Bunca yıldır oynadığım oyunlar içinde, bende en çok iz bırakan, beni en çok etkileyen iki oyunun ismini her zaman saygıyla anmışımdır. İkisi de aynı tür, ikisi de türlerinin en başarılı örnekleri ve ikisinin altına imza atan isimler de aynı. Baldur's Gate serisi ve Planescape: Torment'tan bahsediyorum tabi ki. Black Isle'ın en sevdiğim oyun firması olmasının nedeni olan iki muhteşem oyun. Black Isle kapandığında, içim kan ağlasa da, Obsidian Entertainment, Black Isle'ın küllerinden tekrar doğduğunda, üzüntüm yerini beklentiye bıraktı. Ve şimdi, ellerimde Neverwinter Nights 2'yi tutuyorum. Eski Black Isle, yeni Obsidian'ın son eseri. Ve büyük bir mutlulukla söyleyebilirim ki, NWN 2, Baldur's Gate ve Planescape: Torment'ın yanında hak ettiği yeri alabilecek kadar iyi bir oyun.

Neverwinter Nights 1, birçok oyuncuya göre (ki bunlara bende dahilim) hikayesi oldukça klişelerle dolu ve sıkıcı bir oyundu. Her ne kadar ek paketlerinde bu sorun aşılsa ve sürükleyici hikayelerle oyuncuyu kendine bağlasa da, Neverwinter Nights 2'yi yüklerken en korktuğum şeylerden biri ilk oyundaki gibi klişe ve sıkıcı bir hikaye bulmaktı açıkçası. Ama neyse ki oyuna ilk başladığımız andan, oyunun sonuna kadar hikaye bizi esir alıyor. Özellikle oyunun geçtiği Forgotten Realms dünyasını iyi bilen oyuncular için oyunda birçok mest edici detay bulunuyor. Oyun, West Harbor adındaki bir bataklık şehrindeki festivalden başlıyor ve bizi Faerûn'un 16 kayıp imparatorluğundan ikisi olan Illefarn ve Netheril'in arasındaki savaşın sonuçlarına, Illefarn'ın yıkıntılarına doğru sürüklüyor.

Tabi bu yolculuğa başlamadan önce, her RPG oyununda olduğu gibi kendimize bir karakter yaratıyoruz. Masaüstü FRP'ye aşina olanların kolaylıkla fark edeceği gibi, oyunda Dungeons and Dragons 3.5 Edition sistemi kullanılıyor. Karakterimizin yüz şeklini, saçını, göz rengini, kaş rengini, deri rengini ve hatta bazı aksesuarlarının renklerini bile ayarlayabiliyoruz. Tabi bunun için önce ırkımızı belirlememiz lazım. Irk yelpazesi de oldukça geniş diyebiliriz. Oyunda 8 ana(Dwarf, Elf, Gnome, Half-Elf, Half-Orc, Halfling, Human ve Planetouched), 13 de alt ırk (Aasimar, Drow, Duergar, Gold Dwarf, Lightfoot Halfling, Moon Elf, Rock Gnome, Shield Dwarf, Strongheart Halfling, Sun Elf, Svirfneblin, Tiefling ve Wood Elf) bulunuyor. Her ırkın çeşitli ırksal avantaj ve dezavantajları bulunmakta. Bu yüzden ırk ve sınıf seçerken oldukça dikkatli olmak gerekiyor. Örneğin benim favorim olan Drow'lar, Dexterity, Intelligence ve Charisma'larına +2 bonus alırken, Constitution'larına -2 alıyorlar. Aynı zamanda Darkness, Spell Resistant gibi artılarına rağmen, güneş ışığı altında tüm zarlarına -2 alıyorlar ve +2 level adjustment'ları var. Her ırkın buna benzer artıları ve eksilerini, 12 başlangıç sınıfı ve 17 prestij sınıfıyla birlikte düşündüğümüzde ortaya gerçekten de muazzam bir çeşitlilik çıkıyor ki, bu da oyunun tekrar oynanabilirliği açısından gerçekten çok büyük bir artı.