Pilot olmak isteyeceksiniz, bulutlara ulaşmak isteyeceksiniz, bu oyun bitmesin diyeceksiniz... Bu oyun için Square ve Gamearts'a teşekkür edeceksiniz... Eğer benim gibi Grandia 3'ü uzun süredir bekleyen tayfadansanız bekleyişlerinizin bittiğine sevinmişsinizdir. Özellikle son günlerde elimdeki RPG'ler tükendiği için büyük bir umutsuzluk içindeydim, Kingdom Hearts 2'nin günler sonra çıkacak olması'nın verdiği sabırsızlık ve Final Fantasy 12'yi beklemekten önümdeki güzel RPG'leri unutuyordum. Square gene son dakika bombasını patlattı ve bizleri uçmanın hayalini kuran 16 yaşındaki Yuki ve arkadaşlarının müthiş maceralarına sokuverdi birden bire...

İlginç İttifak

Öncelikle belirtmeliyim ki Gamearts eskiden Square Enix ile rakip firmaydı, fakat Square'in büyük devi satın almasıyla işlerin seyri değişti, bence iyi de oldu çünkü Square olmasaydı Grandia III olmayabilirdi. Yani ilk başta garipsediğim bu ittifak bence Grandia'nın ruhuna gayet iyi bir değişiklik getirmiş. Oyun şu anda piyasadaki en güçlü grafikleri olan PS2 RPG'si, tabi FFXII ve Kingdom Hearts 2 çıkınca bu değişecek.

Oyunun konusu müthiş bir intro filmiyle zaten temelden verilmiş. Bir uçak inşa edip uçma hayalleri kuran Rotts ve Yuki Anfog kasabasında yaşayan iki gençtir. Yaptıkları 19 uçak denemesi de başarısızlıkla sonuçlanmıştır ve 20. uçaklarıyla test uçuşu yapmak üzeredirler, buna göre Yuki eğer #20 ile denizi aşabilirse test başarılı olacaktır, Yuki gece olduğunda uçuşa başlar fakat Anfog ormanından geçerken uçağının düşmesi ile Alfina ile tanışır ve 2 DVD'lik uzun bir macera başlar...
İlginizi çekecek en büyük olay, oyunun gerçek anlamda yaklaşık 5 saat sonra başlıyor olması, evet yanlış okumadınız, oyun 5 saat boyunca gerçek anlamda başlamıyor, yani size başlarda biraz tempo düşük gelebilir, fakat sonra oyun o kadar hızlanacak ki siz bile bu tempoya yetişemeyeceksiniz.

Curse of Xorn

Oyun konu bakımından gerçekten güzel görünse de ben nedense bir Final Fantasy X etkileri gördüm konuda. Özellikle konunun tapınak ziyaretleri olması, aklı bir karış havada bir gencin, güzel ve kibar bir Priest'e aşık olması size de bir şeyleri hatırlatmadı mı? Daha böyle örnekleri oyunda bolca görmek mümkün, fakat işleniş bakımından konu orijinalliğini koruyor. Yine de klasik bir tema işlenmiş, duygusal problemleri olan ve üzerinde sorumlulukları olan bir kız ve başına buyruk bir gencin aşkı artık gerçekten klişe bir tema olmaya başladı, şu ana kadar gördüğüm en orijinal konu işlenişine sahip RPG Digital Devil Saga idi, biraz Atlus'tan ders almalı firmalar bence.

In The Sky

Soundtrack albümü çıkmış olan bir oyunun müziklerinden beklenmeyecek kadar güzel müziklere ve seslere sahip bir oyun Grandia III. Özellikle her saldırının ayrı ayrı seslendirilmiş olması. Savaş arasında düşman ile aranızda olan diyaloglar, arkadaşlarınızın size söylediği direktifler falan hepsi gayet güzel olmuşlar, seslendirme zaten gayet kaliteli, savaş müzikleri de kendini tekrar eden bir yapıya sahip fakat beni o kadar rahatsız etmediler, belki müziği sevdiğimdendir, sürekli dinlemek için creeplerle savaşa giriyorum. Özellikle oyunun müzikleri klasik Grandia ruhuna sadık kalmış, tabii bu formata ne kadar uymuş bilemeyeceğim fakat gene de gayet güzel müzikler.

Grafikler konusunda iyiler demiştim, gerçekten üzerinde çalışılmış grafiklere sahip bir oyun, aradaki filmler olsun oyun içi grafikler olsun gerçektende üzerinde uzun süre uğraşıldığı belli. Anfog Village'deki yaprakların modellenmesine kadar etkileyiciliğini koruyan grafikleri var. Renk bakımından da gayet renkli bir oyun, dediğim gibi oyunun başlangıç kasabası olan Anfog Village'e kesinlikle uzun bir süre bakmalısınız, ayrıca bazı mekanlarda müthiş gün batımları var ki Dual Shock 2'nizi yere koyup çayınızı yudumlayarak o grafiklere bakakalıyorsunuz bazen, gerçekten göz alıcı grafiklere sahip Grandia 3.