Yıl 2277... Nükleer savaşın üzerinden tam 200 yıl geçmiştir... Ve o gün bir bebek dünyaya gelir, Washington D.C.'deki Vault 101'de gözlerini hayata, daha doğrusu nükleer yıkıma açar. Yıkımın getirdiği esintiler tüm yaşam enerjisini götürmüştür bu diyarlardan. Vault�lar, kısaca Overseer'ın tüm otoritesini kullandığı büyük kafesler, insanlar için tek güvenli yerler olarak görülmektedir. Atık topraklarda hayatta kalma mücadelesi vermek ya da Vault-Tec şirketinin size sunduğu temiz su ve gıdalarla mutlu mesut tutuklu yaşamak... Fallout tüm gerçekciliği ile tutuklu yaşamak ile hayatta kalmak arasındaki farklı yüzümüze tekrar vurmaya hazır.

Gelmiş geçmiş en iyi oyun damgasını seve seve bastığımız, yıllanmış muhabbetlerin en temel taşı olan bir oyunu üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmişken yeniden yapabilme cesaretini göstermek şüphesiz ki her yapımcının harcı değil. Bazı oyunların devamını getirmek mümkün değildir. Bırakın başka yapımcıları kendi yaratıcısı bile beceremez hatta çoğu zaman cesaret edemez. İşte Fallout böyle bir oyun. Sevenlerinin yenisi beklemediği, beklemeye korktuğu bir oyun. 2008 yılında yeniden yorumlanmasını istemeyeceğimiz kadar kusursuz bir oyun, daha doğrusu bir oyundu; Bethesda bu kısmi güvenli mahzenlerden birine tekrar minik bir bebek düşürene kadar.


�İlk Fallout... Üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen hala kalbimizin en güzel köşesinde.�


Tam bu noktada bir konuya açıklık getirmek gerek. Bu oyunu ya sadece "Fallout" olarak görüp 10 yıl öncesi ile karşılaştırmalıyız ya da "Bethasda'nın Fallout yorumu" olarak görüp ayrı bir şekilde değerlendirmeliyiz. Aslında bu seçimi yapımcı yapmış, ve Fallout'u özüne mümkün olduğu kadar sadık kalarak günümüze uygun şekilde baştan yorumlamayı seçmiş. Bunun bir Black Isle oyunu olmadığını, bir Bethesda yorumu olduğunu oyunun her bir karesinde buram buram koklamanız olası. İncelemeye bu ayırımı yaparak devam etmek en doğrusu olacaktır. Çünkü ilk iki oyun sıra tabanlı rol yapma sistemine sahipti. Klavye ve fare becerisi yerine doğru zaman ve hareketi kullanarak ilerlemek Fallout'u bu kadar muhteşem yapan en önemli unsurlardan biriydi. Bethesda'nın bu zamanda üç-boyut sıra tabanlı bir oyun ortaya koyması mümkün olmamasına rağmen, yine de eski kurtların gönlünü kazanacak eklemeler yapmayı da ihmal etmemiş. Fallout, 2008 yılında en iyi ne şekilde ortaya çıkabilirdi diye düşünmenize gerek yok, Bethesda en iyisini yapmayı başarmış. İşte tam bu satırda şunu tavsiye ediyorum: önyargıları bir kenara bırakın, işte o zaman yeniden wasteland'in radyasyonunu hissedebilmeniz mümkün olacaktır.