Activision sonunda Star Trek evreninde geçen son Taktik Uzay Stratejisini çıkardı. Bu biraz karışık bir tür olmasının yanında, acaip eğlenceli de olabiliyor. Sabırlı oyunculara ve kafa patlatmasını bilenlere yönelik bir oyun bu. Öyle bina yap, birim üret ve saldır gibi bir strateji izlenilmesinin olanağı yok. Derin düşüncelere dalıp, ince detaylara konsantre olmanız gerekli. Bu da herkese hitap etmediği anlamına geliyor. Bu hitap etmeyen kişiler arasında aslında ben de varım. Çünkü son günlerde, bir oyuna çok fazla kafa patlatamıyorum. Yaşlandım artık sanırım.

Oyun bilinen bir girişle başlıyor. Hemen başta, 4 tane ana kampanyadan birini seçmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi 4 ayrı birliği seçme şansınız da var. Bunlar şöyle; The United Federation of Planets, The Romulan Star Empire, The Borg Collective ve The Klingon Empire. Her birinin ayrı bir hikayesi ve birbirlerinden çok farklı görevleri var. Ama mutlaka bir yerden birbirleriyle bağlantılılar. Zaten asıl amacınız, Starship'inizi kurup alemin kralı olmak. O yüzden seçtiğiniz grubun dışında kalan herkes, dolaylı yollardan size düşman olabiliyorlar. Zaten biliyorsunuz ki, oyunun ana konusu yeni film olan Star Trek: Nemesis'e bağlı (bu yazı yayınlandığı sırada film Avrupa'da vizyona girmişti!). Bu nedenle, bu filmin son film olduğunu da düşünürsek, artık bazı yılan hikayesine dönmüş olayların da sonu geliyor.

Oyundaki görevler öyle zor değiller. Özellikle ana görevler oldukça eğlenceliler ve sıkılmadan zaman geçirmenizi sağlıyorlar. Ama diğer yan görevler, fazla uzun olduklarında, ana konudan uzaklaşabiliyorlar ve bir süre sonra da sıkabiliyorlar. Bu nedenle, ara görevlere bulaşmaktan kaçınabiliyorsanız, hüç düşünmeyin derim. Ana görevleri bitirerek de ilerleyebiliyorsunuz genelde. Oyunun görevleri kolay ama kullanım olarak biraz zor olabiliyor oyun. Yani öğrenmeniz ve alışmanız gereken bir dolu opsiyon olacak. Oyunun kontrolleri oldukça zor. Yani uğraşmanız gereken bir dolu ayar olacak. Kontroller, ayarlanması gereken parametreler... Bu böyle uzayıp gidiyor. Bir de üzerine oyunun gerçek zamanlı olduğunu söylersek, işler daha da karışabiliyor. Bu nedenle yapımcılar oyuna zamanı yavaşlatma opsiyonu koymuşlar. Böylece eğer oyunun orjinal hızında zorlanıyorsanız, zamanı yavaşlatarak işleri bir derece kolaylaştırabiliyorsunuz. Bu da, en azından oyuna alışana kadar size zaman kazandıracak bir özellik. Ayrıca bu özelliği hem single hem de multiplayer modlarında kullanabiliyorsunuz.

Oyunda prestij puanlarınız da oldukça önem taşıyor. Bu puanları kazanılan görevlerde alıyorsunuz. Bir görevi kazanmak için, pilotluğunuzun ve strateji kabiliyetinizin iyi olması gerekli. Tabi sizin için çalışan elemanlarınızın da öyle. Oyunda RPG öğelerinin de birazcık kullanılmasına hiç şaşırmadım. Her karakterin diğerine göre bir avantajı ve dezavantajı var. Gittikçe gelişiyorlar. Ayrıca 1500 civarı gemi modeli de kullanımınıza açık. Değişik parçalar kullanarak, en uygun gemiyi hazırlamak sizin göreviniz. Ergonomi ve kullanım kolaylığı size kalmış. Tasarım oldukça önemli, bunu sakın aklınızdan çıkartmayın. Ha bir de hemen kısaca değineyim, oyunun yapay zekası oldukça iyi. Bilgisayar tarafından kontrol edilen gemiler, hiç sorun çıkartmadan üzerlerine düşen görevleri yerine getiriyorlar.

Grafiklere geldiğimizde, eski oyunlara nazaran oldukça fazla gelişme gözüme çarptı. Eski oyunlarla bu oyun kadar haşır neşir olmamıştım ama yine de grafikleri ve genel özellikleri hakkında biraz bilgim var. Bu nedenle, bu oyunun oldukça geliştirilmiş olduğuna karar verdim. Gemilerdeki poligon sayısı bir hayli artırılmış. Detay seviyesindeki artış da, ilk bakışta farkedilebilir düzeyde. En önemli gelişme ise, gemilerin artık en ufak bir şeyden bile görülebilir hasarlar almakta oluşu. En ufak bir lazer bile, geminin üzerinde gözle görülebilir hasarlar bırakıyor. Motorun hasar alması, parçaların gerçeğe yakın dağılması oldukça gerçekçi. Patlama efektleri ve buna benzer diğer ışıklandırma efektleri de kaliteli olduklarını hemen belli ediyorlar. Arayüz kullanışlı. Zaten oldukça zor bir oyunun arayüzünün baştan savma yapılması, oyunu direk çöpe atmak anlamına gelirdi. Bu nedenle, bu zorluğa karşı savaşan kullanıcı dostu bir arayüz yapılmış. Herşey yerli yerinde, alışmak zaman alabilir ama alıştıktan sonra zevkini çıkaracağınızdan eminim.

Seslendirmeler profesyonelce yapılmışlar. Tabi ki bir filmin oyunu olmanın acı olmayan gerçekleri bunlar. Star Trek'ten tanıdığınız müzikler de aynen oyundaki yerlerini almışlar. Ben özellikle patlama efektlerini ve bölüm aralarındaki brifing seslendirmelerini sevdim. Direk gaza getiriyorlar insanı. Yani bu başarılı oldukları anlamına geliyor öyle değil mi?

Oyundaki multiplayer özellikleri yine geliştirilmiş. Özellikle bir mod var ki, oldukça sağlam. Ama sanırım sonradan eklenecek. Multiplayer modunu test etme şansım olmadı. Bu bahsettiğim modda, bu filo yapma olayını arkadaşlarınızla birlikte yapıyorsunuz. Yani size yardım edecek can dostlarınız oluyor. Oldukça eğlenceli, ama oynayamadım :) Neyse artık, bir ara belki imkanım olur.

Oyun böyle arkadaşlar. Öyle herkese hitap eden bir oyun değil belli. O yüzden, sıkı strateji sevenler değil, sıkı kafa patlatmak isteyenler ve Star Trek hayranları bu oyunu almalılar. Uzun bölümlerden sıkılanlar, ufak tefek detaylar yüzünden dakikalarca ayar değiştirmek zorunda kalmak istemeyenler bu oyundan uzak durmalılar.