Dune'un yeri başkadır. O diğerleri gibi birbirinin kopyası oyunlardan da değilidir. Zaten kopya da edilemezdi. Çünkü o, bir türün başlangıcı oldu. Yani RTS dediğimiz Real Time Strateji'leri ilk başlatan olarak sayılan oyun 1992'de çıkan Dune 2'dir. Westwood Studios'un çıkardığı Dune 2, o zamanlarda RTS nedir bilinmediğinden insanlara çok değişik gelmişti. Bir kere ekran donuk grafiklerle dolu değildi. Her şey canlı canlı hareket ediyordu. Kullanılan renk paleti o zamana göre muhteşemdi. Oyun kısa zamanda tüm Dünya'da büyük bir ün yaptı ve milyonlarca sattı. İşte bu tarihi(!) olaydan sonra kimi kaliteli kimi kalitesiz onlarca RTS daha yapıldı.

Dune 2'nin ardından yapılan Dune 2000'de maalesef kalitesiz RTS'ler arasındaki yerini aldı ve bekleyenlerine hayal kırıklığı yaratmaktan öteye gidemedi. Dune 2000'i inceleyen tüm dergiler ve oyun siteleri ağız birliği yapmışçasına oyunun kötü olduğunu vurguladılar. Bunları duyan Weswood'taki amcalar da bu acımasız eleştirilerin altında kalacağıma yeni bir oyunla onların tepelerine binerim düşüncesiyle yeni bir Dune oyunu için çalışmalara başladılar. Bu çalışmaların meyvesi olarak da Emperor: Battle for Dune çıktı piyasaya.

Emperor, Westwood'un çok eleştirilen 2D'ye bağımlılığını kırdığı ilk stratejisi. Oyunda herşey 3D olarak tasarlanmış ve gayet güzel görünüyorlar. Daha önce başka stratejilerde de 3D olayı denenmişti ama pek başarılı değildi. Tabii bir-iki istisna hariç. Ama şimdi bizim için önemli olan Emperor'un grafiklerinin nasıl olduğu. Ben grafiklere ilk bakışımda pek alışamadım ancak oynadıkça gözüme hoş gelmeye başladı. Sonra da yapımcılar 3D işini iyi kotarmışlar düşüncesini benimsedim. Kısaca grafikler güzel. Binaların ve birimlerin en küçük ayrıntısına kadar görebiliyorsunuz. Bu da iyi bir sistem gerektiriyor aklınızda bulunsun.

Kamera açısını dilediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. İster uzaklaştırın, ister kamerayı birimlerinizin dibine kadar sokun veya 360 derece çevirin. Yok ben bunlarla uğraşamam diyorsanız standart kamera açısını da kullanabilirsiniz. Ama standart kamera açısı da tam olarak oyuna hakim olmanızı sağlayamıyor. En iyisi kendiniz ayarlamanız. Çünkü oyunda birimlerinizin hareketleri için ince ayar yapmanız gerekecek. Neden mi? Cevabı basit: Yapay zeka Westwood'a yakışmayacak biçimde kötü. Birimleriniz birlikte hareket ederken dar bir bölgeye girdiğinizde veya bir sıkışıklık olduğunda diğer birliklerin yanından gitmek yerine onların arkasından gitmeye çalışıyorlar, sürekli öndeki birliklere çarpıp duruyorlar. Ayrıca 15-20 adet savaşçınızı aynı anda seçip bir noktaya gitmeleri için emir verdiğinizde kısa yoldan gideceklerine çok daha uzun ve tehlikeli olan (buna biraz sonra değineceğim) yollardan gidiyorlar. Onları da hizaya getirmek için fazladan çaba sarf etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu yapay zeka hataları oyunlardan çok şey götürüyor. Neyse ki Emperor'daki yapay zekanın iyi yönleri de var, böylece kötü yönlerini bir nebze kapatabiliyor.

Diğer oyunlarda (yine 1-2 istisna hariç - sanırım hangi RTS'leri demek istediğimi anladınız) bilgisayar haritaları biliyor gibi davranırken Emperor'da haritayı siz ne kadar biliyorsanız bilgisayarda o kadar biliyor. Daha doğrusu bilmiyor. Haritayı öğrenmek içinse çeşitli yönlere keşif birlikleri gönderiyor ancak bu keşif birliklerine birşey yapamıyorsunuz. Çünkü görünmezler. Yapay zeka konusunda her firma Blizzard gibi davransa oyunların çoğu yüksek puan alır. Blizzard firması oyunu 2.5 yılda yapar bir yarım yıl da beta tester'lara test ettirir, oyundaki en ince hataları bulana kadar oyunu çıkarmaz (bu sırada oyunu bekleyenler de dayanamamaya başlarlar tabii). Oyunun mükemmel olduğu kanağatine varınca da oyunu piyasaya sürer ve oyun anında bir numara olur. Bu da firma farkı işte.