_Avrupa Basketbol Şampiyonası sona erdi ve işin ilginç tarafı bizim rahat yendiğimiz İspanya, son anlarda elimizden kaçırdığımız Fransa'yı geçip şampiyonluğa ulaştı.
Bizim yendiğimiz İspanya ile elimizden kaçırdığımız Fransa'nın final oynadığı yerde bir neredeyiz?
İlk 4'e girip, Olimpiyat hakkını kazanamadık.
İlk 6'ya girip Olimpiyat için play-off oynama hakkını da kazanamadık.
İlk 8'e bile giremedik, biz elendik!.. O zaman bir yerde bir yanlış var.
Avrupa basketbolunun bu kadar geride olduğu bir dönemde, bu kadar iyi bir kuşak yakalamış Türkiye'nin, bu kadar iyi bir kuşak yakalar mı onu bilemiyorum, seneye Olimpiyat'ta olmaması çok büyük günah...
Ama bazı konularda Türkiye'de günah işlemek serbest...
Ben Turgay Demirel'in yerinde olsaydım, Litvanya'dan dönmeden, istifa kararımı bildirirdim. Ama o gayet pişkin bir şekilde oturuyor, geleceğe dönük açıklamalar yapıyor!
Türkiye'de bunu eleştiren doğru dürüst gazeteci yok.
Tam tersine bir takım gazeteciler, eleştirenlere saldırıyorlar. "Turgay Demirel'i niye eleştiriyorsunuz" diye... Bana saldırıyorlar...
Ünal'a (Özüak) saldırıyorlar.
Çok önemli bir konu var.
Aslında Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin (TSYD) bu soruşturmayı yapmasını isterim ama Basketbol Federasyonu'nun açıkladığı belgelere bakarsan, TSYD Başkanı, dünya ikinciliği nedeniyle prim almış. Hangi hizmeti yaptıysa takıma!..

YORUMCU ŞARTI

Yayıncı kuruluş NTV Spor'da maçları anlatan Murat Murathanoğlu prim almış. CNN Turk, hazırlık maçlarını yayınlıyordu. Yer yerinden oynadı. Yayın hakkını verirken CNN Turk'e şart koşmuş federasyon... "Benden habersiz herhangi bir yorumcu kullanmayacaksın" diye... Alakasız adamlar, futbol spikeri basketbol maçı anlattı, adını duymadığımız adamlar da yorum yaptı CNN Turk'te...
Şimdi deniyor ki "Bir takım gazeteciler, Litvanya'ya, federasyon tarafından götürüldü. Bu yazıların sebebi o..." Bu korkunç bir şey... Onun için TSYD'nin mesleğimizin alnını, ak etmek açısından, bu dedikoduları araştırıp, açıklama yapması gerekiyor.
Ya da Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı, Basketbol Federasyonu'na sorması lazım; 'Arkadaş, bir takım gazetecileri götürdün mü? Bunlara harcırahverdin mi?' Ben okuduklarıma inanamazsan eğer... Bu korkunç bir şey...

ARAŞTIRILSIN

Litvanya'ya bu şekilde giden birileri var mı, yok mu; bilmek istiyorum. Murat Murathanoğlu ile Esat Yılmaer'in para aldığını biliyorum; federasyon açıkladı çünkü...
Daha başka kimler var; var mı, yok mu, açıklasın Turgay Demirel!..
Gizli kaldığı zaman iş uzar gider...
Fısıltı gazetesi kadar, korkunç bir gazete yoktur. Biz çocukken kulaktan kulağa oynardık.
Buradan söylediğimiz bir kelime, en sondan ne biçim çıkardı.
Fısıltı gazetesi bu...
Sen bana bir şey söylüyorsun, ben onu ballandırarak, ötekine söylüyorum, o başka birisine söylüyor.
Sonunda ilk yalanı söyleyen ben, inanmaya başlıyorum kendi söylediğim yalana... Başka bir şey oluyor çünkü... Onun için bu tür söylentilerin önünün derhal alınması gerekiyor.
Litvanya'daki Avrupa Şampiyonası, Türk spor basınını töhmet altında bıraktı. Bu töhmetin ortadan kalkması lazım.
Dernek mi yapacak, federasyon mu yapacak, bakanlık mı yapacak; bilmiyorum. Ama birisinin yapması lazım.

* * *
PiŞMAN OLACAKLAR
Çok kısa bir sürede Arda'nın 50 milyon euro ettiğini göreceğiz. G.Saray seyircisi ile Fener seyircisi arasındaki fark burada...

_Galatasaray, Arda'nın yokluğunu doldurmaya çalışırken, Arda İspanya'da günün adamı olmaya devam ediyor. Santander maçında da yaptığı asistlerle İspanyolları kendisine hayran bıraktı.
G.Saray, Arda'yı sattığına değil; 12 milyon euro gibi 'bedava' denilecek bir paraya sattığına çok pişman olacak.
Çok kısa zamanda Arda'nın 50 milyon euro ettiğini göreceğiz. Daha şimdiden Atletico Madrid, bonservisini '30 milyon euro' diye belirledi. Daha Arda bir maç oynamadan yazılan rakam bu...
Gelecek sezonun sonunda, Galatasaray'ın, Arda'yı nasıl bedava sattığını Ünal Aysal ve arkadaşları görecekler.
Arda'nın gitmesi lazımdı. Hiç ona itiraz etmiyorum. Teşvik de ettim. Bu seyirci, Arda'yı bitirdi.
Sevgilisine bir doğum günü jesti yapıp, 'Sinema kapattı' diye, ultrAslanlar, Arda'yı yuhaladı! Bundan daha büyük bir ayıp olmaz. O seyirci, Galatasaray'a layık değil.
Galatasaray seyircisi ile Fenerbahçe seyircisi arasındaki fark burada...
Fenerbahçe seyircisi, töhmet altındaki kulübüne, sahip çıkıyor.
Galatasaray seyircisi de özel yaşamında, dünyanın en güzel jestlerinden birini yapan kaptanını, yuhalıyor. Farka bakar mısın? Arda'yı orada kopardılar. Arda Turan'ı orada savunması gereken Galatasaray'ın Başkanı Adnan Polat da 'Ne yapıyorsunuz' diyeceği yerde; "Taraftar bize mesaj verdi; biz de mesajı aldık" dedi.
O da Arda'yı yalnız bıraktı ve Arda o gün Galatasaray'dan koptu.
Ama bin defa, "Ucuza satmayın" dedim.
En azından sözleşmesine şöyle bir madde konulabilirdi; 'Arda, Atletico Madrid'den başka bir takıma transfer olduğunda, bonservis bedelinin yüzde 50'si Galatasaray'a ödenecektir.' Bunu bile yapmadılar. 'Arda, bir an evvel gitsin' ister gibi 12 milyon euro'ya satıldı.
Kendi aldıkları oyunculara verdikleri paralara bak!..
4'te 1'i var mı takımda!.. Yok...