Selam arkadaşlar. Uzun bir aradan sonra gene birşeyler yazmaya başladığım için çok memnunum:) Yaklaşık 4 hafta önce editörümüzle yaptım bir mailleşme sırasında ona bir hafta içinde elinde Disciples II'nin yazısının olacağını sölemiştim (abartmayayım ima etmiştim) ama tipik Türk ailesi sorunları yüzünden (hastalık, misafir, okul işleri, vb.) az bi gecikme ile bu yazıyı yazabilmenin mutlulunu yaşıorum!!! Ve işte yazımız;

Bazı oyunlar türünün ilk örneği olmasalar da o oyun türüne getirdikleri yenilikler (grafik, konu, oynanabilirlik...) yüzünden türünün en iyisi konumunu alırlar. Örnek olarak EA'in yaptığı spor oyunlarını ya da Unreal, StarCraft gibi oyunları verebilriz. Yeni çıkan oyunlar genelde bu oyunlarla karşılaştırılır ve büyük çoğunluğu yargısız infazla karşı karşıya kalırlar, ben bunlara sadece türü sevenlere önerilir oyunlar olarak adlandırıyorum :) Yani herkeze önermiyoruz kardeşim türü seven adam alsın isterse oynasın yeni bi numarası yok bu oyunun oyun sınıfıdır bunlar.

Ne yalan söleyeyim; bundan 2 yada 3 sene önce çıkan Disciples çok iyi ve olumlu eleştiriler almış olsa bile çok da tutulmamış, türü seven alsın sınıfına girmişti Çünkü piyasada o sıralar Heroes 3 fırtınası esmekteydi. Gerçekten de Heroes bir çok insana TBS (sıra tabanlı strateji) sevdiren (ben dahil) bir oyun hatta bir efsane olduğu için ezilmese ayıptı aslında. Bunda yapımcıların oyunu çıkarmadaki yanlış zamanlamasının büyük etkisi var tabi ki yani aslında sağlam bir oyun olmasına rağmen Heroes 3'le baş edemiyeceğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok aslında. Ve işte tarif yine teşkerrür ediyor, yapımcılar Heroes 4'ün çıkmasına sayılı günler kalmışken neden bu oyunu çıkarmaya kalkarlar anlıyamıyorum. Heroes 4'le ilgili yazı sitemizde (bknz: burada) sürmanşet yayınlandıktan ve insanlar o yazıyı okuduktan sonra, herkezin ağzından salyalar akmaya başlamışken kim alır ki kardeşim bu oyunu? Çıkarın bi altı ay önce millet Heroes 4 aşkına saldırsın oyuna alıştırma olsun diye. Neyse daha fazla sinirlenip yapımcılara gerçekleştiremeyeceğim tehditlerde bulunmadan oyunu tanıtmaya geçelim bence...

Evet oyunumuz yukardaki satırları okuyan herkesin anlıyabileceği gibi bir TBS (sıra tabanlı strateji) halk arasındaki deyimiyle "Heroes gibi oynanıyo" :) Heroes oynamayan var mıdır bilmiyorum ama gene de anlatalım; Oyunda worker ya da settler türünde adamlar yok, yani sadece savaş komutanlarını çok şirin ve renkli, ırmakların, denizlerin, karlı dağların, çöllerin bulunduğu harita üzerinde istediniz noktalara ilerletebiliyorsunuz (belli limitte). Seçtiğiniz ırka göre (genelde) değişik kaleleriniz olur ve herşey bu kalelerden yönetilir. Kalenizi büyütebilir, yeni eklemeler yapabilir ve yeni birlikler oluşturabilirsiniz. Yönettiğiniz orduları tek bir adam olarak görürsünüz (oyun içi kolaylık olsun diye) ama düşmanla karşılaştığınızda yeni bir savaş ekranı açılır ve bütün birimlerinizi gene belli bir mesafe ve güçleri dorultusunda istediginiz gibi yönetip savaşı kazanmaya çalışırsınız. Biliyorum biraz yavan ve kıt bir tanım oldu ama gerçekten açıklaması o kadar kolay değil, siz oynadıkça ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Hikayemiz büyük savaştan 10 yıl sonra başlıyor, The Empire ordularının istilacı orduları geri püskürtmesinden sonra tam 10 yıl geçmiştir ama düşmanlar bu sefer eskisinden daha güçlü olarak geri döneceklerdir ve onları şeytani planlarında destekleyecek hiç beklenmedik yardımcıları da vardır! Evet konu biraz klasik ama genede oyunu kurtarıyor, emin olun yani, insan konu yüzünden hiç sıkılmıyor.