Biri illegal street racing mi dedi? Sanırım bu aralar herkez bu oyundan bahsediyor. Fast and the Furious 1 ve 2 ile vatandaşlarımızın (ve oyun severlerin) daha da bilgilendirildiğini göz önüne alırsak illegal street racing'in ne olduğunu açıklamaya gerek yok sanırım. Ama prospektüs gereği :) biz yine de açıklayalım. Annelerinin, babalarının o alın terleriyle zar zor kazandıkları paraları alıp ilk önceleri anadol tarzı otomobillere cpu fanlarıyla turbo yapmaya çalışanların sonraları ise Toyota Celica gibi canavar arabalara noss takanların, şehirde bir yer belirleyip ortaya araba veya para koyup yarışmasına denir. Peki niye mi illegal? Dediğim gibi, şehirler yarışmak için yapılmamıştır. Dolayısıyla da polis tehlikesi altında yarışmalar yapılır. Neyse, bu kadar açıklama yeterli olmuştur herhalde. Biz oyunumuza dönelim.

Rockstar firmasının yaklaşık 2 seneden beri üzerinde çalıştığı oyunu açtığınızda ekrana giren demo ile ilk bakışta çok çaba harcandığını anlayabiliyoruz. Oyun 2 cd olarak geliyor. GTA 3 ve Vice City'deki gibi 2.cd'si müzikler için değil. Tam tersine oyunu yüklerken yarıdan biraz daha fazlasını 2.cd'den kopyalıyor. Dolayısıyla o cd'ye çok fazla müzik sığamaz. Oyun 1.6 gb yer kaplıyor. Yüklenme süresi yaklaşık 15-20 dakika. 2 cd olunca olay da biraz uzuyor tabi. Oyunu açıp demoyu da geçtikten sonra karşımıza oyuna girmek için enter, çıkmak için ise esc tuşlarına basmamızı söyleyen bir yazı çıkıyor. Bana biraz saçma geldi ama neyse. Sürücü adımızı yazdıktan sonra ne tür yarış yapacağımızı seçiyoruz. Arcade, bildiğimiz yarışı yap git tarzı. Carrier (kariyer) modunda ise çok uzun bir yarış hayatı bizi bekliyor. Onun dışında Multiplayer, Options ve diğer oyunların çoğunda gördüğümüz standart menüler yer arıyor.

Kariyer modunda, kilidi açık ve tek olan arabamızı seçip yarışa başlıyoruz. Bir kaç alıştırma yarışından sonra esas olaya el atıyoruz; şehirde dolaşarak illegal bir yarışçı bulmak. Gerçi bunu çok kolay bir hale sokmuşlar. Aynı GTA 3'deki gibi sol alt tarafta küçük ve yuvarlak bir haritada yarışçıları ufak oklar ile göstermişler. Bir yarışçıya yaklaştığımızda ona arkadan selektör (F tuşu ile) yapıyoruz ve bizi takip etmesini telsizden söylüyor. Tabi bu arabalarımız full modifiye ya, hepsinde telsiz standarttır :) evet biraz saçma geldi. İşi dörtlü sinyallerle ya da yine selektörle halledebilirlerdi. Yarışçı arkadaşımızı takip ettikten sonra yarış başlıyor diye bir uyarıyla karşılaşıyoruz. Yarışlar genelde haritamızda mavi noktalarla gösterilen checkpointleri en önce geçip en son turuncu noktayla belirtilen finish çizgisine ulaşmaktan öte değiller. Her yarışta birinci olmak şart. Aksi taktirde bir seçeneğiniz kalmayıp yarışa tekrar başlıyorsunuz. Birinci olduğunuzda ya yeni bir özellik kazanıyorsunuz (mesela noss ya da patinaj ile yarışa başlama gibi nitelikler) ya da yarışmadan önce selektör yaptığınız yarışçı arkadaşımızın arabasını kazanıyorsunuz.

Kariyerimiz Los Angeles, Tokyo ve Pariste geçiyor. İlk önce Los Angeles'ta başlıyorsunuz. Ana menüdeki kariyerinizin yanındaki yüzde %33.3 olunca da yeni bir bölüme geçiyorsunuz. Şehirler gerçekten de çok detaylı. GTA 3'ün biraz daha geliştirilmişi desek daha doğru olur. Laf aramızda bana GTA 3'ün oyun motoruyla yapılmış gibi geldi. Hem fizik kuralları hem de grafikler çok benziyor. Şehirde sürekli yayalara rastlamanız mümkün. Çok işlek caddelerde tabi ki daha fazla. Yine onları ezebilmek de mümkün. Yollar, şehirlerin haritalarından yola çıkılarak yapılmış. Yani birebir aynı.