Command and Conquer. Hayatta oynadığım en eğlenceli strateji oyunu. Hatta adam gibi oynadığım ilk strateji oyunu da desek yalan olmaz. İlk çıktığı zamanlar, başından kalkmadan saatlerce oynardık. Arman diye bir arkadaşım vardı o zaman, onunla devamlı bu oyunu oynardık. Hatta bitiminde Tiberian Sun gösteriliyordu. Bizim de ağzımızın suyu akmıştı. O oyunu beklemekten neredeyse kanser olacaktım. O da geldi geçti. Şimdi sırada Generals var. Hem de ne Generals. Bildiğimiz Command & Conquer oyununa, öyle süper şeyler eklenmiş ki, tadından yenecek gibi değil. Elimden geldiğince size bu oyundan bahsedeceğim. Sırasıyla gidelim bakalım. Ders gibi oldu. Bu güzel tatil günlerinde size okulu hatırlattığım için özür diliyorum :)

Oyunumuz 2 CD olarak geliyor modaya uyarak. Hemen yüklüyoruz. Önceki versiyonları gibi bu sefer yüklerken çeşitli atraksiyonlarımız yok. Bildiğimiz Install Shield yüklemesi sadece. Herşey bittiğinde, oyuna başlıyoruz. Güzel bir intro ile giriyoruz oyuna. Ülkeyi yöneten o büyük kişilerin en çok çalışan organları gösteriliyor bizlere; Ağızları. Ardından birkaç yüksek tahribat gücüne sahip silahlar gösteriliyor. Fazla uzun sürmeyen intro'nun ardından da ana menüye geçiyoruz. Bu sefer ana menü basit yapılmış. Süslü değil pek. Sadece arka planda millet birbirini yiyor. Ben bir süre izledim, hiçbir taraf üstünlük sağlayamıyor her nedense. Yapımcılar taraf tutmak istememiş sanırım.

İlk başta hemen ayarlar kısmına giriyoruz. Burada grafik ve ses ayarları mevcut. Zaten fazla bir ayar da yok. Bence yetersiz bir menü olmuş. Bu gibi bir oyundan detaylı grafik ayarları beklerdim. Grafik detaylarında "custom" seçeneğini seçerseniz, daha detaylı olarak sizin ayarlamanız gereken seçenekler çıkıyor. Gölgeler, birimlerde kullanılacak poligon detayları ve buna benzer ufak detaylar. En alttaki particles kısmına pek dokunmayın derim, performansı öyle bir düşürüyor ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. 512MB RAM ve yukarısı için bu satırlar birşey ifade etmeyecek tabi ki.

Oyunda bildiğimiz modlar mevcut. Single Player ve multiplayer modları. Başka da birşey yok zaten. Skirmish modu da kendi başımıza haritalarda takılma işini üstleniyor ki kardeşimin en sevdiği bölüm budur. Oyunu multiplayer oynama fırsatım olmadı ama single player moduna başladım bile. İlk önce training seçeneğini oynamanızı tavsiye ederim. Sıkıcı tutorial bölümleri gibi değil. Size mini bir görev veriliyor. Bunu yaptığınız zaman da, zaten aşina olduğunuz kontrollere ısınıveriyorsunuz. Oyunun kontrolleri oldukça kolay. Eski oyunlar gibi yani. Eski oyunlar dememin sebebi, bilen bilir, mesela Age of Mitology veya Warcraft gibi stratejilerin kontrolleri farklıdır. Onlarda sağ tuş ile adamları yönetirken bunda sol tuş ile yönetiyorsunuz. Sağ tuş cancel işini görüyor. Bildiğimiz Command & Conquer olayı işte. Alıştırma görevinden sonra ana menüye geri dönüyorsunuz. Alıştırma görevi fazla uzun değil. Bir üs ele geçirme ve ardından birimler ile bir binaya saldırmaktan ibaret. Asıl olay ise, her yaptığınız harekette size ipuçları verilmesi. Ama bu asıl görevlerde olmuyor.

Oyuna tamamen ısındıktan sonra geriye bir ülke seçip savaşa katılmak kalıyor. 3 adet taraftan birini kendinize seçmeniz lazım. Ben Çin ile başladım. Sebebi ise ilk sırada olmaları. Genelde ben hep sırayı takip ederim. Oyunda Çinden başka Amerika ve çakal asiler de bulunuyor. Amerika neyse de, bu asileri ben hiç beğenmedim. Bomba yüklü arabalarla ve kamyonlarla ortalığı darmadağın ediyorlar. Deli ettiler hep beni. Tam binalarınızı yapıyor ve üssü doğrultuyorsunuz, tam o anda 4-5 tane bomba yüklü araba heryeri darmadağın ediveriyor. Buna dikkat etmenizi öneririm. Benim başımı devamlı belaya sokuyorlar, sizin de sokabilirler.