Yüzüklerin Efendisi, özellikle şu geçtiğimiz 3 sene içerisinde filmlerin de büyük etkisiyle altın çağını yaşarken, filmin ve kitabın popülerliğinden yararlanan bir çok oyun sürüldü piyasaya. O zamana kadar pek LoTR oyunu görmemiş olan bizler de (Interplay'in Snes için yıllar önce yapmış olduğu oyunları falan hesaba katmazsak) bu oyunlara aç bir şekilde saldırmıştık tabi ki. Bunlardan bazıları vasat sınırında gezerken (Fellowship of the Ring, Hobbit, War of the Ring), bazıları da nispeten başarılı sayılabilecek, efsaneye yaraşır oyunlardı (The Two Towers ve Return of the King). Film serisi bitti bitmesine, lakin LoTR konulu oyunlar hala gelmeye devam etmekte. Geçen sene LoTR'u strateji boyutuna taşıyan War of the Ring'den sonra, çok iddialı bir şekilde gelmiş olan Battle For Middle-Earth var sırada...

Oyunu açıp da, ilk videoyu izlediğimizde, Son İttifak Savaşı'nın nasıl epik bir havada bize sunulduğunu görüyoruz. Tabi sonradan oynamak için heveslendiğimizde sadece havamızı alıyoruz ama (karşı tarafın Hero'su olarak Sauron'un geldiğini düşünsenize) yine de moralimizi bozmayarak, oyuna geçiyoruz.

Oyuna geçerken, iki tarafın da seçilebilir olması, oyun adına oldukça önemli bir artı tabii ki... Sadece Yüzük Kardeşliği tarafını değil, Sauron tarafını da oynayabiliyoruz oyunda. İki taraf arasındaki farklar aşırı fazla olmasa da, yine de tatmin edecek seviyede denebilir. İyi Taraf'ı seçtiğinizde Moria, Kötü Taraf'ı seçtiğinizde ise Isengard'dan başlayarak, muhteşem destana giriş yapıyorsunuz.


Tarafınızı seçtikten sonra ilk farkedeceğiniz şey, oyun çıkmadan önce EA Games'in bol bol bahsedip ağzımızı sulandırdığı "yaşayan" Orta Dünya haritası... Gerçekten de mükemmel modellenmiş Orta Dünya haritası üzerinde herşey yaşıyor gözüküyor. Minas Tirith-Mordor arasında uçuşan Nazgûl'u, ilerlemekte olan orduları, Rivendell üzerinde gezinip duran kartalları... Herşeyiyle bu Orta Dünya haritası gerçekten mükemmel olmuş. Hele ki mouse'unuzu bir yerin üzerine getirdiğinizde sol alttaki Palantír'de mouse'un üzerinde durduğu yer hakkında filmden sahneleri göstermesi leziz olmuş, ve atmosfere çok büyük katkısı var. Ayrıca her bölümün sonunda döneceğiniz yer de, yine bu harita. Nerelere saldıracağınızı, nasıl ilerleyeceğinizi buradan seçiyorsunuz yine. Çok fazla bir serbestliğiniz olmasa da, yine de bir miktar serbest sayılırsınız. Saldırılacak ya da savunulacak birkaç yer olduğunda, hangi bölümü oynayacağınıza siz karar veriyorsunuz.


Haritaya bu kadar övgüler yağdırdıktan sonra, tarafımıza göre oyuna başlıyoruz. Lakin, biraz oynadıktan sonra, senaryoda öyle değişiklikler görüyorsunuz ki, Peter Jackson'ın filmlerde yaptığı değişikliklere katlanamadıysanız (ki RoTK Extended Version'da Gandalf'a Witch King'in önünde diz çöktürdüğü gibi bir dedikodu dolaşıyor, doğruysa eğer anti-PJ fan club kurmam işten bile değil) oyundaki senaryo modunu oynamanızı hiç tavsiye etmem. Direk Skirmish modunda deneyebilirsiniz şansınızı.

Beni en başta oyundan soğutan bu olay, aslında şöyle bir durup düşündüğünüzde oldukça hoş da olabilirmiş diyorsunuz. Yapımcıların bize sunduğu senaryo, bir nevi "alternatif" senaryo sonuçta. Gandalf köprüden düşmeseydi, Boromir ölmeseydi neler olurdu; ya da kardeşliğin birçok üyesi Amon Hen'de öldürülseydi neler olurdu diye düşünenlerdenseniz, oyun sizin bunu görebilmeniz için mükemmel bir fırsat sayılabilir. Ama yine de, senaryo işinin biraz havada kaldığı da yadsınamaz bir gerçek. Mesela Kardeşliğin 9 üyesinin 6'sını aynı bölümde öldürmek yerine, Miğfer Dibi ve Pelennor Çayırları savaşlarında bu kahramanlara daha destansı ve hoş ölümler sunulabilirdi. Çok kötü değil, ama yine de yeterince iyi de değil açıkçası senaryo...