Kim demiş çocuk oyunu diye? Benim gibi minik bir yetişkin için de gayet eğlenceli bir oyundu Hobbit. Hemen kahramanımızı tanıtıyım size. Adı Bilbo Baggins. Minikmi minik, sevimli bir hobbit. Hatta hepinize çok tanıdık gelicek, Lord of The Rings'deki Frodo da Bilbo'nun yeğeni oluyor. Ee o filmlerde oynar da bizim Bilbo unutulur mu hiç? Adventure ve aksiyonun karışık olduğu bir platform oyunu yapmışlar ona da. Güzel de olmuş. Oyunda, Gandalf, Thorin, Gollum, ve baş düşmanımız ejderha Samaug da var. Bu isimlerin bazılarını filmden de gayet iyi biliyoruz. Oyundaki karakterler filmdeki kadar güzel değil haliyle. O bişey değilde, karakterleri pek benzetememişler. Ama olsun bu oyunun kahramanı Bilbo zaten, diğerlerini sallayın :)

Kahraman dedim Bilbo'ya, göreceksiniz öyle. Bir kere kimin başı beladaysa, kurtarılacaksa, bizim işimiz. Atıyoruz kendimizi hemencecik belanın ortasına. Hatta ayak işlerine bile bakıyoruz sesimizi çıkarmadan. Gandalf Dede nederse yapıyoruz. Emir büyük yerden anlayacağınız. Ya bizim diğer hobbitleri kurtarıyoruz kötü adamların elinden, ya da dev örümceklerle dövüşüyoruz pata küte. Hatta yeşil olanları bizi ısıryor ve zehirliyor. Bu durumdan iksir içerek kurtuluyoruz. İskeletlerle şavaşıyoruz, birbirinden değişik bulmacalar çözüyoruz... İşimiz sanıldığı kadar kolay değilmiş di mi? Yok yok kolay ve eğlenceli. Hem bunları yaparsak minik ödüllerimiz de var. Elimiz boş göndermiyolar anlayacağınız. Parlak, rengarenk taşlar alıyoruz ordan burdan, heryerden. Bunları biriktiriyoruz biriktiriyoruz, sonunda minik hobitimiz güçlensin, düşmanlarını daha çabuk dövsün diye. Zaten güçlüyüz de, daha da bi güçleniyoruz işte. Yolumuz üzerinde öylece duran mantarlar bizim kurtarıcımız çoğu zaman. Temel Reis için ıspanak nekadar önemliyse, mantar da Bilbo için okadar önemli. Yedikçe güçleniyor, enerjimizi topluyoruz. Ayrıca yolda birsürü sandık var. Bunlarla uğraşmanız şart değil tabi. Hem açamayınca enerjide götürüyorlar, sıkıcılar biraz. Ama açınca içindeki iksirler ve altınlar bizim oluyor. Bizde hemen cebe atıyoruz. Biriktirdiğimiz altınlarla da bölüm sonunda kendimize bişeyler alıyoruz. Heryerde save noktaları var. Bu konuda zorlanmak nerdeyse imkansız..

Yanımızda bizim gibi minik bir çantamız var. Minik dedim ama ne var ne yok onun içine tıkıştırmış durumdayız. İksirleeer, dövüşmek için bir kılıç, sopa, atınca kafa yaran taşlar ve en önemlisi bizi görünmez yapan meşhur yüksüğümüz var. Oyunun ilerleyen bölümlerinde Gollum'dan alıyoruz yüzüğü, o da düşürmeseymiş canım. Hem çok da işimize yarıyor. Takıp kalabalık ortamlardan görünmeden ve sessizce geçebiliyoruz. Güzel bir alet yani. Oyunda sadece vur-kaç taktiği yok tabiki. Kimi yerde hırsız bile yakalıyoruz dedektiflik yaparak. Halka da baya yardımımız dokunuyor. Bir oraya bir buraya koşuşturup duruyoruz bazen. Bizede yazık canım. Herkez her işini bize yaptırıyor...

Oyunda kullanacağımız tuşlar nelermiş, ne işe yararmış onda sıra. Biraz abartıp her tuşu işlevleriyle beraber yazacağım. WASD yön tuşlarımız. 1,2,3 ile silahlarımızı seçiyor sonra faremizle dövüyoruz milleti. Space ile zıp zıp yapıyoruz. Q da görevlerimizi gösteriyor. I, inventory, çantamızdakileri gösteriyor. F ile hedef alıyoruz. C'ye basınca yüzüğümüzü takıp görünmez oluyoruz ama belli bir süresi var bunun da. Bütün oyunu görünmez olarak bitiremiyoruz yani. 4 ile health potion içiyoruz ve ölmekten kurtuluyoruz. Kamera ayarlarını Num 8, Num 2 ile yapıyoruz. Daha bitmedi. E veya Enter ile insanlarla konuşuyor, sandıkları açmaya çalışıyor, kısaca " ! " işaretini gördüğümüz heryerde kulanıyoruz. Yanlız Z'ye basarsak eğilerek, sessizce ilerliyoruz. Elimizde sopamız varken space ve Z'ye aynı anda basarsakta süper zıplıyoruz. Lazım oluyor da sık sık ondan söyliyim dedim. Gerçi bunların hepsi options bölümünde var ve değiştirebiliyorsunuz.

Bir de müzikleri var bu oyunun de mi? Hmm benim pek dikkatimi çekmemiş aslında. Demek ki öyle çarpıcı bişeyler yok. Hatta genellikle aynı müzik çalıyor gibiydi. Bir tek kalabalık bir grupla dövüşürken tempo artıyor, herkezi öldürünce pat diye duruyor. Dediğim gibi fazla bişey beklemeyin bu konuda. Keşke daha güzel olsaymış. Neyse canım, sağlık olsun.

Son olarak grafiklerinden bahsedip bitireceğim. Karakterler öyle süper değil ama oyun gibi onlar da şirin. Mekan grafikleri daha bir hoş. Farklı bir dünyadayız, dolaşıyoruz güzel güzel. İçi açılıyor insanın. Yani oyun için öyle ekran kartınızı falan değiştirmenize gerek yok :) Almamanız için bir neden kalmadı demekki. Oyun çıkalı baya oluyor zaten. Aranızda alıp bitirenler de olmuştur. Onlara da tavsiyem Tolkien'in yazdığı, oyunun kitabı olan ve aynı adı taşıyan Hobbit'i okusunlar. Boş durmasınlar :) Hem Hobbit, Lord of The Rings'den daha eski ve bir bakıma da bu üçlemenin başlangıcı. Kitabı okuyanlar hem Bilbo Baggins'in başından geçenleri, hem de Lord of The Rings'in öncesinde neler olup bittiğini daha iyi anlayacaklardır. Oyunu henüz oynamayanlar, bakın size inceleme yazdım. Okudunuz, hadi şimdi oyunaaa....