Hemen herkesin yakından takip ettiği bir spor dalı bulunur. Ülkemizde ise daha çok imkan elveren spor dallarına yatkınlık vardır. Her ne kadar şu son günlerde çeşitlenmeler görülse de... Futbol, basketbol, biraz rali... Bunlardan en çok tutulanları. Ama bir spor dalı var ki hiç kimsenin bunu yapmaya imkanı olmadığı halde dikkatle takip ediliyor: Formula 1!

Bütün bu oyunlarımı aldığım ve piyasayı yakından takip etmeme yardımcı olan bir bilgisayarcım var. Kendisi 91'den beri bu sporla ilgileniyor. Tuttuğu takım ise Ferrari (Zaten ülkemizde Ferrari ve McLaren takımlarına ilgi daha büyük). Kendisi her gün bilgisayarın başında bulunmak zorunda olduğu için, bu yarışları bir hobi olarak da takip ediyor. Schumacher ne demiş, takım nasıl bir strateji izleyecekmiş, yeni motorun devir hızı ne... İşi ile ilgili olan bir takibi var ki beni de yakından ilgilendiriyor. Çıkan bütün F1 oyunlarını getiriyor. "Şunun burası eksik!", "Arabanın hareketleri
gerçekçi değil..." gibi yorumlarla hemen her oyunun bir açığını yakalıyor. En çok oynadığı ise Eidos'un Official F1 Racing oyunu. Mükemmel olduğu için mi? Hayır! Sadece şu an için en hoşuna gideni olduğu için... Ta ki bir müşteri Ubi Soft'un F1 Racing Championship oyunun demosunu getirene kadar. Şimdi, evet şimdi durmadan bunu oynuyor...

Yakın zamanlarda ülkemize gösterime giren "Driven" filmini de izledikten sonra iyice gaza geliyorsunuz. Sylvester Stallone bu filmi ilk kez F1 için tasarlamıştı. Fakat F1 telif haklarını elinde tutan kişiyle yaşadıkları anlaşmazlıklar yüzünden Indy Car yarışlarına çevirdi. Film, araba yarışlarını konu alan diğer rakiplerine göre daha canlı ve daha gerçekçi. Filmi izlerken bile içinizden bu senaryonun F1 için yazıldığını söylüyorsunuz. Bütün bu olumlu etkenlerden sonra bana da F1 Racing Championship oyununu tanıtmak düştü ve işte oyun karşınızda:

Oyun her halinden belli olduğu gibi dünyanın en çok takip edilen yarışlarından Formula1'i konu ediniyor. Oyun 2001'e ait olmasına rağmen takımlar, sürücüler, parkurlar...vs 1999 sezonuna göre yapılmış. Formula 1'ciler bu konuya biraz üzülebilirler. Fakat sakın küsmeyin. Çünkü diğer artılarıyla oyun bu eksiğini büyük miktarda kapatıyor.

F1'i konu alan oyunlarda beni en çok kızdıran bir müddet sonra sizi sıkmasıydı. Çünkü sizi oyuna bağlayacak büyük bir gerçekçilik taşımıyorlardı. Bu oyunu oynadığımda ise kendimi, oyunun içine girermiş gibi hissettim. Sanırım yapımcılar oyunu hazırlarken bu tür esasları konu edinmiş. Oyuna getirilen dinamizmi hiçbir şekilde yadırgamıyorsunuz. Oyunu bilgisayarınıza kurup başlattığınızda oyunun kendisi kadar etkileyici bir video ile karşılaşıyorsunuz. Sizi bilmem, ama ben giriş videosunu çoğu oyunda büyük etken olarak tutarım. Çünkü oyuncuyu damarından vuran yer burasıdır. Oyun vasat bile olsa videolar oyuncuyu rahatlatır. Çoğu oyunu kötü olduğu halde sırf videolarını seyretmek için bitirdiğim bile oldu.

Neyse! Oyunun ana menüsü de diğer oyun menülerinden farklı hazırlanmış. Diğer oyunlarda "Options", "Play", "Help"... gibi menü dizaynı kullanılırken F1 Racing Championship'de biraz daha basit ve kullanıcı dostu bir menü görüyoruz. "1 Player" kısmına geçtiğimizde menü dizaynı değişiyor ve kendimize bir kullanıcı belirliyoruz. Kullanıcıya bir sürücü seçtikten sonra alt menüden "OK" tuşuna basabilirsiniz. Bu tuş sizi genellikle bir sonraki menüye taşıyacaktır. Gelen menüde hem arabamızı hem de seçtiğimiz parkurun bir videosunu izliyorsunuz.

Oyun için iki tür zorluk ayarı var: Oyuncu ve diğer yarışçılar için. İkisi de sizin bir miktar daha gelişmenizi sağlıyor. Her iki türü de bir üst seviyeye çıkardığınızda arabanın kullanımı zorlaşıyor ve diğer sürücülerin hata yapma oranları azalıyor. Böylece oyun içinde kendinizi profesyonelleştiriyor ve oyundaki gerçekçilikten kopmuyorsunuz. Bu tür ince ayarları atlamamanızı tavsiye ediyorum. Zira büyük zevk alıyorsunuz. Ayrıca monoton geçen yarışlara eğlence katıyorsunuz.