Bir konuştu pir konuştu


Genelde medyaya çıkmaktan kaçınan Aziz Yıldırım'ın NTV'de sözlerini sakınmadan yaptığı açıklamalar ve futbolcularını açık açık tehdit etmesi spor gündemine bomba gibi düştü.




Röpotaj vermekten, medyaya konuşmaktan ısrarla kaçınan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, orucunu önceki akşam NTV’ye bozarken, çok çarpıcı sözler sarfetti. Şampiyonluk şanslarının ne kadar olduğu yönündeki bir soruya, “Kimin ne kadar şansı varsa, bizim de o kadar var. 22. haftadan sonra lig şekillenir. Beşiktaş derbisi sonrası ligde nereye gideceğimiz belli olur” yanıtını veren Aziz Yıldırım, 12 yıllık başkanlık döneminde ilk kez bir televizyon kanalından futbolcularına seslendiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

‘Hesaplaşmalar yaşanır’

“Sahada kalplerini, yüreklerini ortaya koymalılar. Hak ettiklerini hak etmeli, camianın beklentilerini de karşılamalılar.Bu yapılmazsa, sezon sonunda hepimiz ortak bir noktada olamazsak, geçmişte olduğu gibi hesaplaşmalar yaşanır ki, bundan zararlı çıkan futbolcular olur. Neden? Çünkü burası büyük bir camia. Büyük camiada olmak onu yaşamaktır, o formanın hakkını vermektir. Onlardan bunu istiyorum.” Kendisi ve yönetici arkadaşlarının şampiyonluğa odaklandıklarını ifade eden Aziz Yıldırım, futbolcularına bir kez daha mesaj gönderdi: “Şampiyonluğa inanmasak, oyuncu bazında başka türlü operasyon yapardık. Ben, bu kadroya inanıyorum. Benim inandığım kadar bu kadro da kendisine inanıyorsa, şampiyon oluruz.”

‘Gün birlik-beraberlik günüdür’

Elimizdekilerden daha iyi oyuncu varsa ve Aykut hoca da isterse, bizler alırız. Tuncay Şanlı’yı isterse, onu da alırız. Niye ‘almayız’ diyeyim ki. Tuncay’a bu kapı niye kapalı olsun. Aykut hoca kimi isterse, yönetim olarak kendisine yardımcı oluruz. Ama ben, ‘şu oyuncuyu alalım, bunu almayalım’ demeyeceğim, Taraftara da seslenen Fenerbahçe Başkanı, “Birlik ve beraberlik olma zamanıdır. Küsmek yok. Taraftar, ilk maçla birlikte büyüklüğünü göstermeli” dedikten sonra, başarısız olunduğunda sadece başkan ve teknik direktörlerin kötü olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının yanlış olduğunu dile getirerek, “Futbolcuların hiç mi suçu yok. Kamuoyu, niye onlarla ilgili yorum yapmaz. Bu yorumlar yapılmadığı için onlar da kendilerini kenarda tutuyor. Oyuncuyu alıyoruz, sonra geldikleri yeri unutuyor. Buraya geldikten sonra daha çok çalışmaları lazım. Gelen, burayı son durak olarak görüyor.

Burada sıkıntı var. Profesyonellik ayrı birşey. Gereklerini yerine getireceksin. Çünkü burada para kazanıyorsun. Emeğinin karşılığını aldığına göre, iş ahlakı olması lazım. Maalesef bizim oyuncularda böyle sıkıntılar var” diye konuştu.

‘Hazmedemiyorum’

U-17 maçında genç futbolculara saldıranların ceza görmesini beklediklerini ancak yaptıklarının yanlarına kâr kaldığını kaydeden Yıldırım, “Başka şey yapacak olursak, onların kurallarıyla oynamış oluruz. Bunu hazmedemiyorum. İçimde fırtınalar kopuyor. Bu fırtına inşallah durur. Çok sinirliyim. Bizi üzen ve sinirlendiren ama bir şey yapmamız gerektiğini bilirken, yapmadığımız bir durumdayız” dedi.