Bir zamanlar, Home Computer'ler daha gazetelerde promosyon olmadan önce Super Mario adında tombul bir tip ile platformlar (herhalde bu yüzden platform oyunu deniyor) üzerinde zıplayıp bir prensesi kurtarmaya çalıştığımız oyun vardı. Mantar yiyince niye süper olduğuna hiç anlam verememiştim ama olsun oyun işte. Yıllar geçti Mario ölmedi, ölemezdi. Ama bir grup Fransız Mario'yu öldürmek için onun kötü bir ikizini yapmaya karar verdiler. Böylece Evil Twin projesi ortaya çıktı.

Evet, bu grup Fransız programcı grup herkezi platform oyunlarından soğutmak için Mario'nun kötü taklidi olacak Evil Twin'i yazmaya başlarlar. Oyunun geçeceği ortam hiç zorlanmadan seçilir: Yetimhanede kalan kötü kalpli bir çocuk olan Cyprien'in bilinçaltında... Bu bana bir yerden tanıdık geliyor sanki (American McGee's Alice). Herneyse, oyun tamamlanır ve tüm dünyaya dağıtılır. Satıcıların gaza getirmeleri sonucu talihsiz oyunculara satılır (biri de ben oluyorum).

"Artık o kadar da kötü olmaz canım!" demeyin daha yeni başlıyorum oynamaya. Oyunu yüklemeye başlıyorum oyun 2 CD ve minimum 900, maksimum 1500 megabayt yer istiyor. Tabi ki oyun o kadar büyük bölümler filan içermiyor. Sıkılmadan, gücenmeden içine İspanyolca, Fransızca, İtalyanca, İngilizce ve Almanca konuşmaları yüklüyor. Yani dili başta seçtirip sırf onu yükleme gibi bir şansınız yok. Oyunu açıyorum yükleme bitince; herşey normal gözükmekte hala. Ama herşey oyuna başlayınca anlaşılıyor.

Tüm demolar oyun içi grafikten oluşmakta ve pek güzel olduğu söylenemez. Uzun ve sıkıcı ve bir o kadar da anlamsız demodan sonra oyun başlıyor. Oyundaki amaç kaçırılan ayıyı kurtarmak yanlış anlamadıysam. Mekan Cyprien'in zihni olduğu için matrix havasında bir takım isteklerini gerçekleştirebiliyor. Mesela 3 metre zıplamak, sapan ile headshot yapmak bunlardan bazıları. Oyundaki görevleri gene çok saçma ve anlamsız konuşan bir fil veriyor. Tabi ki her platform oyununda olduğu gibi içine düşünce yakan sular, 100 tane toplayınca can veren bonuslar, ve elbette olmazsa olmaz olan düşmanlarımız var. Ne kadar uğraşmışlar bilemeyeceğim ama düşmanların zeka kaysayıları sıfır. Bön bön bakıyorlar sürekli. Size vurabilmeleri için yanlarına kadar gitmeniz ve beklemeniz lazım. Yapımcılar herhalde sonradan anlamışlar yapay zekanın biraz kıt olduğunu ki, düşmanları sürekli spawn koymuşlar. Yani siz ne kadar didinip öldürseniz de yanınızda çıkıyorlar tekrar. Benim tavsiyem -tabi oynayacaksanız- yanlarından koşup geçmeniz.

Oyunda sabit bir kamera açısı konulmadığı için oynanabilirlik çok çok düşmüş. Yani siz nereye gidecekseniz önce kamera açısını o tarafa ayarlamanız lazım. Bu da oyunu bir işkence haline getiriyor. Acele bir yere gitmek neredeyse olanaksız çünkü bir iki dönüş yapınca kamera sizin önünüze geçiyor ve önünüzü görmek imkansız oluyor.

Tabiki Mario'nun ikizi bir oyun olduğu için benzer hareketler olmalıydı. Çeşitli silahlar (sapan) veya zıplayıp shift tuşuna basınca yapılan üzerine binme hareketiyle düşmanları öldürüyorsunuz. Mario'nun ikizi olur da süper değişim olmaz mı, tabi ki o da var. Etrafta duran canavar kafalarını toplayınca Super Cyp'e yani Cyprien'in hep olmak istediği egosuna dönüşebiliyorsunuz. Canavar'a benzememiz dışında, ölümsüzlük, havada süzülme, ateş topu ve yıldırım atma gibi özellikler de var. Ama bütün bu hareketler Super Cyp olma gücünü düşürüyor, bunun için sadece gerekli yerlerde Super Cyp'a dönüşmeliyiz.

Oyunun müziklerine gelince... hmm... Valla buna kötü bir şey yazamayacağım. Çünkü neredeyse mükemmel müzikler kullanılmış, ekstradan 5 dildeki konuşmaları ayrı ayrı kaydetmişler. Muhtemelen 12 yaşında olması gereken Cyprien'den 20 yaşındaki adam sesi çıkması ayrı bir konu ama olsun, her oyunun bir kusuru olur. :)

Sonuç olarak Evil Twin: Cyprien's Chronicles insanları platform oyunlarından bezdirecek kadar kötü. Oyunun değişik yamalarla da düzeltilebileceğini hiç sanmıyorum. Etrafta yeni çıkmış Harry Potter veya bir klasik olan American McGee's Alice oynanılabilir ya da hiç olmadı gidin 30 kupona bir home computer alın Super Mario oynayın. Basit yapılı ve sıkıcı bir oyun olan Evil Twin'i kimseye önermiyorum; grafikler ve müzikleri güzeldi ama kurtarmaz. Görüşmek üzere...

"Mario ölmedi, kalbimizde yaşıyor!"