Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Yazarlar Fenerbahçe hakkında ne düşünüyor?

  1. #1
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jul 2010
    Mesajlar : 6.605
    Tecrübe Puanı 1010
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart Yazarlar Fenerbahçe hakkında ne düşünüyor?





    Ali Ece, 2 Kuyt Daha Lazım!, Akşam

    Cumartesi 12:30-14:15 arasında Aykut Kocaman dünyanın en meşgul insanlarından birisiydi. Kurmaylarıyla Spartak - Rubin maçını izlerken bir yandan da kafasında dün geceki maçı defalarca oynuyordu. Ne de olsa bir hafta arayla derbide Dinamo'yu 4-0 yenip şampiyonluk yarışındaki rakiplerinden Zenit'e 5-0 yenilen Spartak'ı çözmek kolay iş değil. Kocaman'ın 4 merkez orta saha profilli oyuncuyla Spartak'ı ortadan pasifize etme stratejisi teorik olarak doğruydu. Pratikte bu strateji oyunun temposunu Fenerbahçe lehine ayarlamak bağlamında uzun süre başarılı oldu. Spartak ilk yarıda Rubin maçının son yarım saatindeki gibi ortadan hücumlarda 5. vitese çıkamadı. Bu plan, Spartak'ın en büyük dezavantajı olan savunmadan Pareja hariç kimsenin top çıkaramaması karşısında zaman zaman etkili bir hücum pres yapmasını da sağladı. Özellikle ilk yarının sonlarında o kapılan toplarda Stoch ve Alex gibi kontralarda direk dikine gidebilen iki yıldızının eksikliği, Fenerbahçe'nin gol bulamamasına sebep oldu. Sow geçtiğimiz sezonki gibi takım savunmasında sola yardım ederek oynarken, Kuyt'a da harika bir asist yaptı. Ancak önünde %100 bir gerçek orta sahanın solu olmayan Hasan Ali, McGeady ve Makeyev'in duble bindirmelerinde yalnız kaldı ve çok yıprandı. Maalesef orta sahadan devşirme birçok bek oyuncusu gibi Hasan Ali'nin de en zayıf yönü ters kademeleri. Emenike'nin golünde de bu ters kademe hatasına ofsayt çizgisi hatası eklenince Fenerbahçe kolay bir ilk gol yedi. Normalde kudretli bir orta saha oyuncusu olan ama Emery'nin mecburiyetten sol bek oynattığı Kombarov'un ayağından gelen gol ise son zamanlarda Fenerbahçe takım savunmasının en kötü huyundan kaynaklandı: Fenerbahçe duran toplar ve yan topları savunurken bazı oyuncular alan savunması, bazıları ise adam markajı yapıyor; ortaya çıkan akort bozukluğu ise yenilen 2. golün en büyük sebebiydi. Fenerbahçe'nin savunma ve orta saha hatlarında da birer Kuyt'ı olsaydı her şey daha güzel olabilirdi.

    Uğur Meleke, Saygıyla Korku Karıştı, Milliyet

    Sezonun beşinci resmi maçında Fenerbahçe (kazandığı Vaslui maçı da dahil) en tutarlı oyununu oynadı. Mehmet Topal kendi pozisyonundaydı, daha önce Valencia’da oynadığı gibi 4’lü savunmanın önünde tek kesici rolü üstlendi. Topal’ın önünde Valencia’da Banega-Costa veya Feghouli-Costa gibi ikililer olurdu; Fenerbahçe’de o ikili Topuz-Selçuk’tu. Ki, özellikle Selçuk gerek kazandığı kritik toplar, gerek goldeki katkısıyla (benim gibi) onu beğenmeyenleri mahcup etti. Moskova’da baklava dilimine benzeyen orta saha dörtlüsünü Cristian tamamladı, İstanbul’da bu defansif üçlünün önünde pekâlâ Alex olabilir. Netice fena değil, İstanbul’da 1-0’ın avantaj hanesinde olması kabul edilebilir; dolayısıyla Moskova’da Alex’in hiç dakika almaması üstünde de fazla durmayacağım. Ama en azından şunu eklemek lazım: Bu defansif diziliş Spartak Moskova’ya karşı kabul edilebilir, ama Elazığ’a karşı çift ön liberoyla oynamak kabul edilemez. Fenerbahçe’nin rakibi kim olursa olsun onlara saygı duyması doğal, ama bir büyük takımın saygıyla korku arasındaki ince çizgiyi de geçmemesi gerek. Takım savunmasını gayet iyi uygulayan Fenerbahçe’nin, Kombarov’un kanat bindirmeleri ve Emenike gücü karşısında sorun yaşaması da normal. Zira geçen sezonun sol stoperi Yobo, Egemen’in gelişiyle sağa geçti. Maçın yıldızı Kombarov da oradaki uyumsuzluğu iyi değerlendirdi. Emenike zaten her takımın sol savunmasını test eden tutulması zor bir santrfor. İki sezon önce Karabük formasıyla Yobo-Santos’u çok zor durumlara düşürmüştü. Bu kez de H.Ali-Egemen ikilisine zor bir gün geçirtti Nijeryalı... Fenerbahçe’nin bu savunma dörtlüsünün hafta sonu Antep karşısında uyumlarını artırarak Spartak rövanşına hazırlanacağı düşünülürse, Şampiyonlar Ligi için bir kademe daha umutlanıyorum ben. Kuyt-Sow uyumu önemli bir koz. Bu durumda Aykut Hoca İstanbul’da da baklava dilimi orta sahasından vazgeçmeyebilir, ama bence bu baklavanın ucuna pekâlâ Alex eklenebilir. İstanbul’da, Fenerbahçe’nin mutlak gole ihtiyacı var ve Alex 9 yıldır bu ihtiyaçları karşılamaya en yakın adam...

    Ali Sami Alkış, Alex Oynasaydı Neler Olurdu?, Star

    Aykut Kocaman’ın “Alex’siz Fenerbahçe” saplantısını anlamakta zorlanıyorum. Benim gibi bir çok Fenerbahçeli de, Alex’i sahada görmek istiyor. İlla da koşmasını gerektirecek acil bir durum yok. Adam durduğu yerde bile; yaptığı 20 işin 19’unu doğru yapıyor. Siz Alex’in kel alaka işler yaptığını gördünüz mü? Bana sorarsanız; uyku tulumunu giyip sahanın bir köşesinde kestirsin. Ara-sıra uyanıp oynaması bile yeter. Onu sahada görmek isterim. Alex’i ilk 11’den kesmenizin Fenerbahçe’ye belirgin bir yararı olmadı. “Oyunun temposunu düşürüyor” dedikleri adam yoktu da, Fenerbahçe tay gibi mi koştu? Hayır, koşmadı ama koşturtmadı. Spartak Moskova elbette Fenerbahçe’den daha baskılıydı ama, bize karşı ilk yarıda büyük bir üstünlük kuramadı. Sarı-Lacivertliler bir ölçüde kontrol altında tuttukları rakibine karşı; sürekli yan ve geri pası yapmasalardı, durum daha farklı olabilirdi. Temponun yüksek olmadığı maç, tam da Alex’in yararlı olacağı kıvamdaydı. Hiçbir şey yapmasa, Kuyt’ı beslerdi. İlk yarıda kimse Hollandalı’yı besleyemedi. Çocuk bu devrede avare avare ortada dolaştı. İkinci yarıda topla buluştuğunda neler yaptığını gördük. Devreyi Mehmet Topuz’un çalımlarla sokuluşu ve Sow’un pek etkili olmayan yarı volesiyle tamamladık. Sarı-Lacivertli ekip panik futboluna kapılmadan oynadığı soğukkanlı futbol, oyunu dengelemeye yaradı. Ancak ikinci yarıda biraz açılıp, Baroni’nin kafasıyla pozisyon da buldu ama; bu açılma isteğini Emenike çok çabuk cezalandırdı. Sow, kaleye şut çekeceği yerde kafayla Kuyt’ı görünce, beraberlik çabuk geldi. Ama 1-1’i fazla tutamadık. Fenerbahçe’nin en beğendiğim tarafı baskı yediği anlarda bile, soğukkanlılığını kaybetmemiş olmasıydı. Savruk ve dağınık değildi. Tekrar söylüyorum; 2-1’lik avantajlı skor Alex olmadığı için gelmedi. Tam aksine o olsaydı maç lehimize bile bitebilirdi. Kanarya’nın yalnız bu sezon için değil; son 4-5 sezonun en iyi transferi olan Kuyt’ın yükselişi rövanş için de ümidimizi arttırıyor. Biz bu Spartak Moskova’yı, yenebilecek güce ve inanca sahibiz.

    Ersin Düzen, Tur İçin İstikrar Şart, Vatan

    Aykut Kocaman, sahaya çıkardığı kadro ile rakipten çekindiğini ve beraberliği planladığını gösterdi. Kimileri bunu korkaklık olarak değerlendirebilir ama çift eleminasyonlu maçlarda bu tür stratejilere saygı duyuyorum. Alex’in yokluğunda Baroni o göreve soyunmuştu ama beni şaşırtan Aykut Hoca’nın elinde Caner, Krasic, Stoch gibi kanat oyuncuları varken o bölgede Sow’dan medet ummasıydı. İlk 15 dakika önde basan, koşan ve mücadele gücü yüksek bir takım izledik. S.Moskova savunması oyun kuramayınca rakibi uzun toplara zorladık. Ancak, top rakipteyken işini iyi yapan F.Bahçe, top kendisine geçtiğinde kıymetini bilemedi. Zorluk derecesi yüksek maçlarda şahit olduğumuz ‘F.Bahçe sakinliği’nin yerinde yeller esiyordu! Sahada oyunu dinlendirebilecek, pas yapacak, takımı set halinde hücuma çıkartacak bir oyuncu yoktu. O an muhtemelen herkes Alex’in kulaklarını çınlattı. Panikle verilen paslar yüzünden, 15’ten sonra oyunun kontrolü S.Moskova’nın eline geçti ve herkes diken üstünde oturmaya başladı. Rakip, göbekten neredeyse tek pozisyon dahi bulamazken bu kez kanatlara inmeye başladı. 39’da G.Gönül’ün kademeye girip net golü önlemesini Hasan Ali tekrar tekrar izlemeli. İyi niyetle ileri çıkıp, ataklara destek verebilir ama asli görevinin savunma olduğunu unutuyor. Emenike’nin golünde geç kaldı! Hata yapıyorlar! İkinci yarı Kocaman, Sow’u öne çekerek geç kalmış bir hamle yaptı ve karşılığını da aldı. Senegalli, harika bir asist yaparken, Kuyt sezona damga vuracağını yine gösterdi. Ancak 2. gol hem erken geldi, hem de alan savunmasının F.Bahçe’nin başına sıkıntı yaratacağının sinyalini verdi. 2-1, kötü skor değil. Kadıköy’de farklı bir kadro sahada olacak. Rakip de elenmeyecek bir takım değil. Rusya Ligi’ndeki maçlarında izlediğim kadarıyla kalesinde baskı gördüğünde, basit hatalar yapıp, kolay gol yiyen bir ekip. Tek avantajı savunma arkasına sarkabilecek ve başınıza bela olabilecek iki oyuncusunun olması. F.Bahçe, maç içindeki istikrarsız futbolundan acilen kurtulmalı. Bunu sadece dün akşam değil, geçmiş maçlarda da gördük. İlk 15 dakikalık bölümü genele yayarsa turu geçer.

    Gürcan Bilgiç, İçlerindeki Düşman!, Sabah

    Hem rakibin, hem de Fenerbahçeliler'in ezberini bozan bir on bir vardı sahada. Rakibin her özelliğinin analiz edildiğini ve tüm kapıların titizlikle örüldüğü bir taktik disiplin ile Aykut hoca takımı sahaya çıkardı.
    Spartak'ta yüzünü rakibe dönen her oyuncu üç- dört pas alternatifiyle karşılaşıyor. Rus takımı kalabalık ve etkili hücum etmeyi beceren ve bu özellikleri tüm oyuncularıyla barındıran bir takım. Bu nedenle önce maçı kontrol edip, düzeni kendi adına değiştirme fikrini, "korktular" diyerek yorumlamak, çok basit ve yanlış olur.
    Yıllardır şikayet edilen, "Farklı olamamak" değil miydi. Rakipler değişiyor ama takım, taktik veya görevler hep aynı kalıyordu. Özelliği olan bir maçta bile olsa, kaleci hariç 10 oyuncusunu sahanın her yerine koşturan, tüm takıma da limitleri ölçüsünde yaptırmayı başaran bir oyun vardı. Her şey bir tarafa, rakip kadar, takımın özgüven problemi ile de boğuşuyor Aykut Kocaman. Sürekli olarak "hata yapacağım" korkusu ile topa gitmeyen, topla buluştuğunda da kararsızlık yaşayanlar var. Moskova'da her geçen saniye, "içindeki düşmanı" da yenmeyi başardı bu oyuncular. İki takımın tartısını, birbirini ölçüp- biçmesini sahada gördükçe, kimse de sormadı "Alex niye yok?" diye... Büyük Kaptan'ın sihirli ayakları Saraçoğlu'nda çalışacak şekilde ayarlı muhtemelen. Buradaki 90 dakikanın hikayesinde rol çalmaması, futbolun kendi gerçeği. Koşan adamlarına rağmen, mesafe kat edişlerinde bir kişi eksik gibi Fenerbahçe. Bu açığı kapatıp, skoru istediği şekle getirip, bir gafletin üzgünü olarak soyunma odasına gitti takım. Ama herkes rövanş için eline "Umut biletini" aldı. Maçı kontrol etmesi gereken orta sahanın yüzde 55 gibi rezalete yakın bir pas yüzdesi ile oynamasının altını çizelim. Bu kadar basit top kaybı ve öne oynarken ağır düşünen, ağır kalan ve hata yapan oyuncularla nasıl daha iyisi yapılabilir. Başta belirttiğimiz gibi özgüven eksikliği birinci nedenidir bunun. İkincisi kalite... Birlikte oynamayı başardıklarında, çözümün de kendilerinde olduğunu anlayacaklar. O gün başkalaşacaklar.

    Ziya Şengül, Kadıköy'de Az Da Olsa Umut Var, Star

    Aykut Kocaman, çıkardığı kadroyla “Kazanamıyorsan kaybetme” anlayışıyla bir görüntü verdi. Orta sahanın göbeğine Selçuk ve Mehmet Topal’ı koyarak, rakip takımın hücumlarını ilk yarıda iyi de kesti diyebiliriz. Fenerbahçe ilk yarıda Mehmet Topuz’la çok önemli pozisyon yakaladı. Topa daha evvel vursa gol yapar. Golün daha iyisi daha kötüsü olmaz. Gereksiz pozisyon kaybıyla topu auta atan oldu. Cristian, bu maçta oynamayan Alex’in görevini üstlenmiş. Zaman zaman dikine paslarla Kuyt ve Sow’u gole itmeye çalışırken, ikinci yarı bir kafa şutuyla golü kaçıran oldu. Fenerbahçe ikinci yarıda Emenike’yle kendi kalesine gördüğü golle hemen sıkıntıya düşmedi. Hemen ardından Sow’un mükemmel bir kafa pası ve Kuyt’ın atmış olduğu golle ümitlenen olduk. Fenerbahçe, hiç ummadığı bir şekilde Kombarov’un sert vole şutuyla kalesinde ikinci Spartak Moskova golü görürken, zaman zaman sıkıntılara girmedi de diyebiliriz. Kale dibinden kaçan Spartak golleri, Fenerbahçe’nin de savunma son dakikalarda iyice gömülerek skoru taşıdı. Bu yenilgi avantaj olur mu bilemem. Fener, Saracoğlu tılsımını iyi kullanarak, daha iyi gole koşan ayaklara sahip olursa Spartak Moskova’yı Saracoğlu’nda yenerek bir üst tura çıkar. Yalnız savunma yaparken bu kadar rahat pozisyonlar veriyorsa rakibine kazanmak zorunda olduğu rövanşta büyük sıkıntılar yaşayabilir. Şunu belirtmek istiyorum ki kazanmaya oynarken riskleri göz önüne alıyorsan savunmanı da sağlam tutmalısın. Bu maçta Mert kalesinde golleri gömesine rağmen asla kusurlu hareketlere sahip olmadı. Biz alışmışız Alex’li Fenerbahçe’ye.. Aykut hoca bu maçta Alex’i oynatmadı. Çünkü çok adamlı yarı alanında oyunu kabullenip iyi savunma yapmayı düşündü. Bilmiyorum Alex’i Saracoğlu’nda oynatır mı... Eğer kazanmak istiyorsan Alex’i de kadroya sokmalısın Aykut hocam. İkinci yarının sonlarında oyuna giren Krasiç hala hazır gözükmüyor. İyi bir transfer hem golcü hem takım oyuncusu Kuyt’ı alkışlıyorum. Bu kadar özverili gole yakın olduğunu bu maçta da gösterdi. Kısacası bu skor Fenerbahçe’yi, Saracoğlu’nda kazanmak zorunda olduğu bir maça az da olsa umutlu götürdü.

    Güntekin Onay, Devler Ligi Uzak Değil, Vatan

    Fenerbahçe, Spartak Moskova karşısına tipik bir deplasman takımı hüviyetinde, kendi kimliğinin dışında bir formasyonla çıktı. Aykut Kocaman’ın stratejisi fizikli, kalabalık ve dirençli bir orta alan kurgusu üzerine idi. Bu plan oyunun büyük bölümünde tuttu. Ancak merkezi iyi kapatan F.Bahçe, kanatlardan gelişen ataklarda büyük sorunlar yaşadı. Spartak Moskova’nın bütün tehlikeleri kanatlardan geldi. Süper Kupa finalinde ve Avusturya maçında hatalı goller yiyen Mert, Spartak karşısında güvenli ve hatasız oynayarak önemli bir eşiği geçmeyi başardı. Yaklaşık 4 aydır ilk kez oynayan, Hasan Ali ve Egemen ile birlikte ilk defa aynı hatta görev yapan Yobo da hatasız oynayarak görevini çok iyi yaptı. Baroni henüz fizik olarak çok iyi bir durumda değil. En önemli görev Brezilyalı oyuncuya verilmişti ancak o bunu yapamadı. Geldiği günden bu yana son 4 maçta gol atan Kuyt F.Bahçe için umutları rövanşa taşıyan skoru bulurken Selçuk ve Sow’un da goldeki katkısı büyüktü. Spartak Moskova hücumda etkili bir takım ancak top kendi ceza sahalarının içine düştüğü zaman savunmada sorunlar yaşıyorlar. Sağlam ve güvenli bir defans hatları yok. İlk karşılaşmada defansif ve dirençli bir oyun ortaya koyan Aykut Kocaman’ın takımı rövanşta nasıl bir strateji ile sahaya çıkacak?
    Asıl soru burada. Dün rakibin silahlarını durdurmaya yönelik oyun F.Bahçe’nin pas oyunundan ve hücüm gücünden bir vazgeçiş anlamına geliyordu. Rövanşta daha ofansif bir kurgu Spartak Moskova’nın silahlarını daha fazla ortaya çıkartabilir. Aykut Kocaman’ın bu dengeyi bulması şart. 2-1 üstesinden gelinmeyecek bir skor değil. Rus ekibi Spartak Moskova uluslararası büyük yıldızlara sahip ürkütücü bir takım hiç değil. İstanbul’da oynanacak rövanş mücadelesinde dengeli ve kontrollü oynayan bir F.Bahçe, eğer Şükrü Saracoğlu’nda gol yemezse bu turu geçer. Zor bir 90 dakika olacak ancak kimse umutsuz olmasın. İnanmak başarmanın yarısıdır. Spora ve futbola bu kadar büyük yatırım yapan F.Bahçe, Devler Ligi’nde olmalı. Rövanş sadece F.Bahçe için değil Türk futbolu için önemli bir eşik.

    Ahmet Çakar, Kocaman'ın Kumarı, Sabah

    Kim ne derse desin, Aykut Kocaman hayatının kumarını oynadı. F.Bahçe dün farklı kaybetse bugün herkes Aykut Kocaman'ı idam ediyordu. Ama ben Aykut Kocaman'ı kutluyorum. Alex'le başlamaması evrensel bir risk. Krasic'le başlamaması yine çok büyük bir risk. Sow'u sol kanatta oynatması daha da büyük bir risk ama mağlubiyette Kocaman'ın zerre kadar suçu yok. İlk devre başladı ve gördük ki F.Bahçe fazla hücumu düşünmüyor, düşünemiyor ama fazla da pozisyon vermiyordu. Cristian Alex'in yerine monte edilmiş, orta saha direnci artırılmış ve iki ayaklı turun ilk maçındaki tedbirler düşünülmüştü. Aykut Kocaman'ın hesabı son 30 dakikaya kadar tuttu. İkinci yarı maç dengelendi. Hatta Fenerbahçe istediği pas alış verişini yaptığı dakikalarda maalesef Hasan Ali'nin kademe hatasından F.Bahçe için şanssız bir anda gol geldi. Ama Fenerbahçe bu şanssızlığını yine çok kritik dakikalarda bulduğu beraberlik golüyle giderdi. Orta sahadan harika bir uzun top, Sow ve Kuyt'ın defansın arkasına yaptıkları koşu ve Sow'un 'işte bu şovdur' dedirten, egoizmden uzak harika kafa pasıyla F.Bahçe'nin golü geldi. 1-1 harika sonuç olurdu; aslında bence maçın hakkı buydu ama bir korner atışında kademe hatası Rusların golünü getirdi. 2-1'lik sonuç için ne iyidir diyebiliyorum ne de kötüdür. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Spartak Moskova F.Bahçe'den daha iyi bir takım değil. Her şey İstanbul'da belli olacak. Sabırlı oynamak, konsantrasyonu hiçbir zaman kaybetmemek İstanbul'da F.Bahçe'ye turu getirir. Tabii ki İstanbul'da dün geceki hatalar yapılmadığı sürece. Sahanın yıldızı maçın İngiliz hakemi Atkinson'du. Harika maç yönetti. F.Bahçe'yi asla ezdirmedi. Biraz acemi olsa ya da taraftarın etkisinde kalsa Egemen'in Emenike'ye yaptığı harekette penaltıyı çalabilirdi.






    Paylaş
    Mesaj Deniz tarafından (22-08-2012 Saat 20:55 ) değiştirilmiştir.



Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793