Bu sene içinde bir efsanenin daha noktalanışına tanık olacağız. Önce Matrix Revolutions ile Matrix efsanesini sonlandırdık, şimdi sırada Yüzüklerin Efendisi var. Ama ondan önce, EA Games'in bize sunduğu, filmi konu alan Return of the King'in oyunu var.

Oyunumuz, konusunu geçen sene Ps2 için çıkıp, PC için çıkmayarak birçok PC oyuncusunu üzen ve yine benim incelediğim Two Towers'ın kaldığı yerden devam ettiriyor. Two Towers'ın son bölümü olan Helm's Deep (Miğfer Dibi) bizi bilgisayar oyunları tarihinin en güzel savaşlarından birine sokmuştu. Oyunu açtığımız gibi, firma logolarının ardından Miğfer Dibi görüntüleri karşılıyor bizi. Ve hani şu Two Towers'ın meşhur, Gandalf'ın tepeden aşağı Rohirrim ile beraber inip Uruk-Hai'leri telef ettiği sahnede film, oyuna dönüşüyor. Eğer Two Towers'ı oynadıysanız, yada daha önceki incelememi okuduysanız bunun Two Towers'da da sık sık olduğunu bilirsiniz. Neyse, lafı fazla dolandırmayayım. Gandalf'ın Gölgeyele'nin üstünden inişini de gördükten sonra, oyundaki ilk ork katliamımız başlamış oluyor.

Öncelikle belirteyim, oyunun hem Ps2, hemde PC versiyonunu suyunu çıkarana kadar oynayıp bitirdim. Ps2'deki kontroller Two Towers ile tamamen aynı. Sadece R1 tuşu action tuşu olarak atanmış, başka bir değişiklik yok. PC versiyonu için ise tabi ki klavye ve mouse ikilisi kullanılmış. Tuşlar başta biraz zor gelebiliyor (hele ki oyunu önceden Ps2'de oynadıysanız), fakat çok geçmeden ona da alışıyorsunuz, merak etmeyin. Mouse'un sol tuşu Speed, sağ tuşu Fierce attack olarak ayarlanmış. Q ile gelen saldırıları bloke edebiliyoruz. Ctrl ile fiziksel atak(tekme, omuz atma), Spacebar ile de yere düşmüş düşmanın işini bitiren killing move hareketini yapabiliyoruz. E tuşu action görevini üstlenmiş, WASD ise klasik yön tuşları görevinde her zamanki gibi. PC versiyonunda kontrollerde sizi zorlayacak ilk şey, klavyenin yanında mouse ile de adamınızı hareket ettirebilmeniz. Başta alışana kadar canınız baya bir yanabilir. Ama emin olun, alıştıktan sonra başka türlü de daha iyi olamazdı diyeceksiniz.

Bu arada aklıma gelmişken, Ps2'de oynarken çok daha büyük keyif aldım oyundan. Gerek dual-shock'un titreşimiyle atmosfere sağladığı katkı sayesinde, gerekse de Co-Op kısmının çok eğlenceli olması bana çok büyük bir keyif yaşattı.Zaten Ps2'den Co-Op kısmını, PC'den de Single Player kısmını oynadım oyunun.

Şimdi bakalım Two Towers'tan bu yana başka ne değişiklikler olmuş oyunumuzda? Grafiklerde çok büyük bir değişiklik yok, ama yine de göze çok daha güzel göründükleri şüphe götürmez bir gerçek. Animasyonlar da aynı şekilde daha bir yumuşak ve kusursuz görünüyor. (Özellikle Ps2 versiyonunda) Hatta bazı sahneler, açıkçası filmin görsel kalitesini aratmıyor. Zaten film ile oyun sahnelerini o kadar güzel harmanlamışlar ki, kendinizi filmin içine çekilmiş hissediyorsunuz. Grafikler oldukça güzel anlayacağınız. Hele bunlar bir de filmin müthiş soundtrack'i ve yine tamamen filmdeki oyuncular tarafından yapılan mükemmel seslendirmelerle birleşince ortaya çıkan atmosferi siz düşünün. Filmde kim kimi oynuyorsa, oyunda da hepsi oynadığı karakteri seslendirmiş. Üstelik kardeşlikteki bütün oyuncularında oyun ile ilgili görüşlerini bildirdikleri videolar da oyuna eklenmiş. Gerçekten de oldukça hoş bir özellik. Her oyuncu da seslendirmesinin hakkını vermiş, mesela Lair of Shelob bölümünde Frodo'nun Sam'den yardım isteyen çığlıkları, Elf'çe haykırışları mağara duvarlarında yankılanıyor. Hele bir de iyi bir ses sistemine sahipseniz, oyunun atmosferine iyice dalıp sizi yemeğe çağıran annenize elfçe yanıt vermeniz işten değil.