Ülkemizde de dünya kalitesinde oynanmaya başldıktan sonra, daha fazla insanın ilgisini çeken basketbol sporu, günümüzde dünyada ve özellikle de A.B.D'de bir numaralı organizasyon. Dünyada en iyi Basketbol NBA liginde oynanıyor ve 450'ye yakın dev adam bu ligde ter döküyor. Onlarca NBA konulu oyun yapıldığı ve Dünya'nın 2 numaralı basketbol ligi Euro Lig konulu bir oyun yapılmadağı sürece, oyunda sadece Mirsad Türkcan'ı yönledirebileceğiz demek oluyor.

Bu arada, EA'da NBA lisansına ve Jordan'a verdiği parayı fazlasıyla geri kazanmayı da başarmış bulunuyor. Oyun ABD'de 1,285,000 adet satarak, AOK'nin 2,000,000'luk rekoruna çok yaklaşmış bulunuyor. Ülkemizde satılan oyunların neredeysen tamamına yakınının korsan olduğunu düşünecek olursak, bu rakam ne kadar da gerçek dışı...

Şimdi de biraz NBA 2000 oyunundan bahsedelim. Oyun artık klasikleşmiş EA arayünü sunuyor. Yanlız EA'nın "Aynı ekranda, aynı anda daha fazla seçenek" kaygısıyla, "Daha fazla modifye edilebilirlik" kaygısı karışınca, bazen aradığınız şeyleri bulmanız zorlaşabilir. Tabi oyuna girince, muhteşem oyun öncesi showları ve tekrar görünütüleriyle kendinizden geçmemek elinizde olmayacak.

Oyuna geçen sene eklenen yetersiz kariyer seçeneği, bu sene bir adım ileriye götürülerek mükemmelleştirilmiş. Tabi hala bazı sorunlar da yok değil. Hala para kazanma şansınız yok, transfer potansiyeliniz, takımınızdaki oyuncuların ederine bağlı. Sadece sezon sonlarında bir gelir olayı mevcut. Bir de bazen CPU takımları, mesela Tim Duncan'ı satmak istediğinizde almıyor, veya çaylak guard'larla Vince Carter'ı takas edebiliyorlar. Hatta bu iki tutarsız hareketi aynı takım yapabiliyor.

Bunun haricinde bazı capture sorunları da mevcut. Bazı adamlar gerçeğe pek benzememiş (ilk aklıma gelen örnekler Jason Kidd, Shawn Kemp ve Mirsad Türkcan) Bir de Mirsad'a "Mirseed Türkııın" diyor, sinir oluyorum.

Oyunda artık majasteleri Michael Jordan da mevcut. Teke tek maçların ismi ona verilmiş (Jordan's One-on-One). Ayrıca bahaneyle 1950'lerden başalayarak her 10 yıl için bir All-Stars takımı yapılmış. Rahmetli Wilt Chamberlain'i görünce, belki bu maçta 100 sayı atarım dedim ama olmadı. Bu arada Larry Bird ile de her attığımı sokuyor olmaktan mutluluk duyuyorum.

Oyundaki maç öncesi showlar kusursuz. Ama sadece toplam 2 tane olması can sıkıyor. Bir de 2 numara mevkiine kimi koyarsanız koyun, oyun öncesi show'unda göbekli biri olup çıkıyor (bakınız Reggie Miller -çok saçma olmuş-).

EA'nın bu sene eklediği bir yenilik ise, maç yorumcusu olacakmış neredeyse, ama tam olamamış. Yani yorumcu, "Gary Payton bu geceki 15. sayısını attı" deyince yorum yapmış olmuyor, kabak gibi oratada olan bir istatistiği bize hatırlatıyor. Ve bizler ne kadar komik de olsa, bu adama yorumcu demek zorundayız (

O kadar güzel bir oyun yapmış ki adamlar, tarif etmeye kelimeler kifayetsiz. Oyundaki şarkılar muhteşem olmuş, hele "Hip-hop Horaay" ve "All I know" şarkıları oyunu aşmışlar. Oyunda eksik olan yönler de yok değil. Ama kimin umrunda...