Kafa patlatmaya hazır mısınız? Saatlerinizi bilgisayar başında geçirip, yüzlerce yıldızlı galaksileri yönetmeye hazır mısınız? Dilomasi, casusluk, savaş veya gemi tasarımı gibi konularda en ufak detayına kadar uğraşmaya? Tamam mı? Herşey tamam. O zaman yazıya devam edebilirsiniz. Bu oyun sizi ilgilendiriyor :)

Tabi ki Master of Orion'dan bahsediyorum. Bu oyunun oldukça eskiye dayanan ve çok da parlak bir tarihi vardır. Civilization ile birlikte çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam, onun gölgesinde kaldı biraz ama yine de kendi hayran kitlesini de topladı diyebilirim. O hayranlar da büyük ihtimalle ağzından köpükler saçan detay delilerinden başkası değildi :) Biliyorsunuz bu 4X strateji tarzı oyunlar, abartı detaylı oyunlardır. Galaksinizin veya uygarlığınızın, herneyse işte, herşeyini kontrol etmek zorundasınızdır. Ekonomi, ticaret, gemilerin tasarımı, ortamın korunması, diğer galaksilerle rekabet, savaş, casusluk, teknolojileri geliştirip yeni şeyler bulma, halkın kontrolü... daha da sayardım ama klavyeye başımı koyup uyumadan durmak istedim. Zaten bu oyunu oynarken de fazla kendimi kaptırmamaya özen gösterdim. Yoksa felç geçirmemek elde değildi benim için. Dayanamam ben böyle oyunlara.

Oyun oldukça karışık. Eski versiyonlarına göre de komplikeşleştirilmiş. Oyunun yapımcıları bazı olayları otomaikleştirip, diğer konulara daha da kafa yorabileceğinizi söylemişler ama hayır, ben oyunda böyle birşey görmedim. 50-200 yıldız arasında uğraşmanız gereken şeyler olacak. Bu yıldızların her birinde de gezegen sistemi olacaktır tabi. Siz oyunun başında bunlardan birini seçeceksiniz kendinize. 7 tane seçenek sunuluyor. Yörünge tiplerine göre falan değişim göstermekte. Artık hangisi size uygunsa seçersiniz birisini. Ben kafama göre tıkladım walla :) Belli ki oyun diğer tüm versiyonlarının gelişmelerini bir çatı altında toplamış ve hatta bunları bir adım daha ileriye götürmüş. İlk başlarda orta büyüklükte bir haritada oynasanız bile, neler döndüğünü anlayamayabiliyorsunuz. Kendinize geldiğiniz zaman da evin neresinde olduğunuzu hatırlamadığınızdan, bir süre saçmalayabiliyorsunuz. Normal dünyaya döndüğnüzde ise oyuna alışmış olacaksınız ve o zaman nelerin nasıl işlediğini kavramış olacaksınız. Kolay değil mi?

Turn bazlı bir oyun olduğundan, her turn bitişinde de size neler olup bittiğini gösteren ekranlar gösteriliyor. Zaten oyunda görülecek başka bir olay da yok. Bu ekranlarda her konu hakkında özet bilgiler alabiliyorsunuz. Renklere göre de önem dereceleri belirtilmiş. Kırmızı renk olanın en önemli olduğunu hatırlatmak istemezdim ama duramadım gene. Bu bilgiler hakkında detaylı bilgi almak için de, üzerlerine tıklamanız ve istediğiniz kadar detaya boğulmanız olası. Keyfiniz bilir yani. Orta halli bir haritada, etrafı görebilmek, neyin nerede olduğunu öğrenebilmek için 100 turn harcamanız gerekebilir, benden söylemesi. Ben deneyimli olmadığımdan böyle konuşabilirim. Siz tarafsız değerlendirin sayın okuyucular :) Ama eğer oyundan sıkılırsanız hemen beni suçlamayın. Bazı gezegenlere, otomatik bazı emirler verebiliyorsunuz. Vergilerin otomatik toplanması ve bunların işlenmesi gibi bazı şeyler yapabiliyorsunuz. Bu da birkaç gezegenle uğraşmamak anlamına geliyor.

Oyunda 16 çaşit ırk var. Siz bunlara yenilerini de ekleyebiliyorsunuz, hatta olanların özellikleriyle oynayıp değiştirebiliyorsunuz. Bunların arasında dostlarınız da olacak düşmanlarınız da. Diploması ekrankarından bu ırkların özelliklerini ve size karşı tutumlarını öğrenebiliyorsunuz. Bu oyunu oynayan arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre, tamamen dengesiz bir şekilde, en sıkı kankanız bile size savaş açabiliyormuş. Diplomasi ekranında kaybolsanız bile, bunun sebebini anlamak saatlerinizi alabiliyormuş. Galiba yapay zekadan kaynaklanan mantık hataları oluyor oyunda, bu da arada bir oluyordur herhalde. Yoksa böyle komplike ve bir ömür isteyen bir oyunda, bu tür hatalar kesinlikle affedilmez hatalar olacaktır.

Oyunun en beğendiğim kısmı ise casus kısmı. Casus yapıp düşmanlara yollayabiliyorsunuz. İç karışıklık çıkartmaktan tutun, diplomasiyi batırmak, araştırmaları yavaşlatmak, bazı kaynakların çabuk tükenmesini sağlamak gibi opsiyonlarınız oluyor. Tabi karşı tarafın da buna engel olması muhtemel, ama sıkı çalışırsanız onların size engel olmasına engel olabilirsiniz. Tabi yine karşı taraf buna engel olmazsa :) Eğer işler karışırsa da, ver elini savaş oluyor. Havada ve karada savaşlar oluyor, kazanan kazanmayanın eşyalarını alıp evine dönüyor :) İşte bu kadar basit. Değil.. Savaş ekranında da pre-rendered görüntüler eşliğinde kapışmalar yaşanıyor. Artık bunun kontrolleri de size ait oluyor. Ama sağlam bir ordu, güzel dizayn edilmiş sıkı gemilerle pek de kaybedeceğinizi sanmıyorum. Afferim bize.

Grafikler ve seslerden bahsetmek gerekirse, bu sefer önce seslerden bahsetmek istiyorum. Oyunun sesleri yok, veya berbat da denebilir. Oyunda ses yok çünkü adamlar gerek duymamışlar. Bir iki klikleme ve konuşma, biraz da müzik mi ne koymuşlar galiba. Bu konuda cıs yaptım oyuna, puanını kırdım. Zaten sıkıcı, bari kafa dinlendirici müzikleri olsaydı. Grafikler de tonlarca ikondan ve yazıdan oluşmakta. Koskocaman bir yıldız haritası, renkli gezegen ve yıldızlar, aralarında çizgiler ve yazılar. İşte bu kadar. Gezegenleri güzel çizmişler aslında yakından bakıldığında ama neye yarar. Görsel olarak pek birşey sunduğu yok oyunun.

Oyun zaten sistem olarak, sanırım hesap makinelerinde bile çalışır. O kadar yani. O yüzden, sıkı strateji severlere, hatta 4X strateji severlere bu oyunu tavsiye ederim. Ama denemekmiş, bir şans vermekmiş falan durumunda olan oyunculara tavsiyem, bu oyundan uzak durmaları ve daha renkli, eğlenceli, görüntülü, sesleri oyunlar bulmalarını öneririm. Bu kadar :)