Oyun amcasını ararken yanlışlıkla maceralara atılan genç bir büyücünün hikayesini konu alıyordu. Aradan yıllar geçti 2 boyutlu oyunları 3 boyuta çevirme modası sardı etrafı. Hemen kollar sıvandı, çalışmaya başlandı. İşte karşınızda o çalışmanın ürünü Magic and Mayhem: The Art of Magic.

İlk oyunu oynayanlar bilir, ama bilmeyenler için yazayım MnM'deki büyücüler, etraftaki büyülü yerleri ele geçirerek buraları büyüleri ile yarattıkları yaratıklarla korudukları bir oyundu. Zamanına göre güzel 2D grafikleri, bölümlere göre değişen mistik müzikleri ve çok sıkı bir single player hikayesi vardı. Multiplayer modu da baya iyiydi.

Böyle bir oyunun ikincisi için gerekli özen gösterilmiş mi diye soracaksanız, kesinlikle yeterince gösterilmemiş. Oyun zaten bir devam niteliği taşımıyor. Hikayesine gelince birçok saçmalık içeriyor. O kadar saçma ki gülmekten öldürdürdü beni. Kahramanımız on sekiz yaşına girdiği gün akşamdan kalma bir şekilde babasıyla konuşmaya gider. Babası der ki:

- Oğlum ablan ormana gitti gelmedi hala, git de bi getir şunu, ne de olsa artık adam oldun.

Tabi bizim genç hemen ormana doğru seyirtir. Bir de baksın ne var orada, ablasının etrafını üç goblin çevirmiş (Yüzüklerin efendisini izleyenler bilir, goblinler pis yeşil şeyler). Ama ablası birden höy höy höy diye goblinlere bir girişir, hepsini ateş topları atarak küle çevirir. Genç şaşırır tabi:

-Abla ne iş, napıyosun?
-Büyü yapıyorum, annem öğretmişti küçükken,
-İyi de ben niye görmedim hiç öğretirken?
-Orasını boşver, gel sen benden daha güçlüsün, al bak bu asa, bu da büyü malzemeleri, tek yapman gereken asayı canavarlara tutup büyü atmak.
-Ha.

Bunun gibi daha birçok saçma şey ile karşı karşıya kaldım. Ama yılmadım oynama devam ettim.

Oyunun grafiklerine gelmek lazım, ne de olsa 3 boyut olayına geçmeye çalışılmış ama olmamış ne yazık ki. Etrafta yarattığınız yaratıklar gerçekten çok abuk şekillendirilmiş. Oyunun 3D motoru kötü, grafikler maksimum da bile olsa fayda etmiyor. Etraftaki ağaçlar ve çalıları sprite denilen düz resimlerle yapmışlar. Yani grafiklere yeterince uğraşılmadığı belli. Müziklere gelince nerde o ilk oyundaki bölümüne göre şerbet veren müzikler. Nerde benim o Kelt ve Eski Yunan müziklerim? Ne yazık ki onlarda yoklar.

Pek bir yeni büyü eklenilmemiş, hatta nerdeyse hepsi ilk oyunla aynı. Yeniden icon çizmek yerine ilk oyundaki büyü icon'ları kullanılmış ve bu iconlar 2D resimler olduğu için çözünürlüğü arttırınca iconların kalitesi düşüyor. Bu bile oyunun ne denli aceleye getirilmiş ve özensizce yapıldığını açıklar.

MnM'in oynanış mantığı da bozulmuş. İlk oyundaki tüm yaratıkların belli 10 tane özelliği vardı. Cesaret, güç, hız, undead'lere karşı etkinlik, büyü direnci, vs. Her yaratığın birbirine karşı güçleri vardı. Ama ne yazık ki yeni oyunda onu tam olarak kullanamamışlar. Bu hataların hepsi ikinci oyunun yapımını ilk oyunu yapan Mythos Games'e degil, Bethesda Softworks'ün yapmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Oyundaki bölümleri geçmek için yapmanız gereken şey düşman büyücüyü öldürmek oluyor genelde. Yaratıklarınızı sizin için mana toplamaya bırakıp, etraftaki diğer yararlı eşyaları ve büyü yayan yerleri ele geçirmeye gidebilirsiniz. Bölümlerdeki bulmacaları çözerseniz size extra yardım ve yaratıklar sağladığı gibi çözemezseniz güzel bir ölüm sağlayabiliyor. Ne yazık ki ilk oyunu bitirmiş birisi olan ben, bu oyunda en basit zorlukta ilk bölümü geçmek için bir saat çabaladıktan sonra vazgeçtim. Artık siz oyunun ne kadar zor olduğunu anlayabilirsiniz.

Olan olmuş artık, bir alıp oynayalım denemeyecek kadar kötü ne yazık ki. Ben ilk MnM oyununu açtım ve onu oynamaya başladım. Eminim siz de kendinize daha hoş başka oyunlar bulursunuz. Ama sakın ha sen ilk bölümü geçememişin bile ondan oyunu kötüledin demeyin yoksa büyüyü yersiniz...