FOR THE FATHERLAND!

Relic Entertainment tarafından geliştirilen ve THQ tarafından 2006 yılında piyasaya sürülmesiyle beraber RTS türünde gerek grafik olarak, gerek oynanış olarak bir çok devrim yapan Company of Heroes, 2. ek paketi Tales of Valor ile tekrar karşımızda. Bildiğiniz gibi 1. ek paket olan Opposing Fronts ile beraber İngiltere (2. Ordu) ve Alman Panzer Elite (Panzer-Lehr-Division) oyuna dahil olmuştu. 2. ek paketin duyurulmasıyla beraber bütün fan portallarında akla gelen ilk şey; Ruslar yada Japonlar oyuna dahil olacak mıydı? Maalesef Tales of Valor'da Doğu Cephesi ve Pasifik yer almıyor. Esasen oyunun şu anki durumunu düşününce Ruslar yada Japonların eklenmesi hiç de mümkün görünmüyordu. Tarihe bakarsak, mevcut oyundaki Amerika ve İngiltere savaş zamanı müttefikleri olan Ruslarla hemen hemen hiç aynı cepheyi paylaşmadılar. Aynı durum Almanya ve Japonya için de geçerliydi. Ve bu çoklu oyunculu kısım için büyük sorunlar yaratırdı. Örneğin Ruslar oyuna eklencek olsaydı Operation Barbarossa (Almanya'nın Rusya'ya saldırsı - 1941) gibi bir savaş mutlaka işlenmek zorunda kalınacaktı ve bu da oyunun başlı başına değişmesi anlamına geliyordu. Çünkü Rusya'nın işgali sırasında yıl 1941'di ve dolayısıyla silah teknolojisi savaşın son zamanlarına göre epey gerideydi. Örneğin oyunun vazgeçilmezlerinden olan StG44 (Sturmgewehr 44) taaruz tüfeği ve savaşın en başarılı tank yok edicisi olarak kabul edilen Jagdpanther ilk olarak 1944'de hizmete girmiştir. Aynı şekilde Rusların ektili silahlarından olan PPSh-41 ancak Alman saldırısından 4 ay sonra hizmete girebilmiştir. Yani oyuna Rusya'yı eklemek başlı başına yeni bir oyun yapmak demek anlamına geliyordu. Aynı durum Pasifik; Amerika ve Japonya savaşı için de geçerli. Bu 2 önemli cepheyi oyuna dahil etmek bu yüzden çok güç. Relic Entertainment'dan gelen dedikodular bunun ancak "Company of Heroes 2" ile beraber mümkün olabileceği yönünde. Company of Heroes'un hikayesi ilk olarak D-Day (Meşhur Normandiya Çıkarması; 6 Haziran 1944) harekatıyla başladı ve Opposing Fronts ile yine D-Day sonrası çarpışmalarla devam etti. Tales of Valor da aynı şekilde D-Day sonrasını konu alıyor.




Company of Heroes: Tales of Valor her ne kadar bir ek paket olarak görünse de, daha önce çıkan diğer Company of Heroes oyunları gibi tek başına oynanabilir olarak çıktı. Yani Tales of Valor'u oynamak için Company of Heroes ya da CoH: Opposing Fronts'a ihtiyaç duymuyorsunuz. Oyun 3 yeni senaryo, 3 yeni çoklu oyuncu modu, çoklu oyunculu kısım için bir çok yeni harita ve 9 yeni araç ile beraber geliyor. 2. Dünya Savaşında yaşanmış gerçek olayları konu alan bu senaryolar ile savaşın acımasız atmosferini soluyoruz. Tek rahatsız edici konu senaryolar epey kısa sürüyor ve her birini bir kaç saat içinde bitirebiliyorsunuz. Her senaryo kendi içerisinde 3 görevden oluşuyor. Senaryoların ikisini Alman, birini ise Müttefik kuvvetleri kontrol ederek oynuyoruz. Kişisel olarak Company of Heroes'u bir bakıma da bu yüzden çok seviyorum. Bizlere sadece Müttefikler değil, Alman kuvvetleriyle de oynama şansını tanıyor. Amerikan propagandasından en büyük zararı gören oyun sektöründe neyseki Relic Entertainment gibi objektif çalışabilen yapımcılar da var.

Senaryo: Tiger Ace

Tiger Ace, Fransa'nın Villers-Bocage şehrinde geçiyor. 2. Dünya savaşının en başarılı ve en ünlü tank kumandanı olan SS-Hauptsturmführer (Yüzbaşı) Michael Wittmann, Doğu Cephesindeki başarılarıyla Knight's Cross (Şovalye Haçı)'na layık görülmüştü. Doğu Cepehesindeki büyük başarısından sonra kendisini Fransa'da bulacak ve İngiliz 7. Zırhlı tümenine bağlı keşif birliklerini nerdeyse tek başına durduracaktı. Bu İngiliz birlikleri aynı zamanda "Desert Rats" adıyla Afrika'da isim yapmış tecrübeli birliklerdi. Bu efsanevi çarpışmadan kısaca bahsetmek gerekirse; D-Day'den 1 hafta kadar sonrası, 13 Haziran 1944. Müttefikler Normandiya çıkarmasını emin bir şekilde devam ettiriyorlardı. Alman 352. Piyade birlikleri ile çarpışmakta olan Amerikalılar, Villers-Bocage şehrine hareket etmek üzere emir alan İngiliz 7. Piyade Tümeni ile Alman Panzer-Lehr Tümeni arasında bir boşluk oluşturmaya çalışıyordu. Villers-Bocage'a varan İngilizler ikmal yaptıktan sonra 2. hedefleri olan 213 nolu tepeye doğru hareket ettiler. Wittmann kendilerinden 200 metre kadar uzaktan geçmekte olan İngiliz konvoyunu tespit etti. Bölüğündeki diğer 4 Tigerı 213 nolu tepeye gönderdikten sonra İngilizlere anayoldan saldırıya geçti. Wittmann yaklaşık 15 dakika süren çarpışma sonucunda 12 tank, 2 anti-tank topu, 13 zırhlı taşıma aracı yok etmişti. Wittmann şehrin dış kısımlarına ulaştı ve şehir arazisinde piyade desteği olmadan hareket etmenin tehlikeli olduğunun farkındaydı. Geri dönmeye kadar verdiğinde İngiliz 1. Piyade tugayının anti-tank saldırısına uğradı ve Tiger'ı etkisiz hale geldi. Wittmann ve ekibi tanktan kurtulmayı başararak şehre 7 km uzaklıktaki Panzer-Lehr mevzilerine ulaştılar. Bu sırada Wittmann'ın bölüğü 213 nolu tepedeki tüm İngiliz birliklerini yok ederek 30 esir almışlardı. Günün sonunda Wittmann'ın bölüğü 4 Sherman Firefly, 20 Cromwell, 3 Stuart, 3 M4 Sherman OP, 14 half-track, 16 Bren Zırhlı Taşıyıcı ve 2, 6 pounder anti-tank topu yok etmişti. Ertesi gün İngilizler şehri terk edecek ve sonraki 2 ay boyunca Almanlar kasabayı ellerinde tutacaklardı.