Savaş toplumuyuz... Farkında bile olmadan şiddetin içinde boğuluyoruz... Özellikle de oyuncu tanımına uyan bizler. Biraz düşününce hepimizin farklı zevkleri var, kimimiz takım halinde terörist avlarken kimimiz ordulara yok etmeyi emretmeyi seviyoruz. Ya da ölüm kusan bir savaş makinesini kullanmak çoğu zaman daha çekici geliyor. Durum böyle olunca gerçek dünyadaki savaşları, yıkımları kabullenmek gün geçtikçe daha kolay gelmeye başlıyor belki de. Hatta o kadar duyarsızız ki birileri ABD'nin sırf ileride oyun endüstrisine konu olsun diye Vietnam'a gittiğini ya da ikinci dünya savaşının perde arkasında bu amacın yatabileceği saçmalığını iddia etse çok da tepki toplamaz herhalde. Hatta çoğumuz Irak savaşıyla ilgili şöyle güncel konulu yeni bir oyun çıksa diye aklımızdan geçirmişizdir. Yine de, öte yandan bu oyunlar insanların şiddete yönlendirebilecek stres gibi sorunlarını sanal ortama yansıtarak rahatlamalarını da sağlıyor. Bu yüzden bu oyunlara karşı daha bilinçli bakmak zorundayız. Çoğumuz oyunlarda bazen dil yetersizliğinden bazen umursamazlıktan hikayeye, konuya bile dikkat etmiyor.


Medal of Honor serisiyle oyun endüstrisinde saygıdeğer bir konuma kavuşan yapımcı 2015 bir süredir üzerinde çalıştığı Vietnam konulu yeni yapımı, Men of Valor'la tekrar oyun severlerin karşısında. Men of Valor ilk bakışta, gerek temanın işlenişi gerekse hikayenin içeriği düşünüldüğünde Vietnam Savaşına gerçekçi ve eleştirel bir yaklaşım taşıyor. Savaşın bütün kötülüklerini gözler önüne seren yapım ayrıca yükleme ekranlarındaki tarihi gerçeklerle ara videolarla bunu başarılı bir biçimde pekiştiriyor. Ancak gerek oynanabilirlik özellikleri gerekse barındırdığı bazı teknik hatalar beğenilen yapımcının süregelen geleneksel çizgisiyle açıkçası bağdaşmıyor. Genel anlamda beklentilerimizi karşılamakta yetersiz kalan oyunun öne çıkan özellikleri olarak ise sinematik özel efekt düzenleri, su efektleri ve üzerinde oldukça çalışıldığı her halinden belli olan müzik altyapısı gösterilebilir.


Sierra'nın devamı konumundaki Vivendi Universal çatısı altında yapımı geçekleştirilen oyunda Dean Shepard adlı bir askerin Vietnam cehennemindeki zorluklarla dolu hikayesini canlandırıyoruz. Yıl 1965, ABD Vietnam'daki komünist güçlere karşı uzun süreli hava saldırılarının sonuçsuz kalması nedeniyle bölgeye içinde karakterimiz Dean'ın da bulunduğu kara birlikleri göndermeye başlar... Sonuçta elimizde pek de derin görünmeyen bir hikaye var. Ancak yapımcı bunu gidermek adına bölüm giriş ve çıkışlarında karakterimizin ailesine yazdığı mektupları eklemiş. Böylece az da olsa hikayede bütünlük sağlanmış. Görevlerden birinde ölürseniz yine ailenize acı haberi gönderen bir mektup gönderiliyor. Ayrıca ara yükleme ekranlarında verilen bilgilerle yapımcı oyuncuların zamanın Vietnam atmosferini daha iyi algılamasını sağlamış.

Tamamı 4 CD'den oluşan Men of Valor uzun bir yüklemenin ardından oynamaya (ya da incelemeye) hazırız. Oyunu başlattığımızda ilgi çekici, hareketli bir tanıtım videosu bizi karşılıyor. Ardından yapımın görsel olarak dikkat çekici ana menüsünden gerekli ayarlamaları gerçekleştirip oyuna hızlı bir geçiş yapıyoruz. (Tabi bu arada ses ve grafik gibi teknik ayarların azlığını da içimizden eleştiriyoruz.) Birçok fps'de olduğu gibi senaryoya başlamadan önce bu yapımda da oyuna ilişkin bir eğitim bölümünü tamamlamamız gerekiyor. Bu bölüm sonunda ihtiyacımız olan temel tuş kombinasyonları hakkında yeterli bilgiyi edinmiş oluyoruz. Sonuçta yapım kontroller açısından fps türünün özelliklerini taşıyor ve sıra dışı bir yenilik görmek mümkün değil. Artık tamamı 13 farklı görevden oluşan oyunumuza giriş yapmaya hazırız. Kısa sürdüğünü söylersem inanmamanız gereken bir yüklemenin ardından birkaç dakikalık süre içerisinde oynanış hakkında epey fikir sahibi olduğumuzu söylemek mümkün.