Herşey bir gün Papa'nın katolikleri kutsal topraklar için savaşa çağırmasıyla başladı. Papa'nın verdiği gazı alan Richard "The Lionheart" arkasından yükselen "yürü Richard kim tutar seni" nidaları sayesinde kendini tamamen kaybetti ve kılıcını eline alarak haçlı seferine çıktı. Ne ironiktir ki daha dün Mediaval Total War sayesinde üzerimize gelen haçlı ordularına karşı amansız savaşlar veren bizler, 180 derecelik bir dönüşle bu seferde haçlı seferi düzenliyoruz. Eh, oyun dünyası böyle işte bir gün orada ,bir gün burada. Neyse, fazla dağıtmadan oyuna dönelim.

Oyunun çok da uzun olmayan yüklemesi bittikten sonra karşımıza 5 tane seçenek çıkıyor. Crusader, historical campains, castle builder, hepimizin artık alıştığı multiplayer ve custom scenarios.

Crusader seçeneğini tıkladığımızda bu sefer karşımıza 2 yeni seçenek çıkıyor. Crusader trail ve custom game. Öncelikle Crusader trail'e bakarsak bunun bir nevi campain olduğunu anlarız (yaklaşık 50 oyunluk bir campain) ama oyun ilk bombasını burda patlatıyor ve benim açımdan da acaip ses getiriyor, çünkü, şimdiye kadar bir campain'e başlayıp da mesela 4. Mission'da takılıp o mission'u hiç geçemeyip 5. Misionu merak edenler ve hatta meraktan çatır çatır çatlayanlar için bir yenilik eklenmiş. Oyun bize 3 tane mission'u hiç oynamadan geçme hakkı vermiş (eğer aşağıdaki tavuğa tıklarsanız o mission'u hiç oynamadan geçebiliyorsunuz).

Gelelim custom game bölümüne. Ekranda sol üst köşede kalkan üzeri kılıç, miğfer hemen altında bir çift zar ve bir masa ikonu hemen gözünüze çarpacaktır. Eğer kalkan üzeri kılıç, miğfer ikonuna tıklarsanız rakibinizi belirleme imkanınız doğar, altındaki zarlardan rakip sayınızı, eğer oyuncu sayısı ikiden fazlaysa masa ile ittifakları belirleyebilirsiniz. Hemen bu bölümün altında oyuna başlarkenki kaynaklarınızı belirleyebileceğiniz bir dizi ikon bulunuyor (normal, dethmatch ....) az altın fazla mamülle başlamak mı istiyosunuz, ya da sizin tarzınız tam tersi mi, işte burdan karar veriyorsunuz. Yine oyunun zorluk derecesi de buradan belirleniyor. Sağ altta da birçok harita seçeneği var, bunlardan birini beğenip oyuna başlaycağız ama diğer seçenekleri de açıkladıktan sonra.

Historical campains de tam anlamıyla bir Campains. Hepimizin bildiği tarihsel sıra ile başlayıp hepimizin bildiği tarihsel sıra ile bitiyor.

Sıra geldi Castle builder'e. Bu bölümde savaşacağınız bir düşman yok, ancak ne yapmak istiyorsanız yapabildiğiniz, aynı zamanda pratik alanı olarak kullanabileceğiniz bir bölüm. Anlaşıldığı üzere bir yenilik de burada var.