Yüzyıllardır yaşadığınız, oraya ait olduğunuza inandığınız yeri terk etmek nasıl bir duygudur? Bu durumda insanın tepkisi ne yönde olur? Acaba insan böyle bir durumda her şeyi görmezlikten gelip hayatına devam edebilir mi? Yoksa bir kez olsun içine düştüğü o kolaycılık gafletinden kafasını gerçeklerin göründüğü su yüzüne çıkarıp 'Ev artık yuva değil' deme cesaretini mi gösterir. Nedendir bilinmez insanoğlunun her şeyi başkalarından beklemek gibi haksız bir huyu, bir istem duygusu var. Kendisine ait olandan, gururundan bir nebze ödün vermemek adına gerçekleri ört bas etmeyi tercih ediyor. Kendisi üşüdüğü için güneşin, yıldızların artık sıcak olmadığını savunabiliyor. Oysa ki gerçek apaçık gözler önünde... Oysa bir de tüm benliğiyle gerçekleri oldukları gibi kabul eden ve onları bulmak, onlara ulaşmak için her şeyi geride bırakmayı göze alacak kadar yürekli gerçek insanları da var bu dünyada...

İşte bu düşüncelerle uzayın karanlığında kendi 'evdünya'larını, kendi gerçeklerini aramaya giden bir grup insanın hikayesini anlatıyordu Homeworld. Dili, anlatım tarzı, hikayesinin işlenişi açısından ne kadar soğuk da olsa, içerisinde beklenmedik güçlü tutkular barındıran bu oyun, kazanmaya hak kazandığı bütün ödülleri sonuna kadar hak ediyordu. İşleniş tarzı oyuncuya o kadar iyi sunuluyordu ki, oyunu iki ana ırktan oluşan senaryo modunda bitirmeyi başarabilen oyuncular oyunun öteki ırkına karşı -bir daha o ırkı seçip senaryoyu sil baştan oynamayacak kadar- büyük bir kin duyuyordu. Homeworld hikayesinin akıcılığı ve zenginliği oyuncuyu o denli etkiliyordu ki, küçük fighter sınıfı bir geminin vurulmasına bile dayanamayıp oyunu sıklıkla save edip yeniden oynayan ya da küçük bir geminin peşine tüm armadayı takmak gibi ilginç şeyler yapan oyunculara rastlamak mümkündü. Hatta bu oyuncular arasında annesine mothership gibi 'ucube' sıfatlar takanlara bile rastladım.

Hikayesini bu denli etkili anlatmayı başarabilen bir oyun teknik özellikleri açısından bakıldığında da göz dolduruyordu. Hatasız altyapısı, grafik ve ses olarak oyuncuya sunduğu muhteşem doyum ve zorlayıcı yapay zekası oyunun aldığı 99'un en iyi stratejisi ödülünü hak ettiğini teyit ediyordu.

Ancak oyun, hakkında yapılan bütün övgülere ve verilen ödüllere rağmen beklendiği kadar yüksek satış rakamlarına ulaşamadı. Zaten popüler olan her şey bir süre sonra özniteliklerini kaybetmiyor mu? Neyse ki, oyuna ilginin çok büyük olmamasına rağmen Homeworld kaliteli yapımlara değer ve önem veren bir oyun sever topluluğu tarafından benimsendi.

Oyunun popüler oyunlar arasında yer alamamasının en önemli sebebi ise tamamen yeni bir tür gibi ortaya çıkmış olmasıydı. AoE gibi oyunlara ilgi gösteren strateji meraklılarınca 3D boşlukta strateji oynama fikri her ne kadar Homeworld zamanın en detaylı eğitim (tutorial) bölümlerini barındırsa da pek kabul görmedi. Ayrıca oyunun sabır gerektiren uzun bölümleri de bunda etkili oldu diyebiliriz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen oyunun saygıdeğer yapımcısı Relic, Homeworld'a ilgi gösteren oyun severlere bir eklenti paketi ile cevap vermeyi ihmal etmedi.