler farklı yerlerde açılmıştır.


    ÇOK BANKLI MODÜLLER

    Çok-banklı modül, yonga kullanımında daha fazla esneklik sağlar. Çoklu bank işlemi, bellek tasarımcısına, modülü banklara bölme şansı verir. Bu da bilgisayar sisteminde bir modülden daha fazlası olması anlamına gelir. Bu tasarım bellek yuvası bankları anlamına gelmektedir. Böylece sistem bir bellek bankına hangi belek yuvasının bankı olduğuna aldırmadan doğrudan erişir.

    Bazı kullanıcılar "double-sided" ve "dual-banked" ifadelerini karıştırmaktadırlar. Bunu açığa kavuşturmak için, Double-sided: Belleğin her iki yanında da yonga bulunduğunu ifade eden fiziksel bir terimdir. Dual-banked ise modülün elektriksel olarak iki bellek bankına ayrıldığını ifade eden elektriksel bir terimdir.

    KALAY YADA ALTIN

    Bellek modülleri konnektörlerinde kalay yada altın kullanılır. Altın kalaydan daha iyi nbir iletkendir. Ancak, kalay altından daha ucuz olduğu için sistem üreticileri 1990’ların başlarından itibaren kalay kaplı bellek yuvalarına sahip anakartlar üretmeye de başladılar. Eğer bellek alırken altın ve kalay konnektörlere sahip modüller arasında seçim yapmanız gerekirse anakarttaki bellek yuvalarındaki metal türüne seçim yapmalısınız böylece korozyonu engelleyebilirsiniz.

    TAZELEME HIZLARI

    Tazeleme, bellek yongaları içerisindeki “bellek hücreleri” nin yeniden şarj olması yada enerji ile yüklenmesi sürecine verilen addır. İç yapısına bakıldığında, bilgisayar belleği; herbiri I/0 genişliğinde sıra ve sütunlardan oluşan, tıpkı bir dama tahtası gibi görünen bir yapıya sahiptir. Bu yapının tamamına DRAM sırası yada serisi adı verilir. DRAM, “dinamik” RAM’dir çünkü içerisindeki verileri saklayabilmek için saniyede binlerce kez tazelenmesi gerekmektedir. Tazelenme işlemi yapılması gerekmektedir çünkü, bellek hücreleri elektriksel yükleri taşıyan küçük kapasitörlerin çevresine yerleştirilmiştir. Bu kapasitörler küçük birer pil gibi çalışırlar ve eğer sürekli olarak enerji yüklenmezlerse içlerindeki veriler kaybolur. Bellek serisi üzerindeki veriler okunduğunda bu hücreler in enerjisi tüketilir, bu nedenle veri okunmadan önce bellek hücrelerin de bir ön şarj işleminin yapılması gerekmektedir.

    Her defasında bir sıradaki hücreler tazelenir. Tazelenme hızı terimi belleğin tazelenmesi için gereken zamanı değil, tüm DRAM serisinin tazelenme işleminin yapıldığı toplam satır sayısını belirtir. Örneğin, 2K’lık bir hız seriyi tazeleyen 2,048 adet sıra olduğunu, 4K hız seriyi tazeleyen 4,096 adet sıra olduğunu gösterir.

    Normalde, sistem bellek kontrolörü tazelenme işlemini başlatır. Ancak bazı yongalarda “self refresh/kendi kendine tazelenme ” özelliği vardır. Bunun anlamı, DRAM yongalarının işlemci yada bellek kontrolörü uyarısı olmada n kendiliğinden tazeleme yapan devrelere sahip olmasıdır. Self-refresh özelliğine sahip modüller güç tüketimim belirgin biçimde düşürmektedir bu nedenle özellikler taşınabilir bilgisayarlarda kullanılmaktadırlar.

    CAS GECİKMESİ

    CAS gecikmesi, terimi, bir satırın DRAM yongası üzerinde adreslenmesi için geçen süredir. Gecikme süresi, gecikmenin bir ölçüsüdür, "CL2" CAS gecikmesi faktörü iki saat-devri gecikmeyi ve "CL3" CAS gecikmesi faktörü üç saat-devri gecikmeyi belirtmektedir. SDRAM yongaları ilk üretildiklerinde CL2 gecikmeye sahip yongalar üretmek zordu bu nedenle hala pek çok modül CL3 değerine sahiptir ve CL2 adında özel bir spesifikasyon vardır.

    ISI DAĞITICILARI VE SOĞUTUCULAR

    Bellek bileşenleri hızlandıkça, yongalar daha yoğun hale geldi ve daha küçük plakalar üzerine daha fazla devre yerleştirilmeye başlandı. Artan ısının dağıtılması sorun haline geldi. Bu sorunu çözmek için işlemciler üzerlerine yerleşik fanlar ile sistemlere takılmaya başlandı. Yeni bellek modülü tasarımlarında da, güvenli çalışma sıcaklığı elde etmek için soğutucu yada ısı dağıtıcılar kullanılmaya başlandı.

    SERIAL PRESENCE DETECT (SPD) ve PARALLEL PRESENCE DETECT (PPD)

    Bir bilgisayar sistemi çalıştırıldığında sistem çalışmaya başlamadan önce, bellek modüllerinin doğru çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için modülleri “denetler”. Parallel Presence Detect, gerekli bilgiyi almak için bir diz direnç kullanan geleneksel bir yöntemdir. PPD, SIMM’lerin ve bazı DIMM’lerin tanınmasında kullanılır. Serial Presence Detect, modüle ile ilgili verileri saklamak için EEPROM (Electrically Erasable Programmable Read-Only Memory) yongası kullanır.

    Bir EEPROM yongası (E2PROM olarak da bilinir), değiştirme yapmak için bilgisayardan ayrılası gerekmeyen EPROM’dan farklıdır. Ancak kenid sınırları izin verdiği ölçüde silinebilir ve yeniden programlanabilir.sınrlı bir kulanım ömrü vardır, bu nedenle de yeniden programlanabile sayısı da sınırlıdır.

    SAAT HATLARI (2-CLOCK YADA 4-CLOCK)

    SDRAM bellek, sistem saatinden bellek modülüne doğru giden saat hatlarına ihtiyaç duymaktadır. "2-clock", belleğe giden iki saat hattı, ve "4-clock" belleğe giden dört saat hattı olduğunu belirtir. İlk Intel tasarımları 2-clock idi, çünkü modüller üzerinde yalnızca sekiz yonga vardır. Daha sonraları 4-clock tasarımları geliştirildi, böylece her yonga için daha az saat hattı oluşmaktaydı bu sayede de hatlar üzerindeki veri yoğunluğu azaltılarak verinin daha hızlı iletilmesi sağlanıyordu.

    VOLTAJLAR

    Bellek modüllerindeki gerilimler, daha fazla bellek hücresisin bir arada kullanılmasıyla daha da artmış ve ısı önemli bir sorun haline gelmiştir. Bir çok bilgisayar sitemi standart olarak 5 volt gerilimde çalışmaktadır. Notebook bilgisayarlar, 3,3 voltluk yongaların ilk olarak kullanıldıkları cihazlardır. Ancak ısı sorununun tek sebebi bu değildir, düşük voltajlı yongalar daha az güç harcamaktadırlar ve bunların kullanımıyla pil daha uzun süre kullanılmaktadır. Günümüzde bir çok masaüstü bilgisayarda da 3,3 voltluk bellekler kullanılmaktadır., fakat bunun yanı sıra 2,5 volt gerilime sahip yongalarda geliştirilmiş olup , daha küçük ve daha çok bileşenin bir arada olması söz konusudur.

    COMPOSITE veya NON-COMPOSITE

    Composite ve non-composite terimleri ilk kez Apple Computer tarafından farklı sayıda yonga kullanan aynı kapasitedeki modüller arasındaki farkı anlatmak için kullanılmıştır. Bunu şöyle betimleyebiliriz, endüstrinin herhangi bir alanında yeni bir gelişme yaşandığında eski dönem ile yeni dönem arasında bir geçiş yaşanır, bizim örneğimizde yeni teknoloji ile üretilmiş 8 adet yongaya sahip bir bellek modülü ile eski teknoloji ile üretilmiş 32 adet yongaya sahip bir bellek modülü olduğu kabul edilmiştir. Apple en son teknoloji ile üretilen ve üzerinde daha az yonga bulunan modülü “non-composite” ve eski teknoloji ile üretilen ve üzerinde daha az yonga bulunan modülü “composite” olarak adlandırmıştır. Modül üzerindeki 32 yonga daha büyük yer ve ısı problemi yaratmaktadır. Apple, müşterilerine non-composite modüller almalarını tavsiye etmektedir.

  9. #8
    Genel Forum Yöneticisi
    M4K1F - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Feb 2006
    Mesajlar : 14.010
    ParaPuan
    4.198 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10000
    Tecrübe Puanı Gücü : 500

    Standart



    BELLEK SATIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ

    Bellek satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta belleğin sisteminiz uyup uymayacağı yani bellek uyumluluğudur. Buna ek olarak, ne kadar belleğe ihtiyacınız olduğunu ve elbette buna bağlı olarak, fiyat, kalite, temin edilebilme, satış sonrası hizmetler ve garanti gibi unsurlar önem kazanmaktadır. Bu bölüm; seçiminizi etkileyen bu faktörleri açıklayarak,aklınıza takılan sorularınıza yanıtlar verecek ve en doğru seçimi yapmanıza yardımcı olacaktır. Bunun için bellek almadan önce şu soruların yanıtlarını bulmalısınız:

    *Ne kadar belleğe ihtiyacım var?
    *Sistemimin tanıyacağı/kabul edeceği bellek miktarı ne kadar?
    *Hangi bellek tipi benim sistemime uygun?
    *Anakart üzerinde kaç yuva var ve ben bellekleri yuvalara nasıl yerleştireceğim?
    *Belleğin kaliteli olduğuna nasıl karar verebilirim?
    *Bellek fiyatları hakkında ne bilmeliyim?
    *Bilmem gereken diğer şeyler nelerdir?

    Bilgisayarınız için en uygun bellek modülünü ve yükseltme biçimini öğrenmenin en kolay ve basit yolu “Memory Configurator – Bellek Konfigüratörü” adı verilen uygulamaları kullanmak. Hemen hemen tüm büyük bellek üreticileri kullanıcılara bu uygulamayı sunmakta. Bizim size tavsiyemiz Kingston Technology tarafından hazırlanan “Memory Configurator” uygulamasını kullanmanız.

    UYUMLULUK

    Daha önce de söylediğimiz gibi bellek bileşenlerinin sisteminizle olan uyumu, bellek kapasitenizi yükseltirken göz önüne almanız gereken en önemli etken. Bu bölümde bellek seçimi ve kullanımında bellek konfigüratörü kullanmanın avantajlarından sık sık bahsedeceğiz.

    HANGİ TİP BELLEK BENİM SİSTEMİME UYGUN?

    Sisteminiz için uygun belleği öğrenmenin en kolay yolu, sisteminizle birlikte verilen kullanım kılavuzu ve diğer dokümanları incelemektir. Daha sonrasında ayrıntılı bilgi ve yardıma ihtiyacınız olduğunda ise birçok yerden temin edebileceğiniz bellek konfigüratörlerini kullanabilirsiniz. Kingston ve tüm markalı bellek üreticileri hazırladıkları konfigüratörler ile bellek seçiminde kullanıcılara destek olmaktadırlar.

    Bellek konfigüratörü kullanırken, beş farklı ölçüte göre arama yapabilirsiniz:

    *Sistem üreticisi/model
    *Bilgisayar model adı
    *Bellek modülü parça kodu (örneğin, Kingston, distribütör, üretici)
    *Spesifikasyon
    *Genel bellek türü

    Kingston Memory Configurator uygulamasına ulaşmak için , buraya tıklayınız..

    EĞER SİSTEMİMİ BELLEK KONFİGÜRATÖRÜNDE BULAMAZSAM NE OLACAK?

    Eğer sisteminizi bellek konfigüratörü programlarında bulamadıysanız, ne tür bellek kullandığınız öğrenmek için sisteminizle gelen dokümanları inceleyiniz. Bu dokümanlarda genellikle size gerekli olan bellek hızı gibi bilgiler mevcut bulunmaktadır. Spesifikasyon ölçütü ile arama yaparken uygun belleği bulmak için bu bilgi bile yeterlidir. Eğer hala yeterli bilgiye sahip olamdığınızı düşünüyorsanız size en yakın bilgisayar bayisine başvurabilirsiniz, yada info@asnet.com.tr adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

    KAÇ BELLEK YUVASI AÇIK DURUMDA OLMALI?

    Bilgisayarınızın içinin nasıl göründüğü yada ne kdar bellek takılı olduğu hakkında hiçbir fikriniz olmayabilir. Bilgisayarınızı satın alırken içine bakmış yada kullanım kılavuzunda buluna konfigürasyon şemasını incelemiş olabilirsiniz. Sisteminizin bellek konfigürasyonu hakkında hiçbir fikriniz olmasa bile bellek konfigüratörü programlarını kolayca kullanabilirsiniz. Her sistem için, sistemdeki bellek yuvası sayısını ve temel bellek konfigürasyonu kurallarını gösteren “bank şeması – bank schema” adı verilen diyagramlar bulunur. Sonraki bölümlerde, yuva sayısını belirlemek ve bellekleri yuvalara nasıl yerleştirileceğini anlamak için bank şeması diyagramının nasıl kullanılacağını anlatacağız.

    BANK ŞEMASI NASIL OKUNUR?

    Bank şeması, satır ve sütunlardan oluşan ve sisteminizdeki bellek yuvası sayısını gösteren diyagramdır. Bu diyagram anakartınızın bank yerleşimini kolayca anlamanız için hazırlanmış teorik bir yapıdır. Bu yapı sayesinde bellek modülü satın alırken ve sisteminize modül takarken size gereken konfigürasyon bilgilerini kolayca öğrenebilirsiniz.

    Bir bank şemasında her [__] bir bellek yuvasını göstermektedir:

    Örnek: [__][__][__][__] = 4 bellek yuvası

    Diyagramdaki her sütun bir bellek bankını göstermektedir. Sütundaki " " sembolü bir banktaki bellek yuvası sayısını göstermektedir. Yükseltme işlemi bir defada tek bir bank biçiminde yapılır. Örneğin; eğer her sütunda iki [__] olan dört sütun var ise, yükseltme bir defada iki modül ile yapılacak demektir. Ancak eğer tek bir [__] satırı var ise, yükseltme bir defada tek bir modül ile de yapılabilir.

    Örnekler:

    8 yuva = [__][__][__][__][__][__][__][__]

    (Modüller birer birer istenilen kombinasyonda takılabilir)

    8 yuva (2’şerli 4 bank) =
    (Bir defada iki modül birden takılmalıdır)

    4 yuva (4’lü 1 bank) = (Bir defada dört modül birden takılmalıdır)


    Standard bellek (sisteminize takılı olarak gelen bellek) diyagramda removable – çıkarılabilir yada non-removable – çıkarılamayan olarak belirtilir.

    Removable – çıkarılabilir bellek, bellek yuvalarına takılı halde gelen modüllerden oluşur. Daha yüksek kapasite istenildiğinde bu modüller çıkartılarak yüksek kapasiteli modüller takılabilir. Çıkarılabilir bellek, yanında bir sayı olan “ ” sembolü ile gösterilir: 64 [___] ifadesinin anlamı, birinci yuvada 64MB’lik bir modül olduğu ve ikinci yuvanın boş olduğudur.

    Non-removable – çıkarılamayan bellek, genellikle anakart üzerine lehimlenmiş biçimdedir. Bank şemasında köşeli parantez içerisinde gösterilir: [_64MB_] ifadesinin anlamı, anakart üzerinde yerleşik 64MB bellek olduğu ve iki adet bellek yuvası daha bulunduğudur.

    Eğer sisteminiz konfigüratörde yer almıyorsa, sisteminizde kaç bellek yuvası ve bunların hangilerinin dolu olduğunu öğrenmek için sisteminiz açılırken F1 tuşuna basınız. Eğer sisteminiz destekliyorsa, sisteminizde bulunan bellek yuvalarını, hangi bellek yuvalarının dolu olduğunu ve yuvalara takılı bellek miktarını gösteren bir ekran açılacaktır. Eğer sisteminiz açılırken F1 tuşuna bastığınızda bu tür bir ekran açılmıyorsa, daha detaylı bilgi için sistem kullanım kılavuzunuza bakınız.

    Son çare olarak, bilgisayar kasanızı açıp bellek yuvalarına bakabilirsiniz. (Önemli Not: Bilgisayar kasanızı açmadan önce sistem üreticinizin garanti ve ilgili şartlar ile ilgili uyarıları için sistem dokümanlarını incelemelisiniz). Kasayı açtığınızda belleklerin çiftler halinde takılı olduğu bankları görebilirsiniz. Bank etiketleri bankları tanımanızı sağlayacaktır. Banklar 1 yerine 0’dan başlayarak numaralandırılırlar. Bu nedenle eğer iki bankınız varsa, birinci bank "bank 0" ve ikinci bank "bank 1" olarak adlandırılır.

    BELLEKLERİ YUVALARA NE ŞEKİLDE YERLEŞTİRMELİYİM?

    Çoğu durumda; yeni bellek alırken yapmanız gereken, mevcut belleklerinizi atmanızı gerektirmeyen kalmadan en iyi bellek konfigürasyonunu belirlemenizdir. Bunun içinde bilgisayarınız ilk aldığınızda doğru bellek konfigürasyonunu seçmenizdir. Düşük kapasiteli modüller daha kolay bulundukları ve ucuz< oldukları işçin sistem üreticiler ve bayiler bellek yuvalarına çok sayıda düşük kapasiteli modül yerleştirebilmektedirler. Bir örnekle anlatmak gerekirse, 256MB’lık bir sistem olduğunu kabul edelim. Bu sistem iki ayrı biçimde satılıyor olsun; 128MB’lık iki modül halinde ve 256MB’lık tek modül halinde. Bu durumda doğru seçim ikinci konfigürasyon daha iyi bir seçimdir çünkü hem daha fazla bellek yuvasını boş bırakarak daha yüksek kapasite imkanı sunmakta hem de düşük kapasiteli olmadığı için sisteminizde kullanılabilir. Aksi durumda birinci konfigürasyonu seçmiş olsaydınız, kullanılır durumda tek bir bellek yuvanız olacaktı.

    Bilgisayarınızı aldıysanız ve ilk bellek artırımınızı yapacaksanız, ihtiyacınız olan en yüksek kapasiteli belleği satın almalısınız, özellikle de sadece yeni belleği takabileceğiniz bir yada iki broş yuva varsa bu durum daha da önem kazanır. Şunu da unutmayınız, bilgisayar uygulamaları için gereken bellek gereksinimleri 12-18 ayda bir iki katına çıkar. Yani bugün size çok yüksek gelen bellek kapasitesi bir yıl içerisinde yetersiz gelmeye başlayabilir.

    KALİTE

    Tüm ürünlerde olduğu gibi, bellek kalitesi de üreticiden üreticiye farklılık göstermektedir. Genel olarak büyük ve tanınmış markalara sahip üreticiler tasarım özellikleri, yüksek kalite bileşen kullanımı ve uluslararası standartlara uygun kalite kontrol süreçleriyle yaptıkları yoğun testlerle kullanıcılara güvenilir bellekler sunmaktadırlar. Aynı şeyi düşük kaliteli, düzgün çalışmayan ve sisteminizi yüksek kapasitede çalıştırdığınızda nasıl çalışacakları belli olmayan düşük kaliteli bellekler için söylemek mümkün değildir. İstediğiniz kalitenin ne olduğuna karar vermek için aşağıdakileri göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz:

    1. Satın aldığınız bellek arızalandığında, geri iade için başvuru imkanı var mı? Sorun çözülene dek bilgisayarınız olmadan bir kaç gün bekleyecek zamanınız var mı?

    2. Eğer düşük kaliteli bir bellek kullanıyorsanız, arada bir olacak kesintilere – bilgisayarınızın aniden “kilitlenmesi”, yada mavi ekran gibi – alışmanız gerekecektir. Çalışırken dokümanlarınızı ne sıklıkta kaydedersiniz ve çalışmalarınızı kaybettiğinizde bu size kaça mal olur? Bilgisayarınızı oyun oynamak, e-posta okumak yada İnternet’te gezinmek için kullanıyorsanız bu tür kesintiler siz fazla rahatsız etmeyebilir. Ancak eğer bilgisayarınızı iş için kullanıyorsanız, yaptığınız çalışmaların kaybolması ciddi sorunlara neden olabilir.

    3. Güvenilmez belleklerin getirdiği en büyük tehlike: verilerdeki birkaç bit-in değişmesi yada hatalı okunması yani veri bozulmasıdır. Veri bozulmasının sonuçları, dokümanlarınızda oluşacak yazım hataları yada hesap tablolarınızda oluşacak hesap hataları olarak ortaya çıkar. Bilgisayarınızda yaptığınız işlerin doğruluğu ne derece önemlidir? Burada da yine bilgisayarınızı ne için kullandığınız önemlidir. Çünkü bilgisayarınızı oyun oynamak, mektup yazmak ve İnternet için kullanıyorsanız bu tür hatalar sizin için sorun olmayabilir. Fakat eğer önemli bazı finanssal hesaplamalar yapıyorsanız, verilerinizin ve yaptığınız hesaplamaların doğruluğundan emin olmanız gerekir.

    4. Tüm ürünlerde olduğu gibi ihtiyacınız olan kalite ve dayanıklılık ürünü nasıl kullanacağınıza bağlıdır. Çok yoğun kullanım gerektiren bilgisayar uygulamalarında, bellek ihtiyacı yüksektir. Bu tür uygulamalar, sistem hızına uygun ve güvenilir özelliklere sahip bellekler ile daha iyi çalışırlar. Eğer yazı yazmak gibi hafif uygulamalar yerine çoklu ortam ve benzeri yüksek veri tüketimi olan programlar kullanıyorsanız, düşük kalite belleğinizin hata yapma / arızalanma ihtimali yüksek olacaktır.

    BELLEK KALİTESİNE KARAR VERMEK

    Aşağıda bir bebeğin kalitesine karar verirken göz önüne almanız gereken bazı önemli etkenler açıklanmaktadır:

    TASARIM

    Bellek modülü tasarımcıları, tasarım yaparken, ya kesin olarak belirlenmiş teknik şartlar uyarlar yada maliyeti düşürmek için bazı ödünler verirler. Genel olarak, tasarımını kendisi yapan üreticiler, modül kalitesi üzerinde daha fazla kontrol imkanına sahiptirler.

    BİLEŞENLER

    DRAM yongaları, devre plakaları ve diğer bileşenlerin kalitesi, tüm modül kalitesini önemli oranda etkileyen bir etkendir. Yüksek kaliteli bellek yongaları düşük kaliteli yongalardan %30 daha pahalıdır, ve yüksek kaliteli devre plakaları düşük kaliteli alternatiflerinden %50 daha pahalıdır.

    MONTAJ

    Bellek montajı sırasında etkili olan faktörler tüm bellek kalitesini etkilemektedir. Bileşenlerin doğru işlenmesi, lehim kalitesi gibi etkenler verinin/bilginin, yongadan modüle/modülden yongaya iletimini etkiler. Montaj ve depolama alalarındaki rutubet ve ısı da; bellek bileşenlerinin; çarpılması, genleşmesi yada büzülmesini önleyecek biçimde düzenlenmelidir.

    DOĞRU İŞLEME

    Electro-Static Discharge (ESD), bellek modülü arızalarının en büyük sebeplerinden biridir. ESD arızası, aşırı ve uygun olmayan işleme yapma sonucu ortaya çıkar. Bellek modülleri sadece uygun işçiler tarafından işlenmeli ve işçiler düzenli olarak “topraklanmalıdır”. Modüller nakliye ve satış sırasında ESD ortaya çıkmasını önleyecek şekilde paketlenmelidirler.

    TEST

    Tam olarak test edilmiş belleklerde, çalışma esnasında hata ile karşılaşma olasılığı daha düşüktür. Standart üretim testlerine ek olarak, modüllerin doğru yapılıp yapılmadığından emin olmak için modüller kullanılacakları sistemler ile uyumluluk testleri yapılmalıdır. DRAM çekirdeği güvenilirliği test edilmeli ve modüller yoğun kullanımlı sistemler için “en uygun” hızlarda test edilmelidir. Bazı şirketler bu testlerin tamamını yaparlar bazıları ise sadece bir kısmını yapar.

    FİYATLANDIRMA VE ELDE EDİLEBİLME

    Bu bölümde bellek pazarında oluşan fiyat dalgalanmaları hakkında fikir edinmenizi sağlayacak bilgiler verilmektedir.

    DRAM YONGA PAZARI

    Bellek modülleri DRAM yongaların üretilir, yongalar (“fabs” olarak da adlandırılan) büyük tesislerinde üretilir. Bu işletmelerin kurulumu için iki yıl kadar süre ve büyük miktarlarda yatırım gerekmektedir – işletme başına ortalama 3 milyar dolar. Bu zaman ve maliyet faktörleri, bellek pazarındaki arz ve talep teki dalgalanmalara müdahale etme imkanını etkilemektedir. Yongaya olan talep arttığında, yonga üreticileri genellikle hemen tepki veremezler çünkü daha yüksek üretim yapabilmek için yapılacak kapasite artırım yatırımı yüksek maliyetlidir ve geri kazanç garanti değildir. Özellikler tüm rakipler de aynı anda benzer şeyler yapmakta olduğu için bu karar daha da önem kazanmaktadır. Bu yüzden eğer üreticiler talep artışının geçici olduğunu yada yatırımın kİ¢rlı olmadığını düşünüyorlarsa talep artışının ilk etkisi fiyat artışı olacaktır. Aynı şekilde eğer piyasada arz fazlası varsa bu defa da üreticiler fiyatları olabildiğince “başa baş “ (maliyet=satış fiyatı) noktasında tutmaya çalışacaklardır. Bunun sebebi bir işletmeyi kapatma maliyetinin o işletmeyi düşük fiyatlı ürünler üretip satmasından daha yüksek olmasıdır. Sonuçta eğer işletme yeterince dayanabilirse, kaybettiklerini yeniden kazanma şansına sahip olacaktır çünkü bir süre sonra tüm üreticiler üretimi azaltacaklar ve piyasa dengeye ulaşacaktır.

    BELLEK FİYATLARI NEDEN İNİŞ – ÇIKIŞLIDIR

    Bellek fiyatlarına etki eden birçok faktör vardır. Bunlardan başlıcaları: talep, DRAM üretim seviyesi, piyasadaki mevcut stok, yılın hangi döneminde olunduğu, yeni bir işletim sisteminin piyasaya çıkması ve bilgisayar satışlarıdır. Tüm bu etkenler bellek fiyatlarını farklı zamanlarda birlikte yada ayrı ayrı etkilerler.

    Bellek alırken akılda tutulması gereken yılın bir çeyreğinde alınan bir 256MB modülün bir sonraki çeyrekte aynı fiyatta olmayacağıdır. En pratik yaklaşım bellek fiyatlarını en yakın geçmiş ile karşılaştırmaktır. Fiyat karşılaştırması yaparken doğru ve dengeli karşılaştırma için bellek tiplerini değil de MB başına düşen fiyat karşılaştırılmalıdır.

    Piyasada bir düşüş söz konusu ise bunun “fırsat” yada kalitesiz bileşenlerden kaynaklanan “şanssızlık” olup olmadığına dikkat edilmelidir. Arz fazlası olan bir pazarda, uygun fiyatlı bellek bulma şansınız artar ancak şunu da unutmayın, üreticilerin gelirlerinde düşüş olmaktadır, dolayısıyla test ve diğer yüksek maliyetli üretim süreçlerinde ve malzemelerde bazı kesintiler yaparak zararını dengelemeye çalışacaktır. Bu konuda detaylı bilgi için yukarıdaki “Kalite” bölümünü inceleyiniz.

  10. #9
    touRé
    Yedek Oyuncu

    Standart



    Gerçekten de çok Açıklayıcı olmuş . Açıkçası okuyamadım tam olarak , Teşşekkürler.

  11. #10
    »ѕιмßσу«
    Yedek Oyuncu

    Standart



    bunu kiM okurki başından sonuna kadar???===>hiçkmse

  12. #11
    Emekli Yetkili
    nooxn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi : Oct 2008
    Mesajlar : 5.047
    ParaPuan
    110 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 3080
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Alıntı ● NoFeaR ● Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bunu kiM okurki başından sonuna kadar???===>hiçkmse
    Bilgisayar hakkında bilgi almak isteyen bu dökümanı zevkle okur arkadaşım.
    Bitefight s20 Profilim
    FIFA 12 Aldığım Sonuçlar
    ea.com/ERD1

    My Crysis: ERD1
    Origin ID: ERD1-TR

    Pes 2006 Şampiyonluklarım
    IbRaCaDaBra Cup
    Corleone Cup
    Miras Değil Alın Teri Kupası




  13. #12
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Oct 2008
    Mesajlar : 1.848
    ParaPuan
    2.480 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    ya şöyLe 2 GB DDR RAM var mı biLdignz ya ? :)

  14. #13
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : Nov 2008
    Mesajlar : 7.925
    ParaPuan
    0 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 58
    Tecrübe Puanı Gücü : 59

    Standart



    Çok yararlı bi konu olmuş eline sağlık...

  15. #14
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Nov 2008
    Mesajlar : 1.876
    ParaPuan
    0 [işlem yap]
    Tecrübe Puanı 834
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    MEKATRONİK bolumu okdugum içim elektronik e elim yatkındır.Flash bellek yapmayı düsünüyorum tabi ufak kapasiteli 1 mb en fazla

    Xfire:artalas10
    Skype:l1ckartalas
    Teamspeak3:ts8.teamspeak3tr.com:4905

    Facebook
    Twitter

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Turnuval 2013