Hızlı ve Öfkeli (Fast and Furious) ismi birçok araba fanatiği için çok şey ifade ediyordur eminim ki. Bu filmi çok sevenler için işte bir yarış oyunu daha piyasada arkadaşlar. Artık bir oyundaki arabaları beğenmemek gibi bir derdiniz yok. Çünkü bu oyunda kendi arabanızı kendiniz yaratıyorsunuz. Parçalarını takıyorsunuz, depoyu fulleyip çıkıyorsunuz yola. Basıyorsunuz gaza ve uçuyorsunuz. Bu kadar basit. Oyunda oldukça sağlam fikirler var. Teoride iyiler fakat iş pratiğe geldiği zaman, dört tekerlekli mahlukatlar biraz tökezliyorlar.

Oyundaki fikir harika. Kendi arabanı tamamen kendiniz yapıyorsunuz. Yapım işleminin ardından turbo falan gibi ekstralar takıyorsunuz, işlemler sona erdiğinde test etmek bile mümkün. Ardından yola çıkıp diğerlerine kafa tutuyorsunuz. Bu oyunda yarışmaktan çok, polislerle cebelleşmek zorunda kalacaksınız. Ayrıca, yayalarla konuşup onlardan bilgi almak da mümkün. Aldığımız bilgilerle bizim için işe yarayan dükkanların yerlerini öğrenebiliyoruz. Oralara gidip değişik parçalar takabiliyoruz arabamıza. Oldukça eğlenceli değil mi? Tamam ama, yapımcılar bu fikri pek de iyi uygulayamamışlar ne yazık ki.

Bir kere oyun tamamen 3D olduğundan, araba üzerinde değişiklik yaparken falan bu 3 boyut karmaşasıyla uğraşmak gerekebiliyor. Yani bu biraz bilek yoran bir olay. Mouse yoran da olabilir, artık siz karar verin. Ayrıca arabanızdan bir parça çıkartmak için tüm arabayı darmadağın etmeniz gerekebiliyor. Hadi bakalım çık işin içinden! Gerçekten neyin nerede olduğunu bulmak oldukça zor. Oyun hangi parçanın çıkarılması gerektiği hakkında ipucu verse de, bu parçanın tam olarak nerede olduğunu söylemiyor. Bulmak size ve araba bilginize düşüyor. Bu nedenle de tüm vidaları söküp arabanızı lego haline sokabiliyorsunuz. Ardından toparlayabiliyor musunuz bilemem. Ben mi? Ben toparlayamadım ki :) Neden daha kolay yapmadılar ki şu olayı, hayret bişeydir kardeşim.

Bir de oyunun çakallıklarından bahsedeyim. Mesela süper para biriktirdiniz ve dehşet bir parça alacaksınız. Mesela dev gibi bir turbo alacaksınız. Alıyorsunuz, gerekli yan parçaları da alıyorsunuz. Günlerdir oynayarak kazandığınız parayı tamamen harcayıp gerekli tüm parçaları alıyorsunuz. Bir hevesle arabanızın yanına geliyorsunuz ve başlıyorsunuz parçaları teker teker monte etmeye. Süpriiiz! Parçalar arabaya uymadı! Eee, ne olacak şimdi? Boşa almış olacaksınız. Yani oyun hangi parçanın hangi arabaya uyduğunu söylemiyor ve adamı uyuz ediyor. O kadar para vererek aldığınız parçaların arabanıza uymadığını öğrenmek, insanı delirtiyor diyebilirim.

Oyunun grafikleri fazla başarılı değil. Aslında iyi gibi gözükse de hatalarla dolu. Bir kere oyunun motoru yarım bırakılmış gibi. Bilgisayarınız ne kadar hızlı olursa olsun, oyunda frame rate sorunu var ve oldukça yavaş çalışıyor. Kare atlıyor bazı yerlerde. Süper bir sistemle test etmeme rağmen yine de düşük çözünürlükte bile kare atlamalar oldu. Bir de harddiskten devamlı birşeyler okuyor oyun. Bu nedenle de performansı düşük olabilir. Özellikle 7200rpm harddisk tavsiye ederim oyun için.

Grafiklerden bahsediyordum. Oyunda çok hata var grafiksel olarak. Bazen render edilmemiş arabalarla falan karşılaşıyorsunuz. Çarpma hesaplamalarında yamukluklar ortaya çıkabiliyor genelde. Bu hataları bir yama ile düzeltmekten başka çaresi yok firmanın. Gerçi bu oyun bir Activision Value oyunu. Düşük bütçeli bir oyun yani. Olacak o kadar da denebilir.

Oyunun seslendirmelerinde de ekstra bir övgü için bir olay yok. Yani normal motor sesleri ve korna sesleri. Başka bir şey yok yani. Aslında aldığınız yeni canavar parçalardan çıkan derinlemesine gürültüleri oyuna aktarsalardı, aldığınız parçaların hakkını verebilirdi yani. Müzik olarak da iki çeşit radyodan başka birşey yok. Enstrumental müzikler, hoş da değil kötü de değil. Ortamala işte. Olsun, en azından müzik denen birşey koymuşlar oyuna.

İşte böyle arkadaşlar. Demek ki her süper konulu oyun, süper olacak anlamına gelmiyormuş. Bu oyunun fikri harika ama uygulanma aşamasında sorunlar var. Biraz daha uğraşılması gerekirdi. Ama "Value" firması olmanın verdiği rahatlıkla ve boş ceplerle, ancak bu kadarını yapabilmişler zavallılar. Ne yapalım, idare edeceğiz artık...