Bir strateji oyununda neleri severim biliyor musunuz arkadaşlar? Ta eski zamanlardaki Command and Conquer'i hatırlarsınız herhalde. Ama ilkinden bahsediyorum. Daha CD-Rom denen alet yeni yeni ayağa düşmüştü, oyun fena halde çarpıcıydı. O oyunda sadece bina yapıyorduk ve üssümüzü koruyarak birliklerimizi oluşturuyorduk. Başka kafa yoracak bir olayımız yoktu. Rahattık, stratejilerimizi boş kafayla hazırlayabiliyorduk. O tarz stratejiler artık yoklar. Çünkü strateji oyunlarına artık birçok öğe dahil edilmeye başlandı. RPG öğelerinden tutun da buna benzer ıvır zıvır herşey strateji oyunlarında hayat bulmaya başladı. Tabi bu iyi birşey, senelerdir hep aynı tarzda oyunların yapılması sıkıcı olacaktı. Ama yine de, özgün RTS'leri de arada sırada görmek istiyor insan.

Detaylardan bahsettim ya. İşte size gelmiş geçmiş en detaylı strateji oyununun yapımcısından gelen, yine ağzına kadar detayla doldurulmuş bir strateji oyunu. Europa Universalis oyununu biliyorsunuz. Oldukça detaylıydı ve sıkıcıydı. Tabi bana göre. Çünkü neredeyse askerlerin ayakkabı bağcıklarıyla bile ilgilenmeniz gerekiyordu. O yüzden benim bünyem oyunu kaldıramadı. Paradox Entertainment, şimdi yeni bir detay delisi strateji oyununu piyasaya sürdüler; Hearts of Iron. İkinci Dünya Savaşı konulu olan bu oyun, tüm dünyada geçiyor ve dünyadaki tüm ulusları kontrol etmenize olana sağlıyor. Nasıl? Beğendiniz mi?

Oyun her ne kadar tüm ulusları kontrol etmenize olanak sağlıyorsa da, aslında asıl amacı 3 öğeyi birbiri ile yarıştırmak. Faşizm, komünizm ve demokrasi. Aslında oyunda bunlar savaşıyorlar. Daha ilk başta bunu öğrendiğimde, direk bayıldım yani. Bayıldım derken, mecazi anlamda söylemiyorum. Detay seviyesini tahmin ettiğimden baygınlık geldi :) Oyun 1936 ve 1946 yılları arasında, tüm ulusları konu alıyor. Oldukça sağlam. Asıl sağlam olan yanı ise, oyundaki detay seviyesini yetersiz bulanlar (yuh!) için, herşeyi kendilerine göre değiştirebilmeleri. Kendiniz asıl olan görevler üzerinde oynamalar yaparak modifiye edebiliyorsunuz. Ayrıca uluslar üzerinde de değişiklikler yapabilmeniz mümkün. Hatta sıfırdan başlayarak değişik şeyler üretmeniz bile mümkün.

Oyun gerçek zamanlı ilerlese bile, pause olayı sayesinde istediğiniz zaman oyunu durdurup gerekli işlemleri yapabiliyorsunuz. Oyunda politika ve bu tarz şeylerin ülkeye etkileri iyi simüle edilmiş. Yani işiniz oldukça zor bunu biliyorsunuzdur umarım. Aslında devlet büyüklerine bu oyunlardan birer tane yollamalı da evlerinde ülkenin nasıl yönetileceği konusunda biraz bilgi sahibi olsunlar. Hatta tutorial'ı oynasalar her gece bir kere, eminim gelişme sağlanır ülkemiz yönetiminde. Trafikent'den sonra, aslında buna benzer bir çalışma da bakanlar için falan yapılmalı. Oyunda, araştırmalarınıza öncelik vererek, süper silahlar üretebiliyorsunuz. Bunları üretmek öyle hemen olmuyor ama sağlam ülke yönetimi ve liderlik ile, bu silahların en kralını üretebiliyorsunuz ve diğer ülkelere kafa tutabiliyorsunuz.

Oyunda hava, kara ve deniz olmak üzere 100'ün üzerinde birim var. Bu sayı oldukça tatmin edici. Bunların da özellikleriyle oynanabiliyor. Modifiyeli bir tank ile caddede tam gaz gitmekten bahsetmiyorum hemen yanlış anlamayın :) Sadece genel değişiklikler yapılmasına izin veriliyor. Ayrıca gördüğüme göre, oyunda adı geçen kişilerin hepsi gerçek. Eskiden isim yapmış elemanlar, oyunda da isim yapmak için çabalamaktalar. Bu oyuna büyük ölçüde gerçekçilik katmış. Oyuncuya da büyük sorumluluk getiriyor. Bunu biliyorsunuz.

Oyunun genel özellikleri böyle. Şimdi teknik özelliklerinden bahsedelim. Oyun bir kere sistem olarak çok düşük bir sistemde bile çalışmakta. Çünkü öyle kompleks bir yapısı yok. Bu nedenle, işyerinizde, şirketinizde bile bu oyunu patronunuzdan gizli oynayabilirsiniz. ALT+TAB yaparak oyunu minimize edebiliyorsunuz ve sorunsuzca geri getirebiliyorsunuz. Bazı oyunlarda bu olay sorun yaratıyor ya, sinir oluyorum. Bazen oyun ortasında internete girmem gerekiyor, o nedenle oyundan çıkmak zorunda kalabiliyorum. RAM miktarınız ne kadar fazlaysa, oyun o kadar rahat çalışıyor. Bunu da bir yere not edin.

Grafikler iyi sayılır bu oyun için. Ama ekran oldukça karışık. Heryer ikon, özellikle ekranın sağ tarafı. Bir ikona tıklayarak bir o kadar daha ikonunuz oluyor yeni. Oyunu çözmek ve tamamen hakimiyeti kazanmak için uzun bir süre alıştırma yapmanız gerekecek. Ama bu oyunu zaten yükleyenler, bunu kabullenmiş insanlardır. Günde 25 saat boş vakitleri olan, kafasında derdi tasası olmayan insanlardır. O yüzden bunun sorun olacağını sanmıyorum. Oyunda, birimler de ikon olarak resimlendirilmişler. Haritalar renkli renkli, oldukça hoşlar. Bana ilkokul zamanlarımı hatırlattılar. Oyundaki menü ve ikon ağı sayesinde, aslında herşeye çok kolay bir şekilde ulaşmanız sağlanmış. Yani oyuna alışmanız durumunda, herşeyin yerini bildiğinizden, işlemleri çabuk çabuk halledebiliyorsunuz.

Oyunun seslendirmesinde en önemli öğe tabi ki müzikler. Böyle ağır bir atmosferi olan oyunda, müziklerin sıkıcı olmaması ve tekrar etmemesi gereklidir. Efekt olarak pek birşey yok zaten ama 2 saatlik sağlam bir mp3 arşivi ile geliyor oyun. Bu da sıkıcılığı minimuma indiriyor. Benim hoşuma gitti.

İşte böyle. Bu oyunu zaten hastaları çoktan almıştır. Buradan son kez yine uyarıyorum, bu oyun herkese hitap eden bir oyun değil. Bu oyun oldukça detaylı, oldukça zor ve oldukça sıkıcı. İlgilenmeniz gereken müthiş detaylar var. Bu nedenle, almadan önce bir daha düşünün derim.