Almanya Teknik Direktörü Joachim Löw zorlu maç öncesinde Türkiye ve Hiddink'i övdü, Arda'nın yokluğunun ay yıldızlı ekip için sorun olmayacağını söyledi

Almanya Teknik Direktörü Joachim Löw, Türkiye maçı öncesinde Berlin'de basın toplantısı düzenledi.

Löw, Türk misafirlere Almanca hoş geldiniz diyerek sözlerine başladı. Türkiye ile yapacakları maç nedeniyle çok sevinçli olduklarını belirten Löw, "Çok iyi atmosferde oynayacağımız için sevinçliyiz. Türk taraftarlar da maçı izleyecek. Biz de buna hazırlıklı olacağız. Kendimize güveniyoruz. Son maçları çok büyük bir özgüvenle oynadık. Gruptaki en güçlü rakibimiz Türkiye. Değerini ve önemini biliyoruz. Hazırlanmak için fazla vaktimiz olmadı" dedi.


Türkiye maçında çok güzel bir atmosfer olacağını ve Türk seyircilerin de fazlasıyla olacak olmasının heyecanı artıracağını belirten Löw, maçı kazanmak istediklerini söyledi.

Bu maçta tek belirleyici olmadığını ifade eden Löw; "Sadece tek bir şeye dikkat edersek bu maçı kazanırız diyemeyiz. Sahada iyi işler olması için birçok faktör bir araya gelmeli. Türkiye'nin, Avrupa'nın zirve takımlarından biri olduğunu düşünüyorum. En son Avrupa Şampiyonası'nda karşılaştık. O gün aslında bizden daha iyi bir takım olmalarına rağmen biz galip geldik. Hiddink gibi bir teknik direktörle daha da avantajılar. Hiddink takımı hızlandırabilecek. Uluslararası çapta oyuncuları var, topu çok iyi idare edip hızlı şekilde rakip kaleye gidebiliyorlar, hızlı bir oyun çıkarıyorlar. Şu ana kadar 6 puan almaları da özgüvenlerinin eseri. Türklerin mantalitesini de biliyorum. Stadyumda 35-40 bin Türk olacağını da varsayarsak, bunlar motivasyonlarını artıracaklardır. Çok yüksek düzeyde zeki bir oyun oynayacaklar. Onları yenmek istiyorsak bizim de üstün bir oyun sergilememiz gerekli. Biz Dünya Kupası'nda üstün yönlerimizi gördük, yine bunları göstermemiz gerekir. Bu şekilde başarılı olabileceğimizi düşünüyorum" dedi.

Maçın kilit mücadele olmadığını da kaydeden deneyimli teknik adam; "Bu maçlar her zaman önemlidir. Rusya maçımız da önemliydi, yarınki maç da önemli. Ama bu bir final maçı değil. Belçika ve Avusturya maçımız da var. Belçika grupta tartının konumunu değiştirebilecek bir takım olabilir, ayrıca Avusturya'nın da şansı var.. Daha bir çok oyun oynanacak. Ancak elbette ki önemli bir maç olacak, kazanan grupta lider duruma geçecek" diye konuştu.


"Türkiye'de Arda Turan'ın olmaması avantaj mı, yoksa bu belirsizlik bir dezavantaj mı?" sorusına ise Löw şu yanıtı verdi;

"Arda kendi takımında ve milli takımda çok büyük bir performans gösterdi. G.Saray maçlarında da kendisini statta izledim. Ancak Türklerin ofansif anlamda bir çok seçeneği var.. Nuri Şahin var mesela, Dortmund'da çok önemli rol oynayan bir isim kendisi. Bu kısımda ayrıca Tuncay, Nihat, Hamit Altıntop da çok iyi bir kombinasyon ortaya çıkabilir. Arda'nın olmaması Türkiye için acı bir kayıp ama diğer oyuncuları da çok güçlü. Türkler bu nedenle bir zaaf yaşayacak dememeliyiz" .
Türkiye'de 2 ayrı takımda çalıştığını hatırlatan ve Türkiye hakkında da görüşlerini aktaran Löw, Türk mantalitesini yakından tanıdığını ifade ederek; "Misafirperver ve dostane yanlarını iyi biliyorum. Türkiye'de ayrıca pozitif fanatizmi de gördüm. Türkiye'de statlardaki atmosfer müthişti. Maç öncesi ve sonrasında da tartışmalar canlıydı. Türkiye'de futbolun nefes aldığını biliyorsunuz. Fenerbahçe'de yaşadığım süreç de benim için bir klasiktir. Yarın Türkiye ile karşılaşacağım için de çok sevinçliyim" yorumunda bulundu.

Bütün oyuncularından en yüksek performansta kalmalarını bekleyemeyeceğini de ifade eden Löw; "Dünya Kupası bizden güç aldı. 3 haftalık hazırlık sürecimiz oldu ve bazı eksiklerimiz var. Bazı oyuncularımızın maça çıkması değil sadece idman yapması daha iyi olurdu. Ama bunların arkasına saklanmak istemiyorum, hazırız ve çok kararlıyız. Teknik açından çok iyi futbol oynayabileceğimizi de biliyorum. Maçın başından beri iyi futbol sergilersek gerisi de gelecektir" dedi.


Almanya'da şuan çok iyi bir performans sergileyen Mainz'ın genç oyuncularını takıma almaması hakkında da görüşü istenen Löw bu konuda ise şunları kaydetti;

"Mainz ve Dortmund takımının genç oyuncularına uzak davranmadım, ilgilendim ama bazı genç oyuncularımız halen kendilerini geliştirebilir. Bunların iyi bir kariyeri ufakta görünüyor. Ama sol ayaklı oyuncu açığımız halen var ve burada sonsuz sayıda bir oyuncu havuzu göremiyorum. Şuandaki bu genç yeteneklerin durumu beni sevindiriyor ama zaman içinde dünyanın en iyi oyuncuları arasında yer almaları gerektiğini kanıtlamaları gerekir. Ben fırsat almalarını düşünüyorum ama milli takımda temel görev üstlenmeleri için şuan bir şey diyemem, bunu önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Örneğin Westermann ve Boateng de sol defans oyuncuları değil, merkezde kendilerini kanıtlamış isimler. Ama ikisi de solda kendilerini desteklediler. Yine de temel amaçları solda oynamak değil. Gelecek için bunu geliştirmemiz gerekebilir".

2008 kadrosundan 4 oyuncu kaldığının hatırlatılması üzerine ise Löw; "Avrupa Şampiyonası sonrasında 28,5 yaş ortalamamız vardı ve performansımız her zaman düzenli seyir izlemedi. Sonra genç oyuncuları monte etmeye başladık. Geçen süreçte yeni oyuncular üzerinde çalıştık ve geliştirdik. Oyunumuzun hızıyla ilgili şunu söyleyebilirim; 2008'deki hızımızı artırdık. Bir çok maçta hız artırıp hedefe kitlendik bu da beni sevindiren bir gelişme. Genç oyuncuları geliştirdik. Dünya Kupası'nda onlar da üne sahip isimler oldular. Bunların monte süreci bence dünya kupasına kadar da başarı ile sonuçlanmıştı" dedi.


60. maçına çıktığının hatırlatılması ve kendi performansının sorulması üzerine ise Alman teknik adam şunları ifade etti; "Çek Cumhuriyeti ile olan maçı ölçüt almıyorum, zaman zaman bana da o maçı hatırlatıyorlar. Fakat 2006 yılından beri milli takımda yenilikler yaşandı ve bunların istatistiklerden daha büyük önemi var. Dünya Kupası alamasak da başarılıydık. Ancak bana acı veren; son turnuvalarda yarı finallere gelebilsek de hedefe ulaşamamamızdı. Ben bir futbol kültürü yaşatmak, hızlı kaliteli bir takım yaratmak istiyorum" dedi.


Bastian Schweinsteiger'ın yokluğunda Kross ve Müller'in oynayabileceğini ifade eden Löw; "Bu isimler Träsch ve Sami Khedira da olabilir. Stuttgart takımından performanslarını da biliyoruz. Fakat temel takım düzenimiz çok büyük değişikliğe uğramayacak. Aslında taktik görevler önemli. Verilen taktiklerin gerçeğe aktarılması önemli. İyi bir saha bölünmesine gitmemiz önemli. Taktik ofansif veya defansif olsun, uygulanması önemlidir. Müller Bayern'de zaman zaman merkezde oynuyor ve rakip açısından riskli bir oyuncu. Träsch de çok büyük formda. Stuttgart'ın toplu performansı yüksek olmasa da oyuncuları iyi. Özil - Khedira - Schweinsteiger üçlüsü olamayacak ama kalan oyuncular da ofansta çok yüksek bir perfomans gösterecektir. Khedira sanırım Dünya Kupası'nda en çok koşan ve yüksek tempoda olan oyuncuydu. Bu da benim orta saha oyuncularından ne beklediğimi gösterebilir.
Khedira'dan daha çok şey bekleyemem çünkü müthiş bir perfomans gösterdi zaten. Genç oyuncular açısından mental yönden bir baskı vardır ancak o psikolojik ve fiziksel açıdan görevlerini yerine getirdi sorumluluğunun da bilincindeydi. Träsch ve Gross da Schweinsteiger'ın görevini yerine getirebilir. Müller ise daha ofansif biri isim ama rakip açısından da büyük bir tehlike" ifadelerini kullandı.

Sakat isimlerden Ballack'la ilgili görüşünün istenmesi üzerine ise Löw; "Kendisiyle 1-2 hafta önce görüştüm. Tabii ki tekrar sakatlanmasını kimse beklemiyordu. İlk sakatlığında 3 ay futbol oynamadı, sonra yine sakatlandı. Netice itibariyle böyle bir oyuncudan halen bir şey beklemek ve onu zorlamak demektir, bu da ne kadar mantıklı olur ki?. Ballack önce kendi sağlığına kavuşmalı. Daha sonra yeniden bir hazırlık sürecine girmesi gerektiği düşüncesindeyim. Onu zorlayıp baskı yapmak mantıklı değil. Ama bu sakatlığının üstesinden gelecektir. Liderlik konusuna gelince; Khedira da orta sahada o sorumluluğu alacak bir isim ama görev paylaşımı da var. Biz görev dağılımını da gayet iyi şekilde dağıttığımıza inanıyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.