Genel

Aslında "küçük adamlar"la oynanan oyunları hiç sevmezdim, haz da almazdım.. Dune, Age of Empires gibi popüler ve de prim yapmış oyunlara hiç yüz vermezdim. Ground Control, yapısı itibariyle öyle gibi olsa da, pratikte ve oynanabilite açısından kesinlikle değil. Yukarıdan baktığınızda küçük küçük ve iki boyutlu gibi görünen adamlar ve araçlar, yaklaştığınızda ufak detayları bile atlanmamış olarak tasarımlanmış birer üç boyutlu model. Zaten ekran görüntülerinde de bunu görebilirsiniz. Elemanların savaş boyaları bile ihmal edilmemiş.

Yukarıda bahsettiğim gibi askerlerin (onlara asker denebilirse, daha çok savaş makineleri), tankların (duruma göre hoverdyne ya da terradyne) detayları atlanmamış. Ateş ederken silahların yaptıkları hareketler, vuruldukları zaman verdikleri tepkiler çok güzel olmuş. Yalnız, bu tip (aslında bütün tip) oyunlarda anlayamadığım bir mevzuu bu oyunda da var. O da ağaçlara hiçbirşey olmaması. Koca çelik yığınları tarumar olurken ağaçlar dimdik ayakta kalabiliyorlar. Tabi ağaçların ebatları, o çelik yığınlarının bilmem kaç katı kadar fazla. Ama olsun, en azından hasar görmelilerdi. Zaten çok da başarılı olmayan ordu sevk ve idaresi, ormanlarda insanın çileden çıkma sebebi olabilir.

Tepeden bakılarak oynanan (siz adına şey diyosunuz, RTS sanırım :) oyunları sevmezdim dedim ama, birincisi hala sevmiyorum, ikincisi hiç oynamadım demek de değil. Genellikle kalabalık asker-araç trafiğini yönlendirmek bir problem olmuştur. Siz başarıdan başarıya koşaraktan, ordunuza habire yeni elemanlar eklerken, doğal olarak bir yandan da bunların büyüyen dertleriyle uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Dertlerin en büyüğü de, askeri literatürde "intikal" denilen bir yerden bir yere nakil işlemi. Ground Control'de de bu sorun tam olarak halledilebilmiş değil. Nakiller sırasında, biladerle beraber, şu çağda olması gerekenden fazla kötü laf söyledik. Yani burda da şoförleriniz beyinsiz ve sinirlenmek istemiyorsanız, özellikle dar alanlarda, gıdım gıdım noktalarla hareket etmeniz ve her bir araçla ayrı ayrı ilgilenmeniz menfaatiniz icabıdır.

Ground Control'u diğerlerinden ayıran ve belki de sevmemi sağlayan bir özelliği, hiçbir şekilde kaynak yönetimine bulaşmıyor olmanız. Elinizdeki silahlar, güçleri ve sayıları belli. Düşmanınız belli. Gidip yokedip geliyorsunuz. Ağaç topla, odun kır, madenlerde sürün, yok altınım bitti, hile yapayım paramı çoğaltayım gibi gereksiz ve de aslında sadece savaşmak ve öldürmek için yapılan detaylı çalışmalara hiç gerek yok. Amacınız yoketmek ve direk olarak bunu yapıyorsunuz. Tabii bunun için de kılıflar uydurulmuyor değil. Mesela amacınız bilmemne kristallerini ele geçirmek olabiliyor. Ya da bilmemkim komutanı öldürmek olabiliyor ama aksiyon aynı, yaptığınız iş aynı.