Hatırlayanlar hatırlar, PlayStation Hit'i PC'nizde diye birkaç sene önce (tam olarak hatırlayamıyorum) Eidos ve SquareSoft size Final Fantasy VII'yi getirmişti. Gene oyunun ne kadar sürükleyici, gözleriniz ağrıyana kadar veya kafanıza biri terlik atıp "Yatağa!" diye bağırana kadar oynadığınız, oynanabilirliği yüksek bir oyun olduğunu hatırlarlar bu kişiler. Hatta keşke Ariel ölmeseydi diye hala iç geçirenler de olabilir (Ben).

PC piyasasının ne kadar karlı bir piyasa olduğunu fark eden SquareSoft/Eidos Final Fantasy VIII'in PlayStation'da çıkıp en popüler oyun olmasından hemen sonra 'gel bunu da PC'ye uyarlayalım' dediler. İyi de yaptılar, çünkü bu kendisinden önce gelen FF VII, VI, V, IV, III, II, I serisinin en iyisi (bence).

Kısaca konuya gelince, SeeD yetiştirmekle görevli olan üç Garden'dan biri olan Balamb'da öğrencisiniz, SeeD'ler dünyanın çeşitli yerlerinde çalışan paralı askerler ve bunlardan biri olmak amacıyla oyuna başlıyoruz. Tabi sonradan olaylar bizi güçlü bir büyücüyü yoketmeye kadar sürüklüyor. Konu tabi ki bu kadar değil, bu tip olayların bir girişi, bir gelişmesi, bir de sonucu vardır. Size sadece girişten bir satır, sonucundan da en son yaptığınız olayı söyledim. Daha fazla bilgi verirsem oyunun sürükleyiciliği sıfıra iner. Bu yazdıklarım da zaten oyunun arkasında yazan yazının Emre'cesi.

İlginç birşeydir, Final Fantasy oyunları hep 17-19 yaş arasındaki genç insanlar çevresinde dönüyor. Japon fetişi herhalde. Hani pek de şikayetim yok ama bir grup yetişme çağı çocuğunun da güçlerini kullanıp dünyayı (onların dünyası bile olsa) kurtarmaları garip geliyor insana. Kim bilir belki bundan hunharca zevk alan 50 yaş üstü adamlar tarafından yaratılmıştır oyun :P Ah gençlik vah gençlik.

Tamam sustum.

Oyunun grafikleri hakkında sölenecek o kadar çok şey var ki, nereden başlasam bilemiyorum. Ne yapalım ne yapalım, en iyisi grafikleri kendi çaplarında değerlendirmek:

Dünya Haritası:
Burada sağdan sola, dünya üzerinde koşuştururma/uçma/yüzme grafiklerini inceleleyeceğiz.

Şimdi açıkçası dünya haritası üzerinde gezerken grafiksel olarak pek etkilenmiyorsunuz. En basit 3D rendering yapılarak dünyaya yerleştirimiş objeler, basit küp evler/şehirler, birkaç poligonal hatası olan dağlar, vb. var. Zaten dünya haritasının oyun için büyük önemi olmasına rağmen, bu kadar baştan savma yapılması o kadar da önemli gelmiyor oyunu genel olarak düşündüğünüzde.

Bu harita üzerinde adamınız küçücük gözüktüğünden oradan oraya koşan kıyafet giydirilmiş bir çöpadamdan farkı yok ama gerek Balamb Garden gerek Ragnarok güzel yapılmış.

Ormanlara girince yaprakların oynayışından adamınızın bulunduğu yeri tayin ediyorsunuz, bu da bir güzellik. Başka bir güzellik de Ragnarok'unuzla uçarken denize doğru bir dalışa geçtiğinizde denizin yüzeyindeki dalgaların görüntüsü.

Oyun İçi
Bu grafiksel değerlendirme ise bina/şehir/oda/mağara, vs.. gibi Dünya haritasından girdiğiniz yerleri kapsayacak.

Eğer Final Fantasy VII'yi oynadıysanız, özellikle bazı bölümlerde "Eeee, ben şimdi buradan nasıl aşağı ineceğim, yok nasıl yukarı çıkacağım" gibi soruları tekrar tekrar kendinize sormuşsunuzdur. Bunu göz önüne alan SquareSoft bu sefer, arka plan grafiklerine aşırı derecede önem vermiş ve hele hele bazı yerlerde "Vaayy!!" oluyorsunuz. İşin kötü tarafı ise, arka plan grafikleri ile uğraşırken karakter grafiklerine pek fazla önem vermemiş olmaları. Fazlasıyla göze batan poligonal, ve anatomik hatalar var. Ne bileyim Squall'ın saçları kafasının içine giriyor, veya hiçbir şekilde haraket etmiyor vs vs. Ama bu hatalar da oyunun konusu ve işleniş biçiminin içinde kaybolup gidiyor. Hele kendinizi oyuna fazla kaptırırsanız bunun farkına bile varmıyorsunuz.