Bu sefer farklı bir giriş yapalım yazıya;

"Galakside göreceli bir barış hüküm sürmektedir. İmparatorluğun Endor savaşında yenilmesinin üzerinden sekiz yıl geçmiş, NEW REPUBLIC (Yeni Cumhuriyet) düzeni sağlamaya çalışmakta ve hala varolan düşmanlarını yenmeye çalışmaktadır.

VALLEY OF THE JEDI'ı (Jedi Vadisi) bela JEREC'e karşı savunurken neredeyse karanlık tarafa geçmek üzere olan eski Jedi Knight KYLE KATARN, kendini Güç'ten (Force) ayırmış ve eski paralı askerlik günlerine geri dönmüştür. Şimdi de uzun zamandır ortağı olan JAN ORS ile İmparatorluk artığı güçlere karşı Republic'e yardım etmektedir.

İmparatorluk'tan geri kalan bu güçler ellerinde kalan son kozu oynayarak galaksiyi tekrar kontrolları altına almaya çalışmaktadır. New Republic Kyle ve Jan'ı İmparatorluğun uzun zamandır kullanılmadığı sanılan ileri karakol gezegeni KEJIM'e yollar..."

Hani her Star Wars filminin (ve elbette oyununun) başında geçen kayar yazılar vardır ya, işte Jedi Knight II'nin başındaki yazılarda da konumuzun başlangıcı böyle özetleniyor. Şimdi de normal giriş :)

Farkında mısınız? Return to Castle Wolfenstein ve özellikle Medal of Honor: Allied Assault (MoH:AA) çıktıktan sonra yeni çıkan FPS'lere artık çok farklı gözle bakmaya başladık. Wolfenstein'ı bir yana koyacak olursak (bir efsanenin baştan yaratılmasından başka bir özelliği yoktu bence) MoH:AA FPS action'ların çıtasını inanılmaz derecede yükseltti. Artık bu kalitede oyunlar bekler olduk. Şubat ayında çıkan Command & Conquer: Renegade de her ne kadar yeni birşeyler yapmaya çalıştıysa da bu çıtaya yetişemedi ve sadece Westwood'un C&C serisinin adını kullanmak bile işe yaramadı.

Ancak bazı klasikleşmiş oyunlar var ki, yeni baştan veya günümüz teknoloji ile devamı yapılsa bile rahatlıkla başarılı olabiliyor. Ancak benim eski veya yeni olsun bir FPS'den beklediğim önemli şeylerden biri biraz uzun sürmesi. MoH:AA ve Wolfenstein bana çok kısa geldi, fakat Jedi Knight II hiç de öyle değil. Şu anda "bir FPS'yi bitirmeden incelemesini yazmama" prensibimi çiğniyorum, çünkü mecbur kaldım. Çünkü oyunumuz o kadar uzun sürüyor ki, oyunu 3 gün içinde 18-19 saat kadar oynadım ve sonuna ne kadar geldim bilemiyorum. Bu süre içinde MoH:AA'yı iki kez bitirmiştim halbuki.

Neyse, oyunumuzu bu kadar uzun yapan şey işin içine biraz bulmaca/keşif katılmış olması. Level'lar genellikle çok aşırı büyük haritalardan oluşmasa bile, örneğin bir kapıyı açabilmek için bulmanız gereken düğmeler veya izleyeceğiniz yolu keşfetmek gibi zorunluluklar seviyeleri kolay çözülürlükten çıkarmış, biraz daha zor hale getirmiş. Ancak bu tür oyunların genel kuralı bir level'ı bitirebilmek için izlemeniz gereken sadece bir yol olması çözümü biraz daha kolay hale getiriyor. Kanımca MoH:AA'nın tamamında oyuncuların takılabileceği en çok 3-4 yer varken burada sayı her level için 3-4 olacaktır.

Gözünüzü fazla korkutmayayım, oynaması gerçekten zevkli. Kısa bir benzetme yapacak olursak, Half-Life'ta ne kadar takıldıysanız bunda da en çok o kadar takılacağınızı sanıyorum.