Bu yıl Türk basketbolu açısından ne sevindirici bir yıl oldu. Memo'nun AllStar olduğu geçen yıldan sonra bu yıl da Hedo�nun MIP(Most Improved Player) yani en çok gelişme kaydeden oyuncu ödülünü kazanması, Türkiye'nin de Tony Parker'lı Fransa'nın da olduğu grubu süpürmesi (yani tüm maçları alması) gerçekten bize oh dedirtti. Eh, bunlar yegane iki basketbol oyunumuzdan daha kısa bir geçmişi olan 2K9�a da yansıdı tabii... Milli takım yok, ama öyle bir Hedo var ki...

Uzun zamandır Nba Live serisiyle yarışan ve zaman zaman daha iyi olan oyunumuz Nba 2k9'un kapağında Keven Garnett yer alıyor. Bu arada Nba Live 09'un da kapağında Tony Parker bulunuyor. Mütevazi bir açılışın ardından ana menümüze geliyoruz. Video falan yok açılışta. Hazır yeri gelmişken söyleyeyim, böylelikle grafiklerden giriş yapmış ve bir kıyaslama şansı da bulmuş oluruz. Oyunun grafikleri Nba Live 09�la kıyaslanamaz bile. Nba Live 09'da gerçek maç izliyormuşsun gibi oynuyorsun. Yani "oynuyorsun" demek baya zor. Ama nba 2K9'da her ne kadar hoş grafikler olsa da oyuncuların ruhsuz bakış problemi hala çözülememiş. Playlist de maalesef zengin Electronic Arts�ın playlist�leriyle yarışamıyor ve baya kötü. Bu konulara döneceğiz, ancak biraz daha düzenli gidelim, bir anda her şeyi söylemek istedim nedense.

Ana menüde Quick Games, Nba Blacktop, Game Modes, Options, Features, Load/Save ve Xbox Live seçenekleri var. Tabii tek tek açıklamayacağım ancak genel bir bilgi vereyim. Nba Blacktop�ta smaç yarışması, 3 sayı yarışmaları, tek pota-çift topa maçlar (1'e 1, 2'ye 2,...5'e 5 gibi.) yapabiliyoruz. Ayrıca Dunk school seçeneği de bu kısımda mevcut. Game modes'ta yeni sezon başlatabiliyor, playoff maçlarına direkt geçiş yapabiliyor, Rookie challenge, Pratic features gibi yerlerde de takılabiliyorsunuz. Ayrıca Trophy room'da açmış olduğunuz achievementslarınızı görebiliyorsunuz, playlist'inizi görebiliyorsunuz v.s.


Carmelo Anthony


Biliyorsunuz ki achievements; Xbox'taki başarı puanı sistemi. Live'da tüm arkadaşlarınızın görebildiği puan olayı... Açıkçası bu sene toplayabileceğimiz 1000 puanın geçen senekinden neredeyse farkı yok. 30 asist yaparsan bir maçta yine 20 puan kazanıyorsun. Ufak tefek değişiklikler olmuş sadece, mesela Iverson sayesinde 25 puan almak istiyorsan geçen sene bir maçta 30 sayı 10 asist ve 5 top çalma yapman gerekirken, bu sene 30 sayı 8 asist ve 3 top çalma yetiyor.

Ee, Neler var neler yok?

Şimdi gelelim oyun içi değişikliklere. Öncelikle tabii ki yeni kadrolar, oyuncuların güncel güçleri falan gayet güzel yansıtılmış. Seyirciler olağanüstü olmuş, kesinlikle karton değiller. Ancak şu da var ki, fazla hiper-aktifler. Tamam bir kısmı hareketli olur da, hiç birisi mi yerinde oturamaz? Bir de oyun hızlanmış, akıcılığı artmış. Kesinlikle çok daha iyi. Artık blok koymalar, çalınan fauller, top kapmalar, top kayıpları çok daha gerçekçi. Gerçekten oynanabilirlik konusunda çok iyiler. Zaten Nba Live�ı geçebildiği tek konu da bu, ama belki de en önemli konu. Bir de bir top kaybettiniz diyelim, maç içi birkaç güzel hareket gösterilmeye başlıyor direkt. Yani artık güzel hareketleri izlemek için periyod araları ya da devre aralarını beklemek zorunda değiliz. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, biz maç yaparken sağda solda salak sulak atlayıp zıplayan maskotlar hele şükür artık sinir bozmuyor. Bir de takımlar arası güçler ciddi fark gösteriyor. Geçen senelere göre daha keskin hatlarla güç farkları ortaya çıkmış durumda.