Beni her ne kadar konsol düşmanı ilan etseniz bile, her zaman en iyi aksiyon oyunlarının konsollarda çıktığını savunurum. Grafik konusunda PC lider olsa bile, hız ve eğlence bakımından konsollarda süper oyunlar çıkabiliyor. kill.switch de bunlardan birisi. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında, PS2 ve Xbox için çıkan oyun, PC için de port edildi. Ben de oynama fırsatı buldum. Daha önce oynayamamış, oynayanları izlemiştim. Kafayı yemiştim. Şimdi sıra bana da geldi :)

kill.switch, askeri aksiyon oyunları arasında yerini almıştı. Süper eğitilmiş bir asker ile, çeşitli ülkelerde değişik görevler yapıyoruz. Lineer bir oyun olan kill.switch, sağlam aksiyon öğeleri ile bizleri zorluyor. Caspian Sea, North Korea, Middle East gibi mekanlarda, değişik görevlerde yer alacağız. Bu alanlar, genelde saklanacak çeşitli objeler bulunan yollardan oluşuyor. oyunun hoşuma giden tarafı da bu. Saf aksiyon. Önünüze geleni öldürüyorsunuz. Bazen birşeylere basmak, almak da gerekiyor haliyle ama asıl olay, adamları öldürmek.

Oyunun atmosferini çok beğeneceksiniz. Çünkü sinematik öğelerle de süslenmiş herşey. Konu siz birşeyler yaptıkça akıp gidecek ve size çeşitli video görüntüler gösterilecek. Düz bir oyun olmasına rağmen, bu tarz gösterimlerle, sıkıcılıktan uzaklaştırılmış oyun. Görevlerin çoğu, mümkün olduğunca askeri öldürmek ve haritanın sonuna ulaşmak. Tabi bu o kadar da kolay değil. Çok çabuk ölebiliyorsunuz oyunda. Camlardan, yan dönmüş arabaların arkasından, kapılardan ateş eden düşman, kısa sürede sizi öldürebiliyor.

AK47, M4 gibi silahlar, oyunda her zamanki gibi yerini almış durumda. Hafif tabancalarda, öküz gibi ağır tüfeklere kadar birçok silahınız olacak. Bunların çoğunu, ölen düşmanlardan toplayacaksınız. Çok sayıda silah taşımak da imkansız oyunda. Az ve öz silah taşıyor, o bölüme göre, hangisi daha kullanışlıysa, en çok onu kullanıyorsunuz. Mesela, çok dönemeçli, dar alanları olan bir bölümde shotgun ve kısa mesafede etkili silahlar kullanabilecekken, açık alanlarda sniper gibi tüfekleri kullanmak daha mantıklı oluyor.

Kontroller süper kolay. Zaten yapacak fazla birşey de yok. Ateş etmek, eğilerek ilerlemek ve bazen de ileriye doğru dalarak atlamak. Bu atılan bombalarda oldukça etkili bir hareket oluyor. Kontrollerin kolay olması, oyunun da kolay olması demek değil tabi. En kolay modda bile, düşman çok zekice hareket edebiliyor. Aslında zekadan değil de, spawn oldukları noktalardan dolayı, anında sizi öldürebiliyorlar. Siz, size ateş edenin yerini tespit edene kadar, kevgire dönmüş olabiliyorsunuz. Zor yani. Yavaş ve dikkatli ilerlemek gerekiyor.

Grafikler, konsolların kalitesinde. PC için sıfırdan yapılan bir oyun olmadığından, Xbox versiyonunun grafiklerini uyarlamışlar PC'ye. PS2 ve Xbox versiyonlarına yan yana baktığınız zaman, PS2 de köşelerin daha tırtıklı ve bozuk olduğunu görüyorsunuz. Ayrıca görülebilir uzaklık da, çok düşük. Xbox versiyonunda, karakterler daha yuvarlak görünüyor. Köşeler yumuşatılmış. Görülebilir uzaklık fena değil. PC versiyonunda ise, herşey daha yumuşak, görülebilir uzaklık yeterince iyi. 3 versiyonda da genel grafikler aynı. Oyun, tam bir konsol oyunu gibi. Karakterlerin kaplamaları orta detayda, çevre fazla dolu değil. Hep bir koridorda yürüyormuş hissine kapılıyorsunuz. Ama böyle bir oyun için, kötü de diyemem grafiklere. Yeterli dersek sanırım hata yapmış olmayız. Bu tür oyunlar PC'ler için yapılmıyor. Bu yüzden, böyle grafiklere PC kullanıcılarının ses çıkartmaması lazım.

Ses efektleri ise, fazla iyi değil. Oyunda bir ses problemi vardı ama sadece benden kaynaklanıyor da olabilir. Aynı sorun Far Cry'da da vardı. Bilmiyorum sebebini. Müzikler dinamik değiller, ama etkililer. Ses efektleri düşük kalitedeler, çeşitli değiller. Bazen yorucu olabiliyorlar.

1Ghz işlemci sınırının üzerinde olan bir işlemci ile 256Mb bellek, sanırım bu oyunu çalıştırmaya yetecektir. 32Mb bir ekran kartı minimum bahsediliyor ama bence bir FX5200, bu oyunun hakkını verecektir.

kill.switch, konsolların havasını PC'de solumak için iyi bir şans. Gamepad ile oynanması tavsiye edilir. Havayı daha bir iyi hissedebilmek için. Hadi bakalım.