Starlancer, Roberts kardeşlerin uzun süredir beklenen "Lancer" oyunlarından ilki. Bu adamların Wing Commander'la uzay simülasyonu denen türün temellerini attığını düşünürseniz Starlancer için neden yüksek beklentiler olduğunu tahmin edebilirsiniz. Evet, X-Wing ya da Freespace'den önce sadece Wing Commander vardı. Yani id'nin John Carmack'ı shooter türü için neyse, Chris Roberts denen adam da uzay simülasyonları için aynı anlama geliyor.

Ne var ki Starlancer Chris Roberts'ın bir ürünü değil. Oyunun asıl amacı Chris Roberts'ın şu an üzerinde çalıştığı ve çok daha büyük bir oyun olacak olan Freelancer'a zemin hazırlamak. Oyun Chris'in kardeşi Erin ve kendisinin daha önce Privateer 2'de beraber çalıştığı Warthog firmasınca geliştirildi ve Microsoft tarafından yayınlandı. Oyun ayrıca Chris'in 96'da kurduğu Digital Anvil'in ilk oyunu olarak da başka bir önem taşıyor.

Konu:
22. yüzyılda her nasılsa soğuk savaş bir kere daha patlak vermiştir. Dünya, tüm güneş sistemine sahip olmayı amaçlayan iki büyük güç çıkarmıştır. Bunlardan biri Rusya, Çin ve Arap filolarına sahip Eastern Coalition; diğeri de Amerikan, Alman, Fransız, Japon kuvvetlerinden oluşan Western Alliance'dır (şu Alliance lafı uzay simülasyonlarında ne kadar çok kullanılır değil mi?).

Tam barış görüşmelerinin sürdüğü sırada bir Rus filosu konferansı sabote eder ve Alliance'a ait kuvvetlerin önemli bir bölümünü yok eder. Güneş sistemin kıyılarına kadar çekilmek zorunda kalan Alliance kuvvetleri, umutsuzluk içinde uçuş deneyimi olan tüm gönüllüleri silah başına çağırır.

Siz burada devreye giriyorsunuz. Sizin gibi savaş tecrübesi olmayan ama uçmayı bilen gönüllülerden kurulu 45. filo'nın bir pilotusunuz. Oyun boyunca cool bir kumandan olan Enriquez'in emrinde görevlere katılacak, ordu içinde yükselecek ve madalyalar alacaksınız.. tabii yeterince iyiyseniz.

Starlancer'ın senaryosu gayet iyi ama eksik kalan bazı taraflar olduğunu söylemem gerekli. Oyun, sonuna kadar içinde bulunduğunuz savaşı ve olup bitenleri anlatmada hayli başarılı. Ne var ki sizin kendi hikayeniz yok. Görevlere katılıyorsunuz, çıkardığınız işlere bağlı olarak çeşitli yorumlar alıyorsunuz ama hepsi o kadar. Örneğin ben bunun bir Roberts oyunu olduğunu düşünerek, oyunun sonuna kadar Enriquez'le aramda duygusal birşeyler geçeceğini bekledim ama hiç birşey olmadı. Bunun yanında sizin dışınızdaki hikayeler çok başarılı. Mesela oyun boyunca Klaus Steiner adlı bir filo liderinin önce bütün kuvvetlerini kaybetmesine ve esir düşmesine, sonra kurtarılmasına, en sonunda da büyük bir fedakarlık yapmasına şahit oluyorsunuz.