Krizde olan ülkemiz için oynanabilecek en iyi oyun ile karşınızdayım. Krizde oynanabilecek oyun derken, etrafa sinir olup işlerin nasıl olması gerektiğini gmsterebileceğiniz bir oyun demek istedim. Çünkü bu oyunda bizim işadamlarımızın yapamadıklarını yapma şansınız oluyor. Batıp çıkmak size kalmış ama akıllı birisi olursanız ve fırsatları değerlendirirseniz, başarısız olma şansınız yok. Zaten bu her zaman böyledir, sadece bu oyunda değil. Oyunumuz Industry Giant 2, kullanımı zor gibi görünen, karman çorman olduğu için çoğu kişinin uzak durduğu tarzdan bir oyun. Industry Giant 1 tarzı :)

Oyuna taa en baştan başlıyoruz. Hehehe biraz saçma oldu ama, 1900 yılından başladığımızı anlatmaya çalıştım. İşlerin kontrolü bu anda bizlere bırakılıp kaçılıyor. Artık herşey bize kalmış durumda. Birşeyler icat etmek, üretmek, bunları satmak, satılmaları için reklamlarla uğraşmak, nakliye araçları ile ilgilenmek, sanayi kuruluşlarının mekanlarını seçmek, düzenlemek... Aklınıza gelebilecek her ayrıntı bu oyunda mevcut. Çoğu kişinin gözü korkmuştur şimdi. Biraz önce yazdığım satırlar yüzlerce kişinin oyundan uzak durmasını sağladığının farkındayım ama artık yazacaklarım bu türün hastaları içindir :)

Oyunun kontrollerinin kolay olduğu söyleniyor ama sanırım başka bir oyundan bahsediliyor. Tamam daha öncesine göre basite indirgenmiş ama yine de bir dolu seçenekle beyinlerimizi işgal ediyorlar. Bu kadar seçeneğin arasından bir de ürünlerle, araçlarla falan uğraştığımızda içinden çıkılamayacak problemlerimiz oluyor. E bunu da seven var nasıl olsa. Oyunda teknoloji gelişimlerini de izlememiz ve buna göre yatırımlar yapıp, gelişmeleri tam zamanında yakalamamız gerekiyor. Nereye yatırım yaparsanız, o taraftan gelişme sağlıyorsunuz tabi ki. Seçtiğiniz sektör de önemli. Mesela oyuncak sektörü fazla para getirmeyecektir. Buna göre dengeyi sizin kurmanız gerek. Bu denge de içinde bulunduğunuz yıla göre değişecektir. Mesela 2002 yılı teknoloji yılı, saçın paraları teknolojik aletlere :) Ama aynı şeyi 1912 yılında yaparsanız, Titanic ile aynı kaderi paylaşıyorsunuz demektir.

Oyuna başlarken az sayıda ürünle başlıyoruz ama zaman ilerledikçe yenileri ekleniyor. 150 değişik ıvır zıvırımız var. Artık cebimizdekileri harcayacağımız bir dolu alanımız mevcut. Yemek, oyuncak veya elektronik gibi alanlara para harcayabiliyoruz. Nedense kazanmak harcamak kadar kolay olmuyor, ben denedim beceremedim. Uyarayım dedim :)

Oyunda yapacağımız binaların yerlerini de iyi seçmemiz gerekiyor. Çünkü bunların yerlerini seçmek önemli :) Birbirleriyle alakalı binalar yan yana olursa daha iyi oluyor. Ayrıca şehir içine zararlı binaları, yani sağlığa zararlı binaları şehir içine veya merkeze yakın yerlere yaparsanız başınız belaya girebiliyor. Bu tarz gerçekçilik içeren özellikler oyuna daha çok ruh katmış. Ayaklanma gibi olaylar da oluyor mesela. Para ödemezseniz işçilere, direk ayaklanıyorlar ve tüm işi size bırakıp ortadan kayboluyorlar. Bunun olmaması için, cimrilik yapmamanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca oyundaki sistem kökten değiştirilmiş. Yapımcılarının söylediklerine göre, artık yeni menü sistemi sayesinde, kaçıracağımız hiç detay kalmayacakmış. Ben zaten oyunun aşırı detaylı olduğundan bahsederken, şimdi bu detay seviyesi daha da artırılmış. Bu da demek oluyor ki boynumuza kadar detay içindeyken, artık içinde boğulup ölme vakti geldi. Oyunun bir güzel yanı da üretimin mevsimlere göre etkilenmesi. Bunu iyi düşünmüşler.