Uzun süredir korku oyunlarından uzak kalmıştım, bunun nedeni biraz ÖSS, biraz da adam gibi korku oyunlarının çıkmamış olmasıydı, sizlerin de fark ettiği üzere, sürekli zombi - kapı açılma efekti - pompalı tüfek kombinasyonu, korku özelliğini uzun süredir yitirdi. Artık oyun yapımcıları daha çok bilinçaltı uyaran sürreal korku oyunlarına yoğunlaşmaya başladılar. Silent Hill bu işi en iyi yapan oyunlardan birisiydi, Fatal Frame Silent Hill'den iyi demiyorum, fakat Silent Hill'in o eşsiz rahatsız edici duygusunu bana yeniden hissettiren yegane oyun Fatal Frame'dir... (FF)

FF oyunlarının en büyük özelliklerinden birisi, düşmanlarla fiziksel temasınızın neredeyse hiç olmaması, oyunda ruhlara vereceğiniz en büyük darbeyi kameranızla veriyorsunuz. Tabii bu kamera öyle bildiğiniz kameralardan değil, bu Camera Obscura adı verilen ve büyü ile donatılmış bir kamera. Buna değişik türden eklemeler yaparak ruhlara karşı daha etkili kullanabilirsiniz. Bu tip oyunlarda insanın ne kadar güçlü silahı varsa o derece rahatlar, fakat burada silahınız sadece kamera olduğundan, oyunun sonuna kadar aynı derece diken üstünde oluyorsunuz...

Ölüleri ölü bırakmak iyidir

Konumuz her ne kadar diğer FF oyunlarıyla alakasız görünse de aslında bir yerde hepsini bağlıyor, nasıl bağlıyor peki? Olay Rei Kurosawa adındaki serbest fotoğrafçı genç ve iki arkadaşının başından geçmekte. Rei nişanlısını bir trafik kazasında kaybetmiştir ve kazada sürücü de kendisidir, neden ben ölmedim de o öldü diye düşünerek bunalıma girer ve kendisini suçlu hisseder. Bu sırada asistanı Miku Hinasaki ona işlerinde yardım etmektedir. Rei bir evin fotoğraflarını çekerlerken objektifinde nişanlısının görüntüsünü görür, heyecanlanarak nişanlısını gördüğü yoldan gider ve olaylar gelişir, bu sırada vücudunu yılanvari bir dövme kaplamaya başlamıştır, sonradan fark ettiği üzere aynı dövmeden evdeki ruhlarda da vardır...

Oyunda diğer FF oyunlarıyla bağ olduğundan söz etmiştim, bu dediğim bağ karakterler yüzünden var. Oyundaki üçüncü oynanabilir karakterimiz Kei Amakura Fatal Frame II: Crimson Butterfly'daki kızların amcası olmakta ve aynı zamanda Rei'nin ölü nişanlısının çok yakın arkadaşı, zaten bu sayede olayların bir parçası oluyor. Rei'nin asistanı Miku ise Fatal Frame I'deki ana karakter. Oyunda daha bir sürü karakterin böyle bağlantıları mevcut.

Kabusların dünyası

Oyunda lanetlenmiş kişi olarak gerçek dünya ile kabuslar arasında sıkışıp kalmış birisiyiz. Bu da tabii ki oynanışa etki eden etmenlerden birisi. Oyunda çoğu yerde kullanılan kirlilik ve pas efekti bunun en büyük kanıtlarından birisi. Bazen sadece bir odanın rahatsız görüntüsünden gerilip o odadan çıkıyorsunuz, fakat dışarısı daha güvenli olduğundan mı çıkıyorsunuz? Hayır, tabii ki dışarısı daha güvenli değil. Oyun boyunca belki zombilerle karşılaşmayacaksınız fakat başka şeylerden korkacaksınız. Evet, ruhlardan bahsediyorum, neredeyse oyunun her saniyesinde sizi geren ruhların davranışları da çeşit çeşit, mesela bazıları birden bire beliriverip size zarar vermeye çalışırken bazıları sadece belirip kayboluyorlar. Ruhların görüntüsünü Camera Obscura ile yakalayabilmek için bazen gerçekten iyi reflekslere sahip olmanız gerekiyor, çünkü bazıları anında görünüp kayboluyor.