Fenerbahçe kaptanı Alex de Souza tüm merak edilenlere yanıt verdi. F.Bahçe'den ayrılacak mı, teknik direktör olacak mı, şike soruşturması, Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman Sivasspor maçındaki kırmızı kartı ve dahası.. İşte Alex...




Fenerbahçe kaptanı Alex de Souza Lig Tv Futbol Gündemi'nde canlı yayında soruları yanıtladı. Brezilyalı yıldızın açıklamalarını Ajansspor.com derledi.

-“Atatük örnek alınacak bir insan”-
Alex öncelikle 10 Kasım nedeniyle Büyük Önder Atatürk hakkında mesaj vererek yorumlarına başladı. Deneyimli futbolcu “Dünya tarihine baktığınızda en büyük isimlerden biri Atatürk.Vizyonu, hayat görüşü ve bunları uygulamasıyla örnek alınacak bir insan. Türk tarihinde yer etmiş bir insan. Bugün Atatük’ün kaybedildiği tarih olduğu için üzüntülü bir gün.. Bu nedenle en iyi şekilde anılması gerektiğini düşünüyorum, çünkü dünya tarihinin en önemli isimlerinden biri” dedi.

-Türkiye - Hırvatistan maçı yorumu-
Türkiye’nin Hırvatistan play off maçlarını da değerlendiren Alex, “Zorlu iki play off maçı olacak. İki ekip de birbirinden kaliteli. Türkiye’nin İstanbul’da oynayacağı maç büyük etken oluşturacak. Umuyorum ki güzel maçlar çıkartır ve Avrupa Şampiyonası’na gider” dedi.

Türkiye’nin takım olarak, kolektif anlamda son dönemde istenilen düzeyde olmadığını gözlemlediğini ifade eden Alex şöyle devam etti; “Mesela grup maçlarında kimin ikinci olacağı stresi oyuncuların ve ülkenin üzerindeydi. Bu durum, oyuncuları etkiledi ve oyuna yansıdı. Ama ikinci olma hedefi başarıldı. Bu grup stresi gitti ve tek bir rakiple oynanacak iki maç var. Stres olsa da gruptan farklı bir baskı olacak. Kollektif olarak daha iyi oynayacağını düşünüyorum Türkiye’nin”..

Hırvat milli takımının çizgisini korumaya çalışan bir ekip olduğunu da ifade eden Alex sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa’nın çeşitli ülkelerine dağılan kaliteli oyuncuları olan, takımı iyi tanıyan bir teknik adama sahip bir takım Hırvatistan. Kaliteli bir ekip. Ben Türkiye’den ‘biz’ diye bahsedeceğim. Bizim alacağımız ilk maçın sonucunun play-off’un seyrini değiştireceğini düşünüyorum. Türk milli takımının kiminle oynarsa oynasın, başa baş mücadele edeceğine inanıyorum”.

-“Daha iyi oynayabiliriz”-
Ligin 10 haftalık analizi yapması istenen Alex, bu konuda sadece Fenerbahçe’den bahsetmek isteyeceğini söyleyerek; “İnişli çıkışlı bir dönem olabilir ancak lider olmamıza rağmen daha iyi oynayabiliriz. Bazı oyuncuların alışkın olduğumuz performansına dönmesiyle -ki bu zaman alacaktır- daha iyi bir performans göstereceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Geçen seneki performanstan dolayı taraftarların kendilerine sonsuz kredi vermesi yönünde görüş olabileceğini kaydeden Alex; “Ancak geçen seneyi ele aldığımızda ikinci yarı başındaki Antalyaspor maçına kadar sıradan bir takım görüntüsü veriyorduk. İnişli çıkışlı bir grafiğimiz vardı, bazen mükemmel oynarken bazen yerlerde performans gösterdik. Antalya maçından sonra istikrar yakaladık oyun anlatışımızı sahaya yansıttık. 9 puan gerideyken şampiyon olduk. Malum söylentiler yüzünden taraftar ve camianın daha fazla bağlılığı ortaya çıktı. Taraftarın sevgisi, saygısı geçen sene ile aynı şekilde devam ediyor, ama bağlılıkları bu olaylardan dolayı arttığını söyleyebiliriz” dedi.

-“Fenerbahçe’de oynayana motivasyon gerekmez..”-
Bu ortamda oyuncuları motive etmekte zorlanıp zorlanmadığı sorulan Alex; kimseyi motive etme ihtiyacı hissetmediğini belirterek; “Bu ortamda ve Fenerbahçe’de oynayan futbolcu için motivasyona ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. O formayı giymek zaten bir motivasyondur. Armanın kendisi, tarih, kulüp, camianın büyüklüğü o futbolcu için ayrıca motivasyondur. Futbolcu bu ağrılığı kaldıramazsa ya mesleğini değiştirir, ya da Fenerbahçe gibi büyük bir kulübü tercih edemez. Ben armanın motivasyon olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

-Gökhan Gönül’le kavga ettiği iddiası-
İletişim ile sıkıntıları aşmaya çalışan bir kaptan olduğunu da kaydeden Alex, Gökhan’la kavga haberlerini yorumladı ve “Kaptan olduğum sürede bir çok noktada, arkadaşlarıma müdahale etme konuşma ihtiyacı hissettim. Gökhan’la ilgili konu kavga olarak çıktı. Bir çok kez kendisiyle oturup konuşmuşluğum, bazı şeyleri daha iyi yapmamız gerektiğini anlatmışlığım vardır. Örnek vermek gerekirse, Sivas’ta şampiyonluk kazandıktan sonra müthiş bir şölen havasında Gökay’ı yanıma çağırdım ve bir şeyler anlattım, anladığını da umuyorum. O anda söyleme ihtiyacı hissettim. Recep Niyaz’la da Bolu’daki kampta konuştum, bunu uyarı anlamında da yapabilirim. Ancak saha dışında sesim yükselmez. Kaptanlık sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum. Bu sadece benim değil, diğer deneyimli futbolcular ve hocamızın da yaptığı bir iş” dedi..

Semih, Selçuk, Gökhan, Emre ve Volkan gibi isimlerin de deneyimli ve yaş olarak herkesin saygı duyması gereken insanlar olduğunu belirten Alex şunları kaydetti; “Sadece tecrübe ve yaşından dolayı birinden bir şeyler almazsınız, ufacık bir çocuk size bir duygu verebilir. İlla bilgi, illa birilerinin size bir şey öğretmesine gerek yoktur. Bir çocuğun size kattığı bir duygu bile sizi yükseltebilir. Herkes geçen sene birbirinden bir şeyler aldı, ruhunu koydu ve başarı geldi. Mamodou ve Lugano gibi savaşçı futbolcuların yokluğu bu nedenle takımı etkiliyor. Ama bu yoklukta takım içinde kimden ne alırsak faydadır. Kiminin bilgisi, kimimin duygusu”..

-“Kararı ben vermiyorum”-
Aykut Kocaman’la aralarında sporcu - antrenör ilişkisi olduğunu belirten Alex, “Şunu belirtmem gerek; saha içerisinde en iyi şekilde görevimi yapmakla yükümlüyüm. Karaları veren Aytkut Kocaman. Bazen saha içi kararlarında etkin olduğum haberleri çıkıyor. Böyle bir şey olamaz. Ben Aykut Kocaman’ın öğrencisiyim, saha içindeki yardımcısı olarak görüyorum kendimi. Saha içinde ve dışında nasıl yardımcı olursam olabileceğimi kendisine de söyledim” ifadelerini kullandı.

-G.Saray’a karşı gol sevincini Mehmet Topuz engellemiş..-
Türkiye’de en beğendiği golünü Erciyesspor’a attığı gol olduğunu açıklayan Alex, “En çok sevinip kutlayacağım golüm ise Mehmet Topuz tarafından engellendi. G.Saray maçındaki golü o kadar kutlamak istiyordum ki ancak Mehmet Topuz ısrarla beni tuttu .. O ve Lugano, takımın iki delisi kutlamama engel oldular. 87. dakikaydı ve o saatten sonra da kutlanmazdı” dedi.

-“Gitmek isteyen gönderilmeli”-
Lugano, Santos ve Niang’ın gidişi hakkında da yorumlar yapan Alex, “Kontrat ve gidip kalmayla ilgili durumlar aile ile konuşulması gereken şeyler. Oyuncularla bu konuda görüşmem, bu kişisel bir karardır. Lugano ile daha önce konuşmalarımda, bir farklılık yapması gerektiğini, gidebileceğini söylüyordu. Nereye gideceğini söylemedi ama bir teklif geldi ve reel şeyler olunca karar verdi. Andre’nin gidişi hızlı oldu. Arsenal’den teklif geldi, gece konuştum ve sonrasında gittiğini öğrendim. Mamodou’ya teklif vardı, bir karar verdi ve gitti. Kişisel kararlarda oyuncularla konuşma gibi insiyatifim olmuyor. Eğer bir oyuncu kulübü gözünden o kulübü çıkarmışsa, ondan verim alınamaz. Bu noktadan sonra iki taraf için de karşılıklı oturup yolları ayırmak daha doğru olur” dedi.

-Sivasspor maçındaki kırmızı kartı-
Kırmızı kart gördüğü Sivasspor maçını da yorumlayan Alex “Sivasspor maçında Alex de sahada olsa Fenerbahçe o maçı kaybederdi. O gün saha içinde rakibine gücünü hissettirmeyen bir takım vardı. Bekir ve Yobo dışında performansının altında olan bir takım vardı. Yani bence Alex de olsa Fenerbahçe o maçı kaybederdi” dedi.

PFDK’dan ceza alama kararı beklediğini de itiraf eden Alex, “Takım arkadaşlarıma destek vermek ve ufak da olsa beklentimiz olduğundan dolayı Sivas’a gittim. Ama karar çıkmadı.. Ben de arkadaşlarıma destek verdim” dedi.

O pozisyonda öncelikle hakemin önünde bir futbolcu olduğunu düşündüğünü kaydeden Alex, “Daha sonra televizyondan izleyip hakemin 2 metre ödümde olduğunu görünce kafamda hakemin hata yaptığının imzası atıldı. Bazen hataların dönüşü olmuyor, bundan da ben zararlı çıkan taraf oldum” dedi.

O maçta locada oturmasını da değerlendiren Alex şunları kaydetti;
“Futbolda bir çok maç kaybettim, kötü anlarım oldu ama hepsi futbolun doğallığı içinde oldu. Kazanırsınız kaybedebilirsiniz, spor içinde kaldığı sürece bunlar doğaldır. Benim için en zor maçlardan biri oldu, bir maça başlayıp tribüne gittim . O an ilk olarak iki maç ceza alacağımı düşündüm, o maç da dahil 3 maç ceza almış olacaktım; hiçbir şey yapmadan ve hak etmeden. Çıktıktan sonra, Caner, Mehmet Topuz, Emre, Cristian ekstra mücadele veriyorlardı. Onların mücadelesini görünce daha çok üzüldüm. Önümüzde Sivasspor maçı vardı ve bu kadar üstün perfprmanstan sonra toparlanma dönemi ve hemen çıkmaları zordu. Bahane olmamakla birlikte Sivas maçında bunun etkilerini gördük. Yani bir yanlış kararın bir takımı nasıl etkileyeceğinin göstergesiydi bu. İkinci yarı o nedenle locada çok sıkıntı yaşadım”.

-“Sahada beni en çok sinirlendiren..”-
Bir pozisyon sonrası saha içinde Stoch’a sinirlenmesi hakkında sorulan soruya ise Alex şu yanıtı verdi;
“Futbol içinde en sinirlendiğim şey, futbolcuların zor olanı yapmaya çalışması. Saha içinde başarı basit olanı yapmaktır. Stoch’un o pozisyonda sırtı kaleye dönüktü ve ben ve Sezer müsaittik. Stoch dönüp tercihini vurmaktan yana kullanmasa bana ve Sezer’e pas verse basit ve doğru kararı vermiş olacaktı. Zor olanı seçip vurdu ve başarısız oldu. Stoch için kişisel olarak söylemiyorum ama futbolcularda beni en çok sinirlendiren bu; zor olanı yapmak. Sahada kolay olanı yapmak lazım. Bunun haricinde herkes sorumlulukları çerçevesinde istediğini yapmakta serbest. Ama babamdan ve hocalarımdan öğrendiğim; sırtın kaleye dönükse kaleyi görenlere top atmak daha doğrusu olacaktır. Basite kaçmak futbolda daha doğru karardır”.

-Gidecek mi?-
Coritiba taraftarlarının “Gerçek İmparator Alex” bestesi ile kendisini çağırmasını da yorumlayan Alex, “O besteyi Coritiba bestelerini yapan kişi, ben gitmeden yapacağını söylemişti. Son zamanlarda üstünde durulan bir konu oldu. Duygularımla oynamak için bu konuda sona yaklaşmışlar. 34 yaşındayım şu anda. Daha önceki düşüncelerimde, 34 yaşımda çoktan futbolu bırakmış, evime yakın parkta gezinirim diye düşünüyordum. Ancak şuan gayet iyi maçlara çıkıyorum, maçların sonrasında toparlanma dönemimi iyi geçiriyor ve iyi hissediyorum, yaşantım bana ne getirir şimdi söylemem zor” dedi.

-Teknik ekipte olacak mı?-
Alex teknik ekipte yoluna devam edip etmeme kararı hakkında da konuşarak, “İlerisi için teknik direktör olur muyum olmaz mıyım bilmiyorum. Anı yaşıyorum. İleriye bakmam gerekirse, 2013 yılına kadar kontratım söz konusu. Sene başı geldiğinde ailemle bakacağız. Kulübüm benimle devam etmek istiyor mu, ben futbola devam etmek istiyor muyum diye. Tabii durumum müsaade ediyor mu diye buna.. Daha buna karar vermeden teknik direktör olup olmayacağıma henüz karar vermedim. Çoğu insan İstanbul trafiğine laf eder ama ben çoğu zaman düşünecek vaktim olduğu için trafikte mutlu oluyorum. Bayramda trafikte çok kaldığım için ilerisi için düşünecek zamanım oldu”.

Alex bu konudaki yorumuna şöyle devam etti;
“Aslında bu son dönemde benim hayatımda en çok konuşulan şeylerden bir tanesi. Eşim ve Samet ‘bir tek sen olmayacağını söylüyorsun ama bir gün orada olacaksın, sen de bilmiyorsun’ diyorlar. Teknik direktör olmanın kolay olmadığını düşünüyorum. Aykut Kocaman’ın bu sene aldığı yük öyle böyle değil.. Bu sene saha içinde çok büyük sıkıntılar yaşanırken takımı hazırlamasında herkesin büyük payı olsa da, ben en büyük payı Aykut Kocaman’a veriyorum. Bir de herkes bir gün benim teknik direktör olacağımı söylese de, bir günden ötekine gel Fenerbahçe’ye teknik direktör o denmez insana. Bunu hak etmek lazım. Ben bunun zaman alacağını düşünüyorum”.

Aziz Yıldırım'a ziyaretinde kendisini her zamanki gibi güçlü gördüğünü de ifade eden Alex "Aziz Yıldırım'ı ziyarete gittiğimde Her zaman yanında olduğumuzu söyledim. Bir insanın özgürlüğünün olmaması çok büyük bir sıkıntı. Ama ziyarette beni şaşırtmadı. Hayatı boyunca gördüğümüz o güçlü yapısı aynen devam ediyordu. Ben de elimden ne geliyorsa yapacağımı söyledim. Umarım ki en kısa sürdece başkanımız özgürlüğüne kavuşacak."

-"Şampiyonluğumuzu kimse alamaz"-
Alex şike soruştması hakkında da konuştu ve şunları kaydetti; "Futbolla yaşayan insanlarız. Böyle polisin, politikacıların yetkisinde olan şeylere alışkın değiliz. Ne yapılırsa yapılsın benim bilincimden, benim elde ettiklerimden şampiyonluğumuzu kimse alamaz, hiçbir maçın kolay olmadığı bir süreçte, sadece bir maçı değerlerine göre nispeten kolay kazandık. Ama onun haricinde her maçını alın terimizle kazandığımız bir şampiyonluktu. Bu şampionluğu kimse elimizden alamaz. Çünkü sonuna kadar hak ettiğimiz bir şampiyonluktu".

-Zico-
İdolünün Zico olduğunu kaydeden Alex, "Zico'nun teknik direktörken en iyi yaptığı şeylerden birinim herkesi sahaya istekli gönderebilmesi olduğunu ifade ederek; "Birçok teknik adamın eksiğidir bu. Zico bunu yapabiliyordu. Ayzı zamanda futbol takımlarında sıkıntılardan biri yabancı oyuncuları elinizde tulabilmenizdir. O zaman takımda birçok Brezilyalı vardı. Brezilya'da sokakta bile her hangi birine Zico deseniz hayranlığın ısunardı. Zico bu nedenle yabancıları rahatça elinde tutuyordu" dedi.

-Aykut Kocaman-
Zico'nun yabancılar üzerindeki etkisinin Aykut Kocaman için de Türkler üzerinde olduğunu kaydeden Alex, "Türk insanı onu daha iyi tanıyor, Kocaman'ın ismini biliyor. Zico'nun yabancılar üzerindeki ektisi Aykut Kocaman'da da Türkler için var."

-Lugano-
Lugano'nun burada kaldığı sürece ileride özleyeceğini söylediği 3 şey olduğunu kaydeden Alexi, bunları da şöyle açıkladı; "Birincisi çaydı, hiç elinden düşürmezdi. İkincisi taraftarın maçtan önce yaptığı lay lay tezahüratıydı. Üçüncüsü de çoğu insan İstanbul trafiğini eleştirir ama o da benim gibi İstanbul trafiğini özleyeceğini ve daha kötülerini gördüğünü söylerdi".