İşte sonunda kel dostumuz döndü. Onu çok özlemiştik değil mi? Hitman oyununu bilmeyen var mıdır acaba. Unreal için de aynı şeyi söylemiştim ve bilmeyenler, daha doğrusu oynamayanlar çıktı. Sanırım bir an önce hatalarını telafi edip, Unreal oynamışlardır. Aynı şeyi bu oyun için de soruyorum. Hitman'i tanımayan var mı? Kel kafalı, barkod dövmeli bu cesur dostumuz, Eidos firmasının yarattığı karizmatik karakterlerden biri. İlk oyunda, çeşitli mekanlarda, adrenalin deposu suikast görevleriyle ve saf aksiyonla boğuşup duruyordunuz. Bu yeni oyunda da değişen birşey olmamış. Yine saf aksiyon, gizlilik, kamuflaj, yalan, düzenbazlık... Hepsini bu oyunda bulacaksınız.

Görevleri yapmak için gerçekten de aşırı derecede serbestsiniz. Oyunun demosunu oynayanlar bilir. Malikaneye girmek için çok çeşitli alternatiflerimiz vardı. Silahlarımızı kuşanıp içeri dalmak en hızlı çözümdür. Ama şehir morgunda da yer ayırttırmak zorunluluğumuz, burada daha ön plana çıkıyordu. Bu nedenle bir yere girmeden önce, mutlaka içeride neler olup bittiğini öğrenmemiz gerek. Eğer içeri Hitman olarak giremiyorsak, postacı olarak girebiliriz. Beğenmediyseniz hizmetçi olarak da girebiliriz. Hatta kötü adam olarak evde dolaşmamız bile mümkün. Ama başkalarına fazla yaklaşmadan. Çünkü sizi tanımalarını istemezsiniz. Anında ortalık ayağa kalkıyor ve leşinizi sermek için seferber oluyorlar.

Oyundaki görevler hiç komplike değiller. Genelde birilerini bulup öldürmek ve birşeyleri almak tarzında görevlerimiz oluyor. Önceden de bahsettiğim gibi, yapmanız gereken görevi istediğiniz tarzda yapabiliyorsunuz. Binlerce dolar verdiğiniz siyah takımınızın delinmemesi için gizlenmeyi seçebilirsiniz. Yüreğinize güveniyorsanız direk dalabilirsiniz. Ama burada yürekten çok cephanenize güvenmeniz gerekli. Çünkü başkasını öldürmedikçe, cephane bulmak çok zor bir iş. Görevler St. Petersburg, Sicilya, Japonya ve Nuristan'da geçiyor. Nuristan neresi bilemiyorum artık :) Her bölümün kendine has havası var. Ben en çok malikane bölümünü sevdim, en çok da orada zaman geçirdim. Çünkü oyunun asıl zevkini o bölümde yaşıyorunuz. Ama diğer bölümler de tekrar tekrar oynanabilecek nitelikteler.

Tekrar oynanabilirlik olarak çok şans verilebilecek bir oyun Hitman 2. Çünkü aklınızda kalan başka bir yol, oyun boyunca sizi rahatsız edebilir. "Acaba başka türlü yapsaydım ne olurdu?" gibi sorular yüzünden bir bölümü 4-5 kez geçmeden bırakamayacaksınız. En azından ben öyle yaptım. Yapabildiğiniz hareketler de çok çeşitli. Eğilerek yürümek ve duvar arkalarından kafayı eğip bakmaktan bahsetmiyorum. Oyunda çok daha komplike ve yararlı hareketler var. Mesela birini boğma telinizle öldürdükten sonra, kolundan tutup güvenli bir yere sürüklemek gibi. Ceseti başkalarının görmemesi gerekiyor, yoksa ordu bazında üzerinize çullanıveriyorlar.

Ayrıca öldürdüklerinizin elindeki silahları alabiliyorsunuz. Kıyafetlerini de alıyorsunuz. 10 saniye önce size meydan okuyan karizmatik mafya elemanlarının kıyafetini aldığınız zaman, hiç bir karizması kalmıyor. Üzerinde kalan tek şey, iç çamaşırı oluyor :) Kıyafet değiştirerek, tanınmama yolunda büyük adımlar atabiliyorsunuz. Çok eğlenceli bir olay. Ayrıca sağ elinizde tuttuğunuz bir silahı veya nesneyi, sol elinize alabiliyorsunuz. Sadece sağ elinizdeki nesneleri atabiliyorsunuz yere. Bu da ilginç bir özellik tabi.