Otomobillerle şu ya da bu şekilde ilgili olan herkesin tanıdığı BBC 2�de hala yayınlanmakta olan Top Gear, kuşkusuz türünde eşsiz televizyon programlarından biri. Jeremy Clarkson, James May ve Richard Hammond tarafından sunulan programı diğerlerinden farklı yapan şeyler ise sunucularının olağanüstü yetenekli, yaptıklarının her bir saniyesinden zevk alan ve bunu ekrana yansıtmayı çok iyi başaran kişiler olmasının yanı sıra bir aracı nasıl göstereceğini, göze hitap edecek kamera açılarını, araç kıvrımlarını doğru kamera filtreleriyle görsel bir ziyafete çeviren rejisinin de büyük bir payı var. Format ve içeriğin uyumunun oluşturduğu bu bütün, sadece ada halkını değil tüm dünyada otomobillere ilgi duyan kitlelerin programı ilgiyle izlemesini sağlıyor. Top Gear ile Forza Motorsport 2�nin paylaştığı ortak nokta, birbirinden farklı gibi görünen bu iki yapım arasındaki benzerliği ortaya koyuyor: Tutku. Peki, bu tek başına yeterli mi? Hep birlikte göreceğiz.

Otomobillere hayatını adamış bir gurup programcının oluşturduğu Turn 10'in elinden çıkan Forza Motorsport 2�nin mükemmel bir
oyun olduğunu söyleyerek daha en baştan bu işi bitirmek çok kolay olurdu doğrusu. Nitekim üzerine gösterilen özen ve harcanan zaman sonunda ortaya çıkan şey bu kadar ucuz ama gösterişli bir kelimeyle tanımlansaydı hakkını yemiş olurduk. Sevdiğimiz şeylerin hangisi evrensel bir mükemmellik tanımına uyabilir? Evet. Forza Motorsport 2 (FM2) mükemmel bir oyun değil. Kendi çapında bazı zaafları olan eleştirilen ve eleştirilecek insan yapımı bir oyun.

Turn 10'in, sempatik Jeremy Clarkson'la birleştiği nokta olan otomobil tutkusu bu oyunun da ana temasını oluşturuyor. Böyle düşünen insanlar için Forza Motorsport 2 içerisinde özenle aktarılmış 300 aracın bulunduğu bir deneyim cenneti olarak tanımlanabilir. Gerçekten de oyun gerek otomobil gerekse motor sporlarında günümüz ve geçmişte adından bahsettirmiş birçok modeli barındıran bir banka görünümünde. Bu kadar geniş bir arşivi daha iyi sunmak adına oyunda daha en baştan kariyerinizi yönlendirmek istediğiniz bölgeyi belirlemeniz isteniyor. Üretici menşeleri doğrultusunda Amerika, Avrupa ve Japonya bölgelerinden birinde kariyerinize başlıyorsunuz. Bu seçim size oyun boyunca seçtiğiniz bölgeye bağlı olarak bazı avantajlar ve dezavantajlar getiriyor. Avrupa'da başladığınız kariyerinizde Avrupalı üreticilerin araçlarına erişiminizi kolaylaşırken diğer bölgelerde üretilen araçların gerek açılmasında gerekse satın alınması daha zor oluyor. Kariyerinizde ilerledikçe yeni indirimler kazanıp daha düşük fiyatlara bölgenizdeki araçları satın alabilirken diğer bölgeler için bu tür avantajlara sahip olmuyorsunuz.

Bu durum aynı zamanda kariyer modunda katıldığınız organizasyonlardaki marka, sınıf, motor hacmi ve ağırlık gibi sınırlamalarla birlikte kariyerinize yön veriyor. Bölge avantajı sadece araç alımında değil alacağınız upgrade modifikasyon ürünlerinde ve bunların fiyatlarında da farklılıklar getiriyor. FM2 beraberinde oldukça kapsamlı bir upgrade sistemi getiriyor. Aracınızda kullandığınız parçalar size performans olarak geri dönebildiği gibi bazı parçalar aerodinami, downforce ve yol tutuş kabiliyetlerinizi olumlu etkilerken aracınızın gücü ve hızını düşürebiliyor. Her aracın birbirinden farklı fabrika çıkış değerleri olduğunu düşündüğümüzde araçlarda gerek upgrade'ler ile gerekse türünün en detaylı "Tuning" seçenekleriyle binlerce farklı sonuç elde etmek mümkün hale gelmiş.




Upgrade konusunda dikkat etmeniz gereken bir nokta ise motor bloğunun toptan değişerek tamamen farklı bir hale gelebilmesi. Şöyle ki önden çekişli aracınız için 4 tekerlekten çekiş sağlayan motor blokları olabilir ya da arkadan çekiş sağlayan motor blokları. Bunlar arasında yaptığınız tercih dramatik olarak performans ve tepki değişimine neden olurken, motor üzerinde yaptığınız tüm parça upgradelerinin yok sayılmasına da neden oluyor. Bu kısmı gözden kaçırıp çok iyi bir önden çekişli araca sahipken 4 çeker opsiyonunu geç fark ederseniz motor bloğunun ve aksamın tümden değişmesi nedeniyle tamamen yeni sisteminize uygun parçalara ihtiyacınız olacak. Bu gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta.