Küçükken, anneniz size maymun iştahlı olmamanız gerektiğini söyler miydi? Bana zaman zaman söylerdi; altın günü yaptığı zamanlarda evde tıka basa bulunan "misafirlik" börekleri, çörekleri gördüğüm zaman hangi birine "saldıracağımı" bilemezdim, annem de "oğlum amma maymun iştahlısın, birini bırakıp birini alıyorsun" derdi. Tabi buradan, annemin beni bütün gün aç bıraktığı sonucu çıkmasın :)

Oyun bolluğunun yaşandığı şu günlerde de kısmi bir maymun iştahlılığım var açıkçası. 80 GB'lık harddiskim tıka basa oyun dolu ama kurduğum oyunlardan bazılarına en fazla 20 dakika ayırabildim. Tabi bunda diğerlerine kıyasla daha sağlam oyunların bulunması da önemli bir faktör. Alıp kurduğum oyunlardan biri de şu an yazısını okumakta olduğunuz Polonya yapımı Monkey's Adventures. Neden Polonya diye özellikle belirttim? Çünkü son zamanlarda bazıları kötü olsa da birçok oyuna imza attı Polonya'lı yapımcılar. Elimizdeki oyun da Calaris Studio's tarafından hazırlanan bir oyun. Bakalım nasılmış?

Oyunun konusunu anlamak için açılıştaki videoyu izlemek yeterli gelse de ben kısaca özetleyeyim durumu (bu kadar kötü bir aksanla yapılan İngilizce seslendirme dolayısıyla konuyu yanlış anlamış da olabilirim). Profesör T'Alent'ın üzerinde çalıştığı ve akılsız varlıklara akıl veren (!) Grimonium adlı madde, Profesör'ün robot asistanı tarafından çalınır ve robot ordusu kurmasına vesile olur. Laboratuarda akıllandırılan (!) sevimli maymun karakterimiz de bu durumu kendine yediremeyerek robot ordusunu yıkmaya and içer ve çeşitli maceralara yelken açar.

Görevimiz tehlike!

Güzel başlık ama inanın oyunla uzaktan yakından alakası yok :) Oyun üçüncü kişi görüş açısıyla oynanan bir oyun. Oyun boyunca yaptığımız şey, çevremizdeki meyvaları veya çeşitli nesneleri (kahve fincanı, gazete kağıdı gibi) toplamak, önümüze gelen robotlara da geliştirdiğimiz komplike kombolarla (büyük yalan) saldırılar düzenlemek ve onları etkisiz hale getirmek. Tabi bunları yaparken fazla güç kaybetmemek. Zaten güç kaybettiğimiz zaman çevrede bulunan kalpleri toplayarak daha fazla güç kazanabiliyoruz. Bunun haricinde oyunda yaptığımız şey platformlardan platformlara zıplayarak gideceğimiz yeri bulmak ve bölümü tamamlamak.

Oynanışa biraz değinecek olursam, klavye fare kombinasyonu kullanarak oynadığımız oyunun genel olarak rahat bir oynanışa sahip olduğunu yazsam yeterli gelir sanırım. Herhangi bir şekilde duvarlara takılma, nesneler içinde geçme olmadığından oynanışı baltalayan hiçbir neden kalmıyor. Düşmanları da bir hamlede alt etmek işimizi iyice kolaylaştırıyor. Ama özellikle platformdan platforma zıplama yerleri zaman zaman sizi zorlayabilir.

Hiç Cell-Shade'li maymun kontrol ettiniz mi?

Evet, oyun motoru son günlerde bazı oyunlarda gördüğümüz (X-Men Legends II, Digital Devil Saga II gibi...) çizgi filmvari efekt olan Cell Shade tekniğini kullanıyor. Bu sayede sistemi hiç zorlamayan, sevimli görüntüsü olan bir oyun olmuş oluyor. Zaten genel olarak çevrede pek hareketli bir cisim olmadığı için ekran kartınızın zorlanma ihtimali pek yok. Genel olarak animasyon ve kaplamalar ise vasat. Neredeyse her yerde aynı kaplamalar kullanılmış, bu da bize sanki bölümler arasında fazla fark yokmuş hissi veriyor.

Ses ve müzik cephesi ise en az kaplamalar kadar kötü. Zaten oyunda çok fazla da şarkı yok, olanlar da aşırı çocuk işi. O bakımdan oyunun müzik sesini kısıp o şekilde oynamayı tercih ettim ben. Ses efektleri ise hem yok denecek kadar az, hem de olanlar yine müziklerdeki gibi alabildiğine kalitesiz. E bu durumda ne yapılacak, sesler de kısılacak :)

Açıkçası eğer şu günlerde oyun komasına girip de hala "oyuuun oyuuun" diye kıvranmıyorsanız bu oyundan uzak durun derim. Ha yok son çıkan oyunları makinem kaldırmıyor, yenilik istiyorum veya beni uğraştırmayacak basit bir oyun arıyorum diyorsanız gözü kapalı alın. Daha kaliteli oyunlarda görüşmek üzere.