Joan of Arc'ın filmini birkaç sene önce heyecanla izlemiştik. Gerçek bir hikayeydi bu tabi. Kurgu değildi. Bu nedenle, ayrı bir keyif ve hüzün verdi bizlere. Köyü basılan ve ailesi öldürülen bir genç kız. İntikam almak için yollara düşüyordu. Herkesin onu küçümsemesine rağmen, o cesaretini ve hevesini asla yitirmemişti. Savaşmaktan yılan askerleri yeniden hayata döndüren, Joan'ın cesareti ve azmiydi. O bir kahramandı, ve hala Fransa'da birçok kişi tarafından sevgiyle anılıyor.

Şimdi kendimizi bu kızın yerine koyma şansımız var artık. Wars and Warriors, piyasaya çıkalı bir süre geçti ama bizim incelememiz bu zamana denk geldi. Oyun oldukça komplike ve zor olduğundan, bitirmesi de zaman aldı. Oyunun konusu, filmin konusu ile aynı. Kontrolümüzde Joan ve onun yoldaşları var. Birlikte, dev gibi ordulara kafa tutuyorlar. İmkansız gibi görünen mekanlardan sağ çıkıyorlar. Tabi bu tamamen size bağlı bir olay.

İlk başta, kendi başınıza, tutorial gibi bir bölümle başlıyorsunuz oyuna. İlk aşamada biraz zorluk çekebiliyorsunuz oyunda. Kontroller basit. İki çeşit saldırı tuşu, inventory kontrolleri, çeşitli emirler, adam değiştirme gibi tuşlarınız var ama bunlara alışmak zor değil. Oyuna başlamadan önce bir kağıda not ettiğiniz zaman ve bu kağıdı her zaman yanınızda tuttuğunuz zaman, sorun yaşamazsınız. Oyunun ilk bölümünde, en fazla 5 tane toplu düşmana rastlıyorsunuz. Ardından da Orleans'a geliyorsunuz. Asıl olay burada başlıyor. Burada saldırıya uğradığınızda, oyunun tüm özelliklerini kullanabilir hale geliyorsunuz. Bana güvenin, oyunun mükemmel özellikleri var.

Oyunu iki çeşit modda oynama şansınız var. Askerlerinizi arkanıza alıp, karakterinizin hemen ardından takip eden kamerayla savaş alanına atabiliyorsunuz kendinizi. Bu hem olaylara birinci elden müdahele etme şansı sunuyor size, hem de kontrolü elden bırakmanız daha zor oluyor. Ama bu size zor geliyorsa, kamerayı haritadan uzaklaştırıp, oyunu strateji havasına sokabiliyorsunuz. Böylece daha fazla alan görebiliyor, askerlerinize daha kolay müdahele edebiliyorsunuz. Bu modun kontrolü kolay gibi görünse de, olaylara uzak kaldığınızdan, kalabalık ortamlarda başarısız olabiliyorsunuz. Ayrıca başrol kahramanlarının çoğunun kontrolüne karışmanız gerektiğinden, bence olaylara yakın olun ve tüm karakterlerinizi gözünüzün önünden ayırmayın.

Karakterlerinize göz kulak olmanız gerekli, çünkü yapay zeka konusunda pek başarılı değil adamlarınız. Düşman sizden kaçıyor, toplu halde saldırıyor ama sizin taraftakiler, kör ve sağır gibi, sadece koşarak saldırıyorlar düşmana. Bu da sizi zor durumda bırakıyor. Sadece Joan ile oynamak da yetmiyor. Diğer kahramanları da kontrol etmek, tehlike anında müdahele etmek gerekiyor. Oyun gittikçe kalabalıklaşıyor ve haliyle görevler de buna göre zorlaşıyor. Bu durumda oyun karman çorman bir hal alıyor ki, çoğu kişinin oyunu terk edeceğinden eminim. Bu tür kalabalık meydan savaşlarını kazanmak için, daha önceden çok iyi hazırlanmış olmanız gerekiyor.

Neyse ki, Joan, oyunda savaştıkça geliştiriyor kendini. Düşmana vurdukça, çeşitli puanlar kazanıyor ve bu puanlarla karakterinizi geliştiriyorsunuz. Böylece daha fazla hasar veren, daha iyi hareket eden, combo konusunda daha esnek bir karakteriniz oluyor. Zaten bu tür gelişmeler oyunda ilerledikçe zorunlu bir hal alıyor.