Bazı oyun firmaları vardır bir yıl boyunca onlarca oyunu piyasaya sürerler ve çoğu oyunları da unutulur gider. Bazı oyun firmaları vardır, onlar ise bir veya iki yıl içerisinde sadece bir oyun piyasaya sürerler ama o oyun yıllar geçse de unutulmaz ve defalarca oynansa bile ilk zamanki zevki yine verir. Valve Software bu tanımlardan ikinci sınıfa giren bir oyun firması, 1998'de piyasaya sürdüğü Half-Life oyunundan beri sürekli kendisini geliştirdi ve abartmadan söylüyorum Steam platformu ile belki de PC oyun sektörünü kurtaran firma oldu. Bu firmadan yeni bir oyun geleceğini duyduğumda tabii ki de heyecanlandım, yeni oyunun lise yıllarımda arkadaşlarımla okuldan kaçıp oynamaya gittiğimiz Counter-Strike ile tek kişilik FPS oyunlarında çıtayı yükselten Half-Life'ın bir karışımı olduğunu öğrendiğimde ise artık yerimde duramaz olmuştum. Neyse ki sayılı zaman kolay geçti (Team Fortress 2 sağolsun) ve nihayet Left 4 Dead piyasaya sürüldü. Oyunun demosunu da sayarsak oyunu 2.5 haftadır toplam 100 saat boyunca oynadım ve hala daha da oynamak istiyorum. Zaman zaman bu yazıyı yazacağıma oyunu oynamalıyım diyorum kendi kendime ama birinin bu yazıyı yazması gerekli değil mi? Gelin Left 4 Dead'in sunduğu özelliklere ve oyunun amacının ne olduğuna hep birlikte göz atalım.



Counter-Strike + Half-Life = Left 4 Dead

Left 4 Dead'i kısaca Counter-Strike ve Half-Life'ın karışımı olan bir Co-op FPS oyunu olarak adlandırabiliriz. 4 kişilik grubunuzla 4 senaryo boyunca çıkış noktasına üzerinize doğru koşuşturan yüzlerce zombiyi (aslında bunlara yaşayan ölü demek daha doğru) öldürerek veya gerekirse onlardan kaçarak ulaşmaya ve bulunduğunuz ortamdan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Yani oyunun aslında ahım şahım bir hikayesi bulunmuyor, sonuçta çoklu oyunculu kısma odaklanmış bir oyun için hikayeye de gerek yok. Sadece senaryoların ilk bölümlerinde kısaca bulunduğunuz durumu gösteren sinematikler yer alıyor (sürekli tekrar edilebilen bir oyunda çok fazla uzun süren sinematikler olsaydı oyun insanı bayabilirdi). Çoklu oyuncu demişken Left 4 Dead'i tabii ki tek kişi olarak da oynayabiliyorsunuz, buna yazının ilerleyen kısımlarında değineceğim. Left 4 Dead'de seçebileceğiniz 4 tane insan karakteri bulunuyor. Zoey, Francis, Bill ve Louis isimlerine sahip bu karakterlerden birini seçerek oyuna başlayabiliyorsunuz. Karakterlerin arasında oynanış açısından herhangi bir farklılık bulunmuyor, sadece konuşmaları, kişilikleri ve görünüşleri farklı. Mesala Bill ilerlemiş yaşı nedeniyle çok tecrübeli bir karakter ve takım lideri gibi davranıyor, Francis ise tam bir serseriye benziyor, argo konuşuyor ve zaman zaman iğrenç espriler yapıyor. İster arkadaşlarınızla oynayın ister tek başınıza oynayın karakterler otomatik olarak duruma göre konuşabiliyorlar bu da gerçekçiliği arttırıyor. Üzerinize zombi ordusu gelirken Louis'in ettiği küfürler veya el bombası attığı zaman Zoey'nin haykırışları gerçekten de duyulmaya değer. Oyunda 4 rakamının önemini vurgular gibi yine 4 tane senaryo bulunuyor, bu senaryoların hepsi farklı mekanlarda geçiyor. Bir senaryoda şehir arasında dolaşırken, bir senaryoda ise ormanlarda zombilere karşı savaşıp kurtulmaya çalışıyorsunuz. Yani senaryolardaki çeşitlilik bir hayli fazla. Her bir senaryoda 5 tane 20-25 dakikadan oluşan (sizin oynayışınıza göre bu zamanlar değişebilir) bölümler bulunuyor (toplam 20 tane bölüm var), bu bölümlerin hepsini bitirirseniz senaryo bitiyor ve başka senaryolara yelken açıyorsunuz.