Tüm oyun meraklıları gibi ben de aylardır bekliyorum... Diablo ya da Half-Life gibi bizleri monitör başına yapıştıran, aylardır reklamı yapılan Diablo 2, Starcraft 3 gibi oyunlar raflara gelsin, biz de yine işi gücü bırakıp, gerçek hayattan soyutlanıp sanal hayatta nirvanaya erelim. Ancak bir türlü gelmiyor, Tomb Raider 4, Indiana Jones, Descent 3 sürü sebil oyun çıkıyor ancak hiçbirisi gerçekten "kesmiyor"... Şu güzelim bahar gelsin biz de sıkı oyunlara artık kavuşalım :P inşallah olur..

Bu düşünceler içinde geçtiğimiz günlerde oyun rafımı karıştırıyordum. Kapağı tam kapatıyordum ki, tıpkı klasik adventure oyunlarda olduğu gibi, rafın arkasında bir parıltı dikkatimi çekti. Elimi uzattım kapaksız bir CD... Evet aylardır evin altını üstüne getirip aradığım, - hatta temizlikçi kadına bile sorduğum - System Shock 2 CD'siydi bu... Oyunu takıp kurarken Thief'i yaratan Looking Glass ve ilaveten Irrational Games logolarını görünce iyice umutlandım... Umutlarım da boşuna çıkmadı.

6 yıl önce piyasaya sürülen ve farklı konusuyla oyun piyasasında kendisinden söz ettiren System Shock'un devamı olan System Shock 2, oynayana adeta bir "Alien" sendromu yaşatıyor (Alien filmini hatırlarsınız, korkmadım diyenlere de kesinlikle inanmıyorum). Oyunu oynarken ürküyorsunuz, korkuyorsunuz, hırslanıyorsunuz, sinirleriniz gerçekten bozuluyor. Özellikle ses efektleri ve müziğiyle gerilim uç noktaya ulaşıyor System Shock 2'de.

Konuya gelirsek; insanoğlu gerçek anlamda "yapay zeka"yı yaratmaya şu anda ne kadar uzaksa, bu oyunun geçtiği gelecekte mümkün oluyor. İlk System Shock'ta çok uluslu şirket olan TriOptimum'un inşa ettiği uzay istasyonu, SHODAN adlı bir yapay zeka tarafından ele geçiriliyor, uzay istasyonundaki herkes ya katlediliyor ya da SHODAN'ın elinde birer mutant'a dönüştürülüyordu. Bu oyunda paçayı kurtaran bir Hacker (Bugünlerde tüm dünya hackerlara savaş açtı ancak System Shock 2 hackerlara sempati yaratıyor) SHODAN'ı uzay boşluğuna şutluyordu.

Aradan yıllar geçer ve TriOptimum şirketi alt-uzayda yolculuğu keşfedip uzay yolculuğu yapabilecek bir dev uzay gemisi (Von Braun) inşa eder. Bu gemi, UNN Rickenbacker adlı askeri savaş gemisinin eşliğinde uzayın derinliklerine açılır. Açılış filmini iyi izleyin gelecekteki olası küresel ekonomik sisteme ilişkin inceden inceye eleştirileri göreceksiniz.

Neyse, kahramanımız uzman bir asker ve UNN Rickenbacker'da görevlendiriliyor. Bu göreve çıkmadan önceki bölümde "nasıl" bir asker olabileceğinizi seçebiliyorsunuz ve bu oyunun tümünü doğrudan etkiliyor. İster vurduğunu parçalayan, attığını kaçırmayan bir piyade, ister her kapıyı açabilen bir deniz subayı ya da eşyaları havaya kaldırabilen, enerji topları atabilen beyin gücünü çok iyi kullanabilen bir OSA Ajanı... Oyunun başında özelliklerinizi 3 yıl boyunca belirleyebileceğiniz bir bölüm yer alıyor. Bu bölümü bitirdikten sonra asıl oyun başlıyor.