Bir oyunu iyi yapan şey nedir? Çok satması mı? Sanmıyorum.. öyle olsaydı The Sims tarihin en gelişmiş oyunu olurdu. Peki ya grafikler bir oyunu iyi yapar mı? Sadece grafikler elbette yeterli olmayacaktır. Doom 3 gibi bir örnekten sonra bu konuda herkes hemfikirdir sanırım. Peki senaryo mu, teknoloji mi, sesler mi, atmosfer mi, nedir bir oyunu iyi kılan?

İyi bir oyunun özelliği nedir bilemiyorum ama her neyse Conspiracy'nin o özelliğe sahip olmadığından emin olabilirsiniz. Normalde pek yaptığım şey değildir daha kafadan oyunun nasıl bir şey olduğunu direk söylemek, ancak belki iyi bir tarafını bulurum diye son kez girip baktığımda bile o kadar sıkıldım ki bu kelimeler ağzımdan istemsizce dışarı fırladı. Hatta abartarak hayatımda en kötü oyun deneyimimi yaşadığımı dahi söyleyebilirim.

Öncelikle oyunun hikayesine baktım belki bir ışık görürüm diye fakat oyunun tüm ışık kaynakları tükenmiş olacak ki bana pek göstermedi. Cole Justice adında 51 yaşındaki eski bir hükümet ajanını canlandırıyor(muş)uz Conspiracy'de. Ayrıca Hydra adındaki gizli bir örgüt de teröristlere çeşitli kitle imha silahlarını gizliden pazarlayarak dünyaya karşı büyük bir tehdit oluşturuyor(muş). Biz de dünyanın bekçisi olarak insanlığı bu korkunç gelecekten kurtarıyoruz! Aman Allah'ım!

Sadece ana hikaye değil, bu hikayenin işlenişi de bir o kadar bulantı kaynağı. Sadece tek bir kişi tarafından seslendirilen tüm oyunda (Rus aksanıyla İngilizce konuşmaya çalışan komiklikler haricinde) size görevlerinizi bildiren bayan şahıs da klişeliğin sınırlarına sağlı sollu ataklarla pres yaptığından, ee, hikayeyi bir kenara bırakalım en iyisi. Sinir katsayım parmaklarımın kontrolünü ele geçirmeden önce...

Bu Hydra adındaki organizasyonu yok etmeye çalışmamıza karşın bulunduğunuz yerlerde 'ben buraya nasıl geldim, kimim ben' gibi oyunun klişeliğine kapılıp bazı kelimeler sarf etmeniz mümkün. Zira oyun, size sadece bölümlerde birkaç obje bulmanızı istiyor ve bir sonraki apalakasız bölümde 'bulduğun obje seni buraya yönlendirdi, hadi bakayım Allah kolaylık versin' şeklinde umursamaz bir tavır sergiliyor. Haliyle neden geldim, burası neresi, neden bu oyunu oynuyorum ki falan oluyorsunuz. Hmm..

Daha oyun aslında girişteki videodan (ki video demek için pinokyoyu ikna etmeniz lazım) umutsuzluğa sürüklüyor sizi. Zira �Oyunda eski bir hükümet ajanı ve asker Cole Justice'siniz� gibi basın açıklaması tadında bir cümle ile açılıyor bu sahne. Neyse diyor ve oyuna atılıyorsunuz ki oyun bu noktada sizden headshot alıyor: grafikler Half-Life 1'in aynısı! Evet, gerçekten abartmıyorum çünkü oyun DirectX 8'den bile daha eski bir teknoloji kullanmış. Hadi su, ayna gibi objelerin yansımalarının olmamasını geçtim, elleri yamru yumru olan karakterler, dümdüz olan duvarlar da nereden çıkıyor? Sanırım birinin Kuju'ya takvim vermesi lazım, hangi yüzyılda olduğumuzu hatırlamaları açısından.

Kuju demişken, 14 yıldır oyun yaptığını iddia eden bu İngiliz firmasının son oyunu Warhammer 40K: Fire Warrior da bu derece olmasa da gerçekten kötüydü. O oyunun motorunu kullanarak geliştirdikleri Conspiracy ise maalesef ondan da kötü olmuş. Grafiklerin ne derece kötü olduğuna dair kısa bir fikir sahibi olduktan sonra diğer unsurlara da değineyim istiyorum ancak yapamıyorum, zira oyunda başka bir teknoloji yok. Ücretsiz 3D oyun motorları kadar fizik kullanan oyunda hiçbir objeyle etkileşime giremiyor, fiziklerin iyi mi kötü mü olduğunu göremiyorsunuz. Bunu denemek için hemen önümde duran bir kola kutusuna tüfekle ateş ettim ancak kola kutusu oyunun genelinin olduğu gibi umursamaz tavırla bana cevap verdi. Bir aksiyon oyununun en önemli unsurlarından yapay zekayı ise firma, ismine sadık kalarak oyuna eklemeyi başarmış; karakterler gerçekten çok yapay. Örneğin bir siper alma ihtiyacı duymayan karakter üzerinize harakiri yaparcasına gelebiliyor. Bu anlamda oyunun genelinin Japonya'da geçtiğini düşünmedim değil. Bir başka tarafta ise fırtınalar koparken 2 metre ötedeki bir asker sigarasını içine çekmeye devam edebiliyor. Ama oyunun tümünde karakterlerde bir bunalma, hayatından bezmişlik söz konusu; hepsinin öldür de kurtulayım bu oyundan dermişçesine bir tavrı var. Yalan değil, ben olsam ben de aynısını yapardım.

Neyse ki yapımcılar da oyunun ne kadar kötü olduğunu fark etmiş olacaklar ki 1 saatte bitebilecek uzunlukta yapmışlar Conspiracy: Weapons of Mass Destruction'ı. Fakat sorun şu ki, 15 saat kadar süren Half-Life 2'yi bitirmek 1 saatlik Conspiracy'den daha az sinir harbi yaşatıyor. Ayrıca yapımcılar her ne kadar oyuncular 'bitirip de oyuna doyamazlarsa' gibi bir düşünceyle ekstra özellikler koydularsa da (örneğin mevcut bölümleri tekrar oynamak veya o bölümlerde sadece adam öldürerek puan kazanmak gibi.. ben en son 300 binlere kadar geldim ve daha dayanamadan kapattım) umursayacak olan varsa parmağını kaldırsın lütfen.

Her tarafını tutmaya çalıştım Conspiracy'nin, fakat neresini elime aldıysam ufalandı ve elimde ufacık bir kısım kaldı. Verdiğim yarım yıldız da emin olun ki iyi bir tarafı olduğu için değil, sadece oyun olduğu için. Hiçbir şeyi umursamayıp sadece oyun oynamak isteyecek kadar bunaldınız mı bilemiyorum ama ben şahsen o kadar soğumadım hayattan. Çiçekler, böcekler, güzel hava..