2001'in başında bu yapımcı ve yayıncılar iki yeni oyun çıkardılar; birisi incelemekte olduğumuz bir devam oyunu olan Dracula 2. Diğeri de yine aynı grafik teknolojisini kullanan Messenger (bu arada, oyunun yapımcılarının tam isimleri Index, France Telecom ve Canal Multimedia). Messenger'ın incelemesini daha sonra yapacağız, şimdi oyunumuza dönelim.

Dracula 2 bir devam oyunu demiştik. Oyunun girişinde seyrettirilen sahne 2000'in ilk yarısında çıkan ilk oyunun (Dracula Resurrection) final sahnesi; Jonathan Harker Mina'yı Dracula'nın şatosundan kaçırıyor. Fakat Dracula geri dönüyor ve Mina'yı tekrar ele geçiriyor. Böylece yeni Dracula oyununun konusu belirlenmiş oluyor: Mina'yı ikinci kez kurtarmak.

Oyunun en güzel yanı grafikleri. Phoenix VR isimli teknolojinin kullanıldığı oyunda çevrenizdeki herşeyi 360 derecelik panoramik bir görünüm içinde izleyebiliyorsunuz. Elbette oyunun alışık olunan 3D türü oyunlardan değil. Etrafınızı saran güzel grafikler ilerleyebileceğiniz her sahne için tek tek çizilmiş. Burada ilerlemelerin FPS'lerdeki gibi adım adım değil, sahne sahne olduğunu hatırlatmakta yarar var. Sonuçta oyunumuz türü grafik adventure. Oyunun içindeki grafikler kadar güzel olan diğer bir yanı da animasyonlar ve ara filmler. Görünüm ne kadar güzel olursa olsun arka planın tamamıyla sabit oluşu ise oyuna statik bir hava katıyor ve yaratılmaya çalışılan gergin ortamın etkisi azalıyor. Örneğin suyun akışı ve ağaçların rüzgarda dalgalanması gibi görsel efektler malesef yok.

Ara filmler dışında oyun sırasında hiç bir müzik yok. Sadece kuş ve rüzgar sesleri gibi ortama gerginlik katacak ufak tefek arka plan ses efektleri eklenmiş. Statik bir ortamda müzik olmadan yeterince gergin bir atmosfer malesef yaratılamamış. Oyundaki en büyük gerilim ise bir kapıyı açtığınızda karşılaşacağınız yaratık veya yaratıklar olacak.

Bu oyunda da amaç bulmacaları çözerek ilerlemek. Bulmacalar kapı açmak için anahtar bul, eşyaları tamamla vb. şeklinde. Yanlız bu kez bazı bulmacaları zamana karşı çözmeniz gerekiyor. Karşınıza çıkan bir kurtadamlardan kaçmak veya yoketmek için ekranın üstünde beliren kırmızı çubuk dolana kadar vaktiniz var. Inventory ekranı ise iki ana bölümden oluşuyor. Ortada taşıyabildiğiniz ve oyun sırasında sahnelerde kullanabildiğiniz 20 eşyalık bir bölüm ve bunun dış kısmında ise sadece ortadakilerle birleştirebileceğiniz eşyaların bulunduğu bölüm. Örneğin, bulduğunuz bir kibrit veya mermi dış bölüme yerleşiyor ve sadece iç bölümdeki bir mumu yakmak veya tabancayı doldurmak için kullanılabiliyor.

Sahnelerde (oyun sırasındaki görünümü kastediyorum) etrafınızda istediğiniz yöne dönebiliyorsunuz ve ilerlemeyi de yine sadece ileri ok işaretinin çıktığı yönlerde yapabiliyorsunuz. Buna ek olarak, taşıdığınız veya sahnedeki mevcut eşyaları kullanmak dışında yapabileceğiniz başka bir hareket yok. Burada oyunu anlamaya çalışanlar için bir-iki ufak ipucu vermek istiyorum: Eğer imleç iki dişli şeklini alıyorsa bu eşyalarınız arasından birşey burada kullanılacak demektir (o anda elinizde olsun ya da olmasın bu imleç her zaman çıkıyor). Dişli ile birlikte el sembolü ise çalıştırılabilecek veya açıp kapatılabilecek bir nesne/mekanizma olduğunu gösterir. Büyüteç sembolü ise incelenebilecek veya daha yakından bakılabilecek bir nesne bulduğunuz anlamına geliyor. "U" şeklindeki ok ise o anda bulunduğunuz ekrandan geriye dönmeye/çıkmaya yarıyor.

The Last Sanctuary'nin ilk oyundan farkı daha uzun olması. Fakat bulmacalar daha zor değil, sadece miktarı daha fazla. Bu ise ilk oyunun kısa olmasından yakınanları biraz tatmin edecek bir özellik. Bulmacaların çözümü ise ekranda, daha doğrusu içinde bulunduğunuz 360 derecelik sahnede, "hot spot" dediğimiz ve adventure sevenlerin iyi bildiği "işe yarar nesnelerin/noktaları" bulunma esasına dayalı. Her girdiğiniz sahnenin her noktasını detaylı incelemeniz ve bulduğunuz eşyaların ne işe yarayacağını anlamanız veya tahmin etmeniz gerekiyor. Neticede oyunda inventory'deki eşyaların kullanımına dayalı bulmacaların çözülmesi gerekiyor.

Eğer ilk oyunu severek oynadıysanız Dracula 2: The Last Sanctuary'i de beğeneceksiniz. Oynamamış olanlar ise bulmaca çözme ağırlıklı oyunlardan hoşlanıyorlarsa deneyebilirler. 640*480'lik çözünürlükte bile olsa üzerinde çok çalışılmış grafikleri oyunun en büyük artısı. Sürekli benzer bulmacalarla uğraşmak, müziklerin eksikliği ve biraz problemli kontoller ise eksileri.