Ne güzel günlerdi� Nba 2k9 incelemesini yapmış ve genel olarak övsem de tam istediğim tadı alamadığımı söylemiştim. Benim gibi gecelerini Murat Kosova-Kaan Kural'la geçiren biri için tam tatmin edici değildi oyun. Henüz Nba Live'ın sadece demosunu oynamıştım. Nedense hep almayı erteledim� Yalnız benim için Nba Live serisini incelemek bir gelenektir. Potanın üstünde iki kere bile sekmeyen Nba Live 2006'da nasıl eğlendiğimi, nasıl sezonları bir bir bitirdiğimi; şaka gibi grafiklere sahip oyun Nba Live 2001'de nasıl gece gündüz Sh**-Kobe ikilisini Lakers'ta oynadığımı çok iyi hatırlarım. Şimdi top pota üstünde sekiyor, grafikler de ne olursa olsun yeni nesil konsoluna çok ihanet etmiyor� Peki sorun nerede? Nba 2k neden girdi ki hayatımıza? Kütük gibi oyunumuzla gayet mutluyduk biz, fark etmiyorduk bile takozluğu. Evet, 2k gerçekten iyiymiş!

Xbox LIVE

Nelson'ın sakatlandığını Nba 2k9 oynarken öğrendim. Evet. Takasları ve sakatlıkları anında oyuna yansıtıyorlar, bu muhteşem bir sistem. Her ne kadar sene başından beri sırf bu yüzden Marbury'yi deneyememiş olsam da şikayetçi değilim. Nba Live'ın ise bu konuya ilişkin güzel bir yanı varsa o da Espn video'dan Nba'in en taze haberlerini izleyebiliyor olmamız. Mesela ben yazıyı hazırlarken Nate Robinson'un smaç şampiyonluğu ile ilgili bir haberden (Espn diyoruz, öyle uyduruk haber değil, Nate'le telefonla görüşme yapılıyor ve smaçları gösteriliyor.) Toronto ile Miami arasındaki J.O'neal-Shawn Marrion takasına kadar en güncel haberleri video şeklinde bulmak çok hoş. Zaten bu yeni nesilde online olay beni bitiriyor. Achievement'lar, headset'le dünyanın ucundaki arkadaşımızla sohbet ederek oyun oynamalar, güncel videolar, update'lerle sürekli yenilik olayları gerçekten çok hoş, ancak konumuz bu değil, kütükten yapılmış tahta yontması oyunumuz Nba Live var bir köşede bizi bekleyen�




Oyunu açtığımda Dynasty Mode'la giriş yaptım. Umudum bu modu bitirmek, achievement'lar açmak, mutlu mesut inceleme yapmaktı. Hiçbir zaman inceleme yapmayı tam anlamıyla iş olarak görmemiştim. Ta ki bu yazıma kadar� Bu kadar hayal kırıklığı olamaz. İlk oyunumu açtığım anda hissettiğim kütük etkisi şaka gibiydi. Bir oyuncuyu savunmaya kalktığım zaman ona yapışıyor adam. Bildiğin yapışıyor. Uhu'yla falan tutturulmuş gibi. Çekmek istesen de çekemiyorsun. Sonra ne kadar ciddi savunma da yapsan, eğer biraz zorda oynuyorsan, en imkansız pozisyonlarda bile rahatlıkla basketi buluyorlar. 3'lük atışlarında hiç topu atıyor hissine kapılmıyorum. Oyun kütük, evet. Çok kez dedim ama daha da diyeceğim. Oyunu açtığım andan itibaren %90 hissim cansız, gerçekle en ufak alakası olmayan, hareketleri Pinokyo'ya benzeyen (tahta demiş miydim?) oyuncular ve akışkanlıkla alakası olmayan oyun oynamak oldu.