Geçen yaz sıcaklığın en yüksek olduğu günlerden birinde, arkadaşımla Harlem'de basketbol oynamaya karar verdik. Gittiğimiz yer, bir okulun açık hava sahasıydı. Ben en son lisede basketbol takımında top koşturmuştum ve yıllardır elime ne basketbol topu almışlığım vardı, ne de adam gibi koşmuşluğum. Yani anlayacağınız sadece eğlenmek için arkadaşıma uymuştum. Sahaya vardığımızda doğal olarak bir kaç iri yapılı siyah gençle karşılaştık. Adamlar bizim boyumuza bakıp bizi bir şey sandılar heralde ve 'Gelin beyler karışık maç yapalım' tadında bir şeyler söylediler. Ben tabii 'Teşekkürler ben almayayım' dedim ama arkadaşım atladı 'Elbette, kime kim oynayacağız' diye. Uzun uzadıya anlatacak bir durum yok. Ben 15 dakika sonra sahanın kenarında nefes almaya çalışıyor ve iç organlarımın yerli yerinde olup olmadığını kontrol ediyorken, arkadaşım iteklemelere, dirsek darbelerine ve kafasının üzerinden uçan elemanlara aldırış etmeden oyuna devam etti. Oyun bitince yaptığımız kritik sonucunda NBA oyuncularının, NBA'de oynamaya başlamadan önce bu sahalardan canlı çıkmaları gerektiğinde hem fikir kaldık. Kim ki bu sokak basketbolu denen vahşi spordan paçayı kurtarır, o adam NBA'e kadar uzanan yolu haketmiştir.

Tabii şaka bir yana, sokak basketbolu gerçekten hem çok keyifli hem de bir o kadar sert bir spor. Normal basketbol maçlarında göremeyeceğiniz hareketlerin denendiği ve bazen görsel bir şova dönüşebilen bu alternatif sporu konsollara taşıyan EA firması, eski konsollarda başladıkları seriyi NBA Street Homecourt'la next-gen'e taşıdı ve hem 360 hem de PS3 sahiplerini mutlu edecek bir oyun çıkardı.

Homecourt adından da anlaşılabileceği gibi, NBA'deki ünlü oyuncuların NBA'a varmadan çok önce top koşturdukları mahalle sahalarında geçiyor. Oyunu oynarken sık sık karşınıza çıkacak olan her biri harika hazırlanmış demolarda da, bazı oyuncuların çocukluklarının geçtiği sahaları ve oyuncuların gençlik yıllarını kısaca öğreneceğiz zaten. Sokak basketbolu daha önce de dediğim gibi sert bir spor ve mümkün olduğunca şov ağırlıklı bir oyun sergiliyor oyuncular. EA ekibi, bu sertlik ve şov kısımlarını fazlasıyla abartmış ve göklerde salınan oyuncularla, rakibinin bacağından çekip yere indirmeye kadar varan hareketleri oyuna eklemişler. İyi de yapmışlar, çünkü oyun çok zevkli bir hal almış. Harika grafiklerle, çok eğlenceli bir oyun tarzına sahip Homecourt bize yep yeni bir deneyim sunuyor. Gelin isterseniz oyundaki kurallar ve karakter yönetimini anlatarak incelememizi sürdürelim.




Homecourt'da maçlar üçe üç şeklinde gerçekleşiyor. Normal bir maç 21'de bitmesine rağmen 15'de, 7'de hatta 5'de biten maçlar bile var. Kurallar esnek ve değişebiliyor. Bazı maçlarda sadece şut atarak sayı kazanabiliyorken, bazı maçlarda sadece smaç yaparak skor elde edebiliyorsunuz. Bazı oyunlar ise 'Gamebreaker' adındaki, oyunun en eğlenceli kısımlarından birinin üzerine kurulu. Oyunda ekranın yukarısında skorunuzu ve bunun hemen yanında ise 'Gamebreaker' sistemini sağlayan bir bar göreceksiniz. Bu barı tamamıyle doldurduğumuz zaman karakterinizle sahanın ortasında çıkan haleye gidip üçgen tuşuna bastığımızda özel bir moda girmiş oluyoruz. Oyunun grafikleri ve müzikleri bile değişiyor. Bu moddayken karakterimiz çok daha özel ve farklı hareketler yapabiliyor. Topa sahip olma süresi bitene kadar veya sayı atana kadar oyun bu şekilde devam ediyor. Bu mod sayesinde yaptığımız hareketler ve geçtiğimiz rakipler ekrana artı bonus puanı olarak yazılıyor. Eğer topu kaptırmadan ve süre bitmeden skor elde edebilirsek alacağımız sayıya ekstra olarak 1,2 veya 3 bonus kazanma şansına sahip oluyoruz. 15'de biten bir maçda 12'ye 14 yenilirken, gamebreaker sistemi sayesinde maçı bir anda kazanma şansına sahipsiniz. Tabii bu gamebreaker modunda topu kaptırırsanız bu avantaj bir anda dezavantaj haline dönebilir, çünkü bu durumda sizin yerinize rakibiniz o güzel ekstra puanlara kavuşabilir. Oyuna ayrı bir zevk veren Gamebreaker sistemi bazı maçlarda çok kritik bir hal alabiliyor.

Oyunda top bizdeyken üçgen ve kare tuşu ile basketbolu sanat eserine çeviren hareketleri yapabiliyoruz. Ayrıca L1 ve R1 tuşlarına basılı tutarak da bu hareketlere modifikasyon yapabiliyoruz. Örneğin rakibin bacaklarının arasından topu çevirmek veya kafasının üzerinden topu atarak geçmek gibi. Çember tuşuna bir kere bastığımızda oyuncu duruyor ve şut atmak için hazırlanıyor tekrar basarak topu potaya yollayabilirsiniz. Eğer potaya koşarak yaklaşırken çember tuşuna basılı tutmaya başlarsanız karakteriniz smaç için yükselmeye -aslında uçmak da denebilir- başlıyor ve karakterinizin tepesinde ufak bir bar çıkıyor. Çember tuşunu bıraktığımızda o bar ne kadar dolu olursa o kadar Gamebreaker barınıza bonus gidiyor. Ayrıca eğer tam sonunda bırakıp da en yüksek bonusu almayı başarabilirseniz skor olarak da 1 yerine 2 puan elde etmiş oluyorsunuz. X tuşu ile pas verebilirsiniz, R2 tuşu ile koşma L2 tuşu ile de yavaş yürümeye geçebilirsiniz. Ayrıca top sürerken yukarı yön tuşuna basacak olursanız takım arkadaşlarınızdan birini alley-hoop yapmak için zıplatıyorsunuz. Takım arkadaşınız havadayken X tuşuna basarsanız topu havadaki arkadaşınıza atmış olursunuz ve güzel mi güzel bir alley-hoop sayısı almış olursunuz. Top sürerken aşağı yün tuşuna bastığımızda ise takım arkadaşlarımızdan birisi potanın ilerisinde yere eğiliyor ve sizi bekliyor eğer arkadaşınızın üzerinde doğru koşup çember tuşuna basılı tutarsanız, arkadaşınızın sırtına çıkıp oradan da yüksek bir smaça çıkmış olursunuz.