Deus ex machina i.: (Latince) Eski Yunan edebiyatında bazı trajedi türlerinde gördüğümüz, sahnelenen oyunda her şeyin bir çıkmaza düştüğü anda tanrı yada tanrı tarafından gönderildiği, yada tanrının eli olduğu düşünülen makine.
Trajedilerin en ilginç yanlarından biridir �deus ex machina�. Hatta Aristo gibi bazı düşünürler trajedinin sebep-sonuç ilişkisini doğrudan bozduğu için bu öğenin kullanılmasına karşıdırlar. Trajedi de durum o kadar karışık bir hal alır ki ne oyun yazarı, ne karakterler, ne de koro durumun üstesinden gelecek bir çözüm bulamazlar. İşte bu sırada yazar oyuna tanrısal gücü temsil eden deus ex machina�yı sokar. Bu aslında tam olarak bir makine değildir. Bu ismi almasının nedeni tanrı rolündeki bir karakterin mekanik bir alet yardımıyla yukarıdan sahneye indirilmesidir. Sahnedekiler inen deus ex�in çözümüne sığınırlar. O da her karaktere �sen böyle yap, sen söyle yap, sen bundan vazgeç gibi tavsiyelerde bulunur ve oyunun içerisinde bulunduğu çözümsüzlük ortamı çözüme kavuşur.

Deus Ex bir bilgisayar oyunu için ilginç sayılabilecek bir isim. İlk oyunun da epey ilgi çekmesinin nedenlerinden biri de bu ismin kullanılmasıydı. RolePlaying, Aksiyon ve fps öğelerini bir araya getiren yapım, her ne kadar iddialı bir çıkış yapmış olsa da oyun severler tarafından pek de kabul görmemişti. Bunun en önemli sebebi elbette ki oyunun çok yüksek sistem gereksinimlerine karşılık aslında görsel açıdan çok doyurucu olmamasıydı. Ayrıca yapımın oynanabilirliği de açıkçası pek tatmin edici değildi. Aslına bakarsanız oyun çok �soğuk ve donuk bir dünyada geçiyordu. Zamanla insana benzeyen ama robot gibi konuşan ve duygusal tepkileri tam anlamıyla �0� olan metal yığınlarıyla oynamak sıkıcı hale geliyordu. Bu eksileri dışında hikayesi, zengin envanter öğeleri ve ilginç karakterleriyle oyun başarılı sayılabilirdi ancak barındırdığı hatalar gerçekten hayati öğelerin eksikliği anlamına geliyordu. Yine de oyun genel olarak bakıldığında piyasada kendisine bir yer edinmeyi başardığını söyleyebiliriz.

Aradan birkaç sene geçti ve oyunun ünlü yapımcısı Eidos Interactive Deus Ex�i seri haline getirecek yeni yapımı Deus Ex: Invisible War�ı duyurdu. Açıkçası bu bizde genel olarak bir beklenti yada şaşkınlık yaratmadı. Eidos seri oyunlarıyla ünlüdür ne de olsa.. Tomb Raider bunun en önemli kanıtı. Deus Ex seri olma yolunda ikinci oyunu Invisible War ile belirli bir ilerleme kaydetmiş görünüyor ancak değişmeyen ve hala değişmesi gereken birçok öğe de maalesef oyunda mevcut.

Sanırım en önce oyunun hikayesinden bahsedebiliriz. Deus Ex I�in yol açtığı olayların ardından yirmi yıl geçmiştir ve bu olaylardan sonra büyük bir ekonomik kriz içine giren ve birbirleriyle çekişen dünya ulusları kendi yıkıcı hedefleri doğrultusunda terörizm�i birincil bir silah olarak kullanmaya başlamışlardır. Görünmez savaşın başlangıcının hemen öncesinde kahramanımız Alex D. uykusundan uyandırılmış ve güvenliği gerekçe gösterilerek Seattle�da bulunan bir eğitim merkezine götürülmüştür. Yolculuğu sonunda Alex hayatı boyunca yaşadığı Chicago kentinin teröristlerin nanoteknolojik bir saldırısı sonucu haritadan silindiğini, tamamen yok olduğunu öğrenir. Geçmişine ait sahip olduğu her şeyi kaybeden Alex anti-terörist ajan olarak komplo ve şüphelerle dolu bir dünyada oyun boyunca doğru olanı bulmaya çalışacaktır. Oyunun kısa hikayesi bu şekilde.

Yeni oyunda ilk göze çarpan özellikler menüler ve arabirim. Gözün iris�inden esinlenerek yapıldığı anlaşılan daire şeklindeki şeffaf menüler çok şık görünüyor. Bu kısımlarda kullanılan animasyonlar da gayet güzel. Menülerde kullanılan iris teması oyun içi envanter ve bilgi ekranlarında da bulunuyor. Eskisiyle karşılaştırıldığında yeni arabirimin çok daha güzel ve kullanışlı olduğu açık.. hele klavyenin nerdeyse tümünün kullanıldığı Deus Ex gibi bir oyun için bu çok daha önemli.

Şüphesiz oyun satın alırken bir çok insan için oynanabilirlik birinci derecede tercih sebebidir. Deus Ex�e bu açıdan baktığımızda düzeltilen, iyileştirilen ve yeni birçok özellik bulunmasına rağmen, tekrarlanan birçok hatanın da bulunduğunu söylemek gerçekten de çok üzücü. Öncelikle oyunun bu konudaki artılarından bahsetmek daha doğru olacaktır. Yeni oyunda ilk oyunla karşılaştırıldığında belirttiğimiz gibi çok daha kullanışlı ve görsel açıdan tatmin edici bir arabirim bulunuyor. Bu durum oynanabilirliği doğrudan etkiliyor. Yine ilk oyunda olduğu gibi karakterinizin üzerine çeşitli eklentiler ekleyip değişik amaçlar için kullanmak mümkün. Ayrıca yeni çevresel düzenlemeler ve bölüm tasarımları ilk yapıma göre daha anlaşılır ve küçük alanlar. Bölümlerin küçük olmasına rağmen bölümler arası serbest dolaşım hakkınızın olması oyuna ayrı bir tat katmış ve zaten hantal olan oyun motorunun iflas etmesini önlemiş. Evet yeni oyunda hikayenin gidişatını(ne demekse..) istediğiniz yönde şekillendirmek sizin elinizde. Yani istediğiniz topluluğa katılıp istediğiniz görevleri yapabilirsiniz. Oyunda her şekilde sona ulaşabilmeniz oyunun en can alıcı özelliği. [/CENTER][/FONT]