Grafiti, bu kelimenin ne anlama geldiğini bilenler kadar bilmeyenlerin de olduğunu düşünüyorum. Bilmeyebilirsiniz çünkü ülkemizde fazla karşılaştığımız bir şey değil. Bazen duvarlarda (genelde alt geçitlerde olur) gördüğünüz çeşitli figürler, resimler ve isimlerin boya spreyleri ile yazılmasıyla meydana gelen şekillere Grafiti deniliyor. Genelde hiphop kültürünü benimsemiş kişiler tarafından yapılıyor. Öyle ki bu işi sanat haline getirmiş olan insanlar da var. Ama dediğim gibi ülkemizde pek görülmeyen bir olay. Kanun dışı bir iş olduğunu söylemem gerekiyor.

Peki, neden bunlardan bahsediyorum? Oyunumuzun konusu da grafiti ile ilgili olması. Aslında ilgili demek yanlış olur. Çünkü oyunda en önemli konu grafiti üzerinde yoğunlaşıyor. Amacımız grafiti ustası olup her yere kendi stilimizi taşımak gibi görünse de bölümleri geçtikçe işin bu kadarla kalmadığını göreceğiz.

Getting Up (kısaca GU diyelim) tür olarak katıksız aksiyon olarak görünüyor. Yaptığımız tek iş grafiti değil. Çevrede bize karşı olan çetelerde bulunuyor. Sadece çeteler olsa iyi, bir de baş belası polisler var. Oyun bana Crime Life'ı hatırlattı. Hatırlatmasının sebebi çeteleri alt edip mahalleleri ele geçiriyorduk. Bu oyunda da aynı olay mevcut. Fakat bu sefer grafiti olayı yeteneğimizi kullanarak gerçekleştiriyoruz.


GU'da grafiti şekillerimiz bize hayli geniş yelpazede sunuluyor. Bölümleri bitirdikçe yeni şekiller ve etiketler açılıyor. Evet, etiket de yapıştırmakta var oyunumuzda. Bazı bölümlerde grafitinin yanı sıra etiket yapıştırmamızda gerekiyor. Çevrenizde gördüğünüz değişik grafitilerin resimlerini çekip Black Book'ta bunları toplayabilirsiniz. BB eklememizin sebebi daha sonraki görevlerde bu figürleri kullanabilmemiz. Gördüğünüz değişik şekilleri BB'unuza eklemeyi unutmayın. Bir yerden sonra kitabınız değişik şekillerle dolup taşıyor. Hangisi yapmak istediğinize bir türlü karar veremiyorsunuz. Oyun için bu işin üstatları ile çalıştıkları belli oluyor.


Grafitilerinizi elinizi kolunuzu sallayarak yapamıyorsunuz. Oyunda çeteler olduğundan bahsetmiştim. Bazen yalnız yakaladığınız düşmanlarınızı pataklamak kolay olurken, toplu halde geldiklerinde bayağı zorladıkları oluyor. Terbiyesizler bazen sopa, boru veya tahta gibi aletler ile saldırırken, oyunun sonlarına doğru tabanca kullanan düşmanlarla da karşılaşıyoruz. Tabanca kullanan düşmanları haklamak gerçekten zor. Özellikler 3�4 kişi saldırdıklarında büyük sorun yaşıyorsunuz. Bazı bölümlerin sonunda da patronlar ile karşılaşıyorsunuz. Bunları yenmek gerçekten çok zor, tavsiyem kaçak dövüşüp gerekli yerlerde gardınızı korumanız. Bitirici vuruşlarından kaçının.


Düşmanlara karşı tabii ki eliniz armut toplamıyor. Trane (oyunda yönettiğimiz karakterin adı) çok iyi dövüşüyor. Gerek yumruklarını gerekse de tekmelerini çok iyi kullanıyor. Bunları karıştırarak çeşitli kombolar yapabilirsiniz. İlerleyen bölümlerde hareketlerinize yenilerini ekliyorsunuz. Hareketler çok çeşitli ve göze hoş görünüyor. Ayrıca düşmanı yakalayıp yumruklayarak ya da diz atarak pataklamanız mümkün. Düşmanların kullandığı aletleri sizde onların üzerinde deneyebiliyorsunuz. GU'ın bir özelliği de basket topunu silah olarak kullanabildiğiniz yegane oyun olması. Ama her aletin belli bir dayanma süresi olduğunu unutmayın.


Grafitilerinizi sadece duvarlara yapmıyorsunuz. Arabaların üstüne, metrolara, köprünün ayaklarına, trafik levhaları üstüne ve hatta bir bölümde helikoptere bile grafiti yapmanız gerekecek. Bazı bölümler metro üzerinde geçiyor. Bu bölümler beni en zorlayan bölümler oldu. Çünkü metronun tepesinde olduğunuz zaman levhalara veya ışıklara çarpabiliyorsunuz. Bunlar hem enerjinizi çok kaybettiren engeller hem de zaman sınırlaması olan görevlerde sorun oluyor. Metro bölümlerini, üzerinde uzmanlaşmanız gereken bölümler.