Eveet, sonunda beklenen oyun piyasaya çıktı. Sanırım birçok kişi de ilk kez sitemiz aracılığı ile duydu oyunun çıktığını. Aldığım maillere bakılırsa, bazıları da şoku kaldıramadı, dükkanlarını, internet cafelerini erkenden kapatıp oyunu almak için yollara düştüler. Ne güzel. Bir oyunun bu kadar ilgi görmesi hoş bir olay. Özellikle de ülkemizi de ilgilendiren bir oyun olması, ufak da olsa ülkemizden birkaç parçanın oyunun içinde olması hoş. FIFA 2003'ü aldım, hemen eve geldim kurdum. Biraz uzun sürdü yüklemek. 2 CD zaten. Yükleme esnasında bazı fotoğraflar gösteriyor, insanların canı sıkılmasın diye. Oyuna girdiğim zaman da beklediğim gibi çıkmayacağını zaten biliyordum.

Bir kere en baştan, menü tasarımını hiç beğenmedim. Kullanışsız olmuş. İyi görünmesine birşey diyemeyeceğim ama, daha "user friendly" olsaydı daha iyi olurdu. Özellikle de takım seçme esnasında zorlanmak mümkün. Sıkılmak ise kesin. Önce seçenekleri kaydırarak lig veya uluslararası seçeneklerini seçiyoruz, ardından da yine seçenekleri kaydırarak takım seçiyoruz. Son olarak da takımımız için forma seçiyoruz. Bunları yapana kadar da en azından bir yarılık maç geçmiş oluyor. Daha pratik olmalıydı, tüm takımlar tek bir pencereden tek tıklamayla seçilmeliydi. Bence daha güzel olurdu. FIFA'nın en büyük rakipleri bu tekniği kullanıyorlar biliyorsunuz.

Oyunda beklediğimiz tüm seçenekler mevcut. Dostluk maçlarından turnuvalara kadar önceden ne varsa yine aynıları var. Takımınızı seçiyorsunuz ve olaya giriyorsunuz. Takım seçtikten sonra, orjinal formalarından da birini seçebiliyorsunuz. Galatasaray'ın ve ülkemizin formalarını güzel yapmışlar. Stadyumlar da iyi. Ali Sami Yen stadı var ve gerçeğine benziyor.

Tüm bu sıkıcı seçimlerin ardından ancak oyuna girebiliyorsunuz. Ha bu arada, takımınızın formasyon gibi ayarlarını da oldukça detaylı bir şekilde yapabiliyorsunuz. Ayrıca options kısmına uğramayı ihmal etmeyin, çünkü oyun otomatik olarak çözünürlüğü en üst düzeye çıkartıyor.

Oyuna girdiğim zaman, bir boşluk hissettim. Yani 2002 versiyonundan daha boştu etraf. Hiç bir anlam veremedim. Lazer gösterileri, konfeti yağmurları beklemiştim ama yoktu. Sadece bir iki sis bombası, lazerle sahaya yansıtılan logolar ve skorlar vardı. Oyuncular bile ruhsuz ruhsuz dolanıyorlardı sahada. Yakından iyi gözükmelerine rağmen, uzaktan pek iyi değillerdi. Hareketleri ve animasyonları çok hızlı ve gerçeklikten uzaktı.

Kontroller, default olarak değişmişler ama siz yine kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz. Kontroller genel olarak biraz hızlanmış ve zorlaşmış. Bu direk oynanabilirliğe etki etmiş. Artık koşmak için tuşa basılı tutmanız gerek, deliler gibi saydırmanız gerekmiyor. Serbest vuruş gibi olaylarda ise, hedefleme sistemi ve değişik bir çizgiyi zamanında durdurma sistemi kullanılmış. Yani bu vuruşlar biraz daha kabiliyete kaldı anlamında. Kaleye yakın yerlerde serbest vuruş kullanırken, atmak istediğiniz yeri hedefle belirliyorsunuz. Kaleye getirdiğinizde hedefi, bu sefer de kaleye dik olarak gösteriyor. Yani kalenin istediğiniz yerine vurabiliyorsunuz topu. Tabi bunu yapmak için yukarı aşağı gidip gelen çizgiyi yeşil renkte durdurmak gerekli. Kabiliyetsiz oyuncularda bu olay daha hızlı gidip gelirken, iyi atış yapanlarda biraz daha yavaş. Bu kontrol sistemiyle, oyun tamamen arcade havasına bürünmüş. Zaten bir de hızlı olmuş, gerçekçilikten iyice uzaklaşmış.